Konu:2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:5
Birleşim:31
Tarih:16/12/2014


2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri, televizyonları başında bizleri izleyen sevgili yurttaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında konuşma metnimi çok değişik yapacaktım direkt Orman Genel Müdürlüğü üzerine ama iki bakanı yan yana görünce -hem Enerji Bakanını hem Orman ve Su İşleri Bakanını- çok duygulandım, biraz Artvin'den bahsedeyim diyorum.

Önce Orman ve Su İşleri Bakanımıza şunu söyleyeyim: Sayın Bakan, geçen hafta, on beş gün evvel, burada size demiştim ki: Şu Artvin'le alakalı orman kesim işini bir durdurun, yürütmeyi durdurma kararı her an çıkabilir filan diye. Sizler de "Göreceğiz, bir şey değil, fazla ağaç kesmeyeceğiz sayın milletvekilim." diye bana yol havası vurdunuz oradan. Üzücü bir haber vereyim: Rize İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi ormanların kesilmesine ilişkin olarak şimdilik durdurabildik değerli arkadaşlarım ki buna ilişkin Artvin'deki Cerattepe diye bahsetmiş olduğum -en başından beri, ihalenin baştan koktuğu, ihale yolsuzluğunun yukarıdan aşağı doğru döküldüğü- bir ihalenin sonucunda üç buçuk yıldır ancak buraya gelebildik. Bu konuda Enerji Bakanının da büyük dahli var. Yan yana oturup konuştukları zaman acaba ne konuşuyorlar diye merak ediyorum. Her zaman söylüyorum, ihaleyi alan firma redevansla bu ihaleyi başka birine devretti güya. Ben önceden tespit edeceğim diye demiştim ama dediler ki: "Hayır, bak, o öyle olmadı, redevansla diğerine devrettik."

Değerli arkadaşlarım, bir büyük ağabey var, o ihalede bir büyük ağabey var. O büyük ağabeyin kim olduğunu sizler iyi biliyorsunuz. Ben de biliyorum o büyük ağabeyin kim olduğunu.

VAHAP SEÇER (Mersin) - Kim o?

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Bu büyük ağabey sizlere ricada bulunuyor. Artvin Orman Bölge Müdürlüğüne ÇED raporuna ilişkin bir yazı yazılıyor değerli arkadaşlarım. Artvin yüzde 60 eğimli olan bir yer. "Efendim, burada kesim filan yapmayın, kesim yapılırsa tehlikeli olur." diyor Orman Bölge Müdürlüğü. Orman Genel Müdürü burada mıdır, bilmiyorum, bürokratı tanımıyorum. Orman Genel Müdürlüğünden birisi -Genel Müdür olabilir çünkü siyasi irade olmadan bu talimatın verilmesi mümkün değil- diyor ki: "O kâğıdı geri çekin, o talebinizi geri çekin. Bu ormanda öyle bir şey olmaz diye olumlu rapor verin." Artvin Orman Bölge Müdürlüğü olumlu rapor veriyor Sayın Bakan. Bir inceleyin, araştırın. Bakın, bir inceleyin, araştırın. Bu nasıl bir enerjidir merak ediyorum değerli arkadaşlarım. Enerji Bakanıyla bulunduğum her yerde bunu -yani burada olduğu için- konuşuyorum. Yani, ihaleyi onunla beraber bir televizyonlarda konuşmamız lazım. Sözle anlatıyorum, lafla anlatıyorum, Türkiye Büyük Millet Meclisinden anlatıyorum, bu işi anlatamadım değerli arkadaşlarım.

Ben Parlamentoya gelene kadar yolsuzluğun ne olduğunu bilmiyordum. Geldim, burada öğrendim. Benim Artvin'de avukatlık yaptığım yıllarda 6831 sayılı bir yasa vardı değerli arkadaşlarım; o yasa şuydu: Biri orman suçu işlerdi, ormanı keserdi, ben de onların avukatlığını yapardım. Avukatların görevi o. Şimdi devir değişti değerli arkadaşlarım. Ormanı, Orman Bölge Müdürlüğü kesmeye çalışıyor, vatandaş gidiyor, ağacın başında "Benim ağacımı kesme." diyor. Böyle bir rezillik olur mu ya? Böyle bir şey olabilir mi değerli arkadaşlarım? Böyle bir şeyin olmasını asla kabul etmiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) O nedenle, gelinen noktada bunu anlatamıyorum, bunu sözlerle de anlatamıyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Milletvekilleri bana gülüyor, "Böyle bir şey olabilir mi?" diye. Artvinli yirmi gün evvel akşam saatlerinde gitti, o çam ağaçlarının, köknar ağaçlarının dibinde gece saat -sabaha karşı- üçte Orman Bölge Müdürlüğü kesim yapmasın diye bekledi değerli arkadaşlarım. Böyle bir şey olabilir mi? Allah'tan, hani değerler ya "Berlin'de hâkimler var" diye, Rize'de de hâkimler var, yürütmeyi durdurma kararıyla şimdilik durdurdular. Ayın 23'ünde Rize'de mahkeme var. Buradan bütün Türkiye'ye sesleniyorum: O bilirkişi raporlarına rağmen ters bir karar çıkması mümkün değil ancak ne yapabilirler o mahkemeden ters karar çıkabilmesi için? Hâkimleri değiştirme işine girebilirler değerli arkadaşlarım. Rize İdare Mahkemesini dikkatle takip edin. Önümüzdeki günlerde orada herhangi bir hâkim kararnamesiyle bir değişiklik yaparlarsa, o masumane bir değişiklik değildir. O değişiklik "büyük ağabey" tarafından istenen değişikliktir değerli arkadaşlarım. Yani, işin bir büyük ortağı var. Onlar biliyorlar kim olduğunu, ben de biliyorum ama. O büyük ortak diyecek "Hâkimleri değiştirelim mi, değiştirmeyelim mi?" diye. Hep beraber göreceğiz.

Değerli arkadaşlarım, Orman Genel Müdürlüğüyle ilgili olarak çok ayrıntıya girmek istemedim. Şimdi, ben, Artvin'e ilişkin bir örnek vereceğim.

Sayın Bakan, Artvin'de Orman Bölge Müdürlüğü lojmanlarını on yedi aydır işgal eden birisi var. Sizce kim olabilir? On yedi aydır Artvin Orman Bölge Müdürlüğü lojmanları bir kişi tarafından işgal ediliyor. Şimdi, bu kişi, o dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir şiir yazıyor.

Şiiri okuyorum değerli arkadaşlarım, diyor ki:

"Şu vatana, şu yurda şeref verdin, şan verdin.

Garibe, gurebaya ekmek verdin, nam verdin.

Ezilmiş milletlere gurur verdin, can verdin."

Burayı da ben katıyorum: Arada bana lojman verdin, kendine saray verdin.

"İşte böyle bir Başkan Recep Tayyip Erdoğan." (CHP sıralarından alkışlar)

Bu kim olabilir Sayın Bakan? Kim olabilir bu?

Arkadaşlar, kim olabilir bu on yedi aydır burayı işgal eden? AKP'nin Artvin İl Kadın Kolları Başkanı. Eşi Şanlıurfa'ya Bölge Müdürü olarak atanıyor. Bir buçuk ay evvel soru sordum. On yedi aydır sabırla bekliyorum.

On yedi ay önce eşi Şanlıurfa'ya Orman Bölge Müdürü olarak atanıyor. Hanımefendinin adını burada anmak istemiyorum, saygısızlık addederim. On yedi aydır bütün direnmelere rağmen, toplumdaki bütün infiallere rağmen, hanımefendi orada oturmaya devam ediyor Sayın Bakan.

Şimdi, hani bizim Genel Başbakanımız Başbakana diyordu ya: "Sen gerçek Başbakan mısın, sanal Başbakan mısın?" Ben de, şimdi, Artvin Milletvekili olarak buradan size sesleniyorum: Siz gerçekten eğer Bakansanız, şimdi bir talimat verin, Artvin'deki Orman Bölge Müdürlüğü lojmanını boşaltın. Eğer boşaltırsanız, ben sizin gerçek Bakan olduğunuza inanırım, saygıyla selamlarım Sayın Bakan. Eğer boşaltmazsanız, derseniz ki "Ya su gider geride iz kalır.", bunu unutursanız, hiçbir talimat vermezseniz, benim gözümde sanal Bakansınız çünkü yanınızdakiler de benim gözümde sanal Bakan.

Değerli arkadaşlarım, bakın, gün gelir, bir gün herkesin hesap vereceği zaman gelebilir.

Orman Genel Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri ne demektir? Biraz önce milletvekilim çok güzel anlattı. Enerji Bakanı "Burayı katledeceğim." diyorken "Dur." diyebilecek olan bir iradenin olması gereken güçtür. Sayın Bakan, ondan önce atlıyor, diyor ki "Ne demek, tabii, enerji için her şey feda edilebilir, ağaçlar yok edilebilir, başka şeyler yapılabilir." değerli arkadaşlarım.

Ben Sayın Bakana başka bir soru daha soracağım. Yine, bu şeye ilişkin olarak, Orman Genel Müdürlüğündeki, özellikle Bolu'da... Bolu'da bir otele ilişkin bir tahsis var değerli arkadaşlarım. "Mesire yerleri" adı altında bazı yerler bazı kişilere peşkeş çekiliyor, Orman Kanunu'nun 17'nci maddesi ihlal ediliyor değerli arkadaşlarım. Buradan adını vererek soruyorum Sayın Bakan: Bolu Karacasu beldesinde 5 yıldızlı bir otelin alanına bitişik Kuşköy Tayla mesire yerinde 4,11 hektar büyüklüğündeki yeri ihaleye çıkmadan birine verdiniz mi, vermediniz mi? İsimleri bende var. Eğer verdiyseniz hangi otel tarafından kullanılıyor, neler karşılığında verilmiştir değerli arkadaşlarım? En basitini dedim, burada, elimde 20-30 tane var buna ilişkin kokusu olan dosyalar da onlara girmiyorum değerli arkadaşlarım.

Sözlerimi fazla uzatmıyorum, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)