Konu:2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:5
Birleşim:32
Tarih:17/12/2014


2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesini görüşüyoruz. Türkiye'nin bu sene cari açığının 46 milyar dolar olduğunu, Sayın Babacan'ın ifadesiyle kısa vadeli borcun -bir yıllık- bu sene 169 milyar dolar olduğunu yani bir yıl içerisinde bizim 215 milyar dolar paraya ihtiyacımızın olduğunu bilelim. Üretim ekonomisi olmadığı takdirde, ithal ekonomisiyle bu açıkların kapatılması; bakanlıklara, yatırıma paraların ayrılması ve ülkenin kalkınması mümkün değil. Rakamlara takla attırarak birtakım verilerle ilerlemenin, eğitimin önde gittiğini ifade etmenin anlamı yok.

Devletin resmî kurumu ÖSYM'nin rakamlarına göre Türkiye'de, Türkçede sorulan 40 sorudan cevap verilen 18 soru; sorulan 40 sorudan fen bilgisinde verilen cevap 3,5 soru; sosyal bilgilerde 40 sorudan -ortalamayı söylüyorum- 11 soru, yüzde 11; matematikten yüzde 6 çocuklar doğru cevap yapabiliyor. Bir fabrika var, iyi ürün çıkmıyor.

Sayın Bakan ve eğitimle ilgilenen değerli bürokratlar bizim elimizdeki malzeme insan, öğrenci. Öğrenciye millî eğitimin temel kanununun amaçlarını öğretmek için öğretmen lazım. Bu ülkede öğretmen yetiştiren okullar açmanız lazım. KPSS puanıyla öğretmen olunmaz. Yani, herhangi bir yere bir makine, mühendis seçer gibi, insan yetiştiren kuruma sadece puanla insan seçiyoruz. Şu kadar öğretmen almış olmanız bir fayda etmiyor. 350 bin öğretmen adayı atama bekliyor. Sınıf öğretmeni mesaj gönderiyor. Branş öğretmeni "Söyleyin, bizi atasınlar." diyor. Felsefe grubu öğretmenleri atama bekliyor. Yani, bu kadar insanı çıkarırsak, üretirsek, mezun edersek bunlar nereye yerleşecek? Böylelikle eğitimi nereye götürebiliriz?

Demin, AKP'li değerli bir milletvekilimiz konuşmasında ne diyor? "Türkçe bir milletin dili değildir." Düşünebiliyor musunuz! Türk milleti gibi bir milletin dili Türkçedir, Anayasa'da var. "Bir medeniyet dilidir." diye ifade ediyor, "Viyana'dan Kore'ye kadar gidecek olursanız, anlaşabilmeniz için sadece Türkçeyi bilmeniz yeterlidir." diyor tarihçi Hamilton.

Bir milletin siyasi sınırı vardır, bir de kültür sınırı vardır. Bizim kültür sınırımız koca Türk dünyası.

NEBİ BOZKURT (Mersin) - Zorluyorsunuz yani.

AHMET DURAN BULUT (Devamla) - Türkçe bu milletin dili. Sayın Bakanlığın Türkiye'de Türkçeyi güzel öğretme, güzel ifade etme, ortak lehçe oluşturma konusunda çabaları olması lazım. Türk devletleri, hükûmetleri, devlet başkanları Antalya'da ortak alfabeye geçme kararı aldılar. Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan geçti, diğer iki devlet kaldı. Ortak coğrafya olarak ortak kültürün oluşması ve kültürel birliklerimizin siyasi birlikteliğe, ekonomik, ticari birlikteliğe dönüştürülerek...

Kırgızistan'da kurulan Turan Bankasının Türk dünyasına yayılmasını, altyapısını, parasını, emeğini, insan gücünü birleştirerek girmek istediğimiz Avrupa Birliğine karşı Türk birliğini oluşturup kaynaklarımızı daha çok arttırmamız gerekir.

Umarım, dilerim, ülkemizin bu ihtiyaçlarına bütçe cevap verir ve istediğimiz insanın yetişmesi noktasında Bakanlığımız gayretli olur.

Bütçenin hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)