Konu:2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:5
Birleşim:29
Tarih:14/12/2014


2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

OSMAN TANEY KORUTÜRK (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli arkadaşlar, geçtiğimiz çarşamba günü bütçe müzakerelerini burada bu salonda bugünkünden çok daha büyük bir katılımla başlattık. Geçtiğimiz çarşamba günü Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu AKP Hükûmetinin icraatının çeşitli yönleri hakkındaki değerlendirme, tespit ve eleştirilerimizi samimi, açık ve yapıcı bir üslupla dile getirdi. Eleştirilerinin geniş bir yelpaze içerisinde açıklanması sırasında bunları hep somut bazı verilere ve Hükûmetin yönetimindeki kurum ve kuruluşların ilan ettiği rakamlara, değerlere dayandırdı. Biz bunlara aynı somutlukta, aynı içtenlikte cevaplar beklerken retorik içeren genel sözlerle geçti. O sözlerin ne kadar doğru olup olmadığını bizi bugün televizyonlarından izleyen vatandaşlarımız kendi ellerini ceplerine atarak görürler. "Millî gelirimiz şu kadar artmış." Artmış mı hakikaten, zenginleştiniz mi?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Artmadı mı?

OSMAN TANEY KORUTÜRK (Devamla) - Sanmıyorum.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Rakamlar ortada.

OSMAN TANEY KORUTÜRK (Devamla) - Ama bunun içerisinde, Başbakan cevap verirken şimdiye kadar bu Meclis içerisinde hiç yapılmamış bir şey yaptı, hiç ilgisi yokken, hiç yeri yokken koskoca ana muhalefet partisini "Siz darbecisiniz." diye yakışıksız bir ifadeyle itham etti. Bunu yaptıktan sonra, gene şimdiye kadar bu Meclisteki bütçe görüşmeleri sırasında hiçbir Başbakanın daha önce karşılaştığını hatırlamadığım protestolara maruz kaldı. Onun da ötesinde, daha önce hiçbir Başbakanın herhangi bir Meclis Başkanından... "Şahsileşmeyin.", "Genel Kurula hitap edin.", "Söylediğiniz söze açıklık getirin.", "Sözlerinizi tavzih edin." şeklindeki uyarılarına da maruz kaldı. Sözlerini tavzih ederken "Darbeci dedim çünkü siz darbe yapılmış olan Mısır'a heyet gönderdiniz." dedi.

Arkadaşlar, o heyetin içinde ben de vardım. Biz Mısır'a gittik, Mısır'a darbeyi tasvip etmeye gitmedik, biz Mısır halkına elimizi uzatmaya gittik. Biz oraya gittiğimiz zaman yapmış olduğumuz bütün görüşmeleri şöyle bir rapor hâlinde yayınladık. Bunu sadece yayınlamadık, Dışişleri Bakanına da verdik. O tarihte Dışişleri Bakanı Sayın Çavuşoğlu değildi, Başbakan Davutoğlu'ydu. Dolayısıyla, bunun darbeyle hiçbir alakasının olmadığını çok iyi bilecek bir konumdaydı. Ben bu raporu size şimdi dağıttım, lütfen bu raporu okuyun, elinizi vicdanınıza koyun, elinizi vicdanınıza koyduktan sonra bir de şuna bakın: Biz oraya gittiğimiz zaman, Müslüman Kardeşlerin siyasi partisi olan Hak ve Adalet Partisiyle de görüştük. Onların kendi web sitesinde diyor ki: "Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, Dış İlişkiler Sorumlumuz Amr Darrag ve İrşat Heyeti Başkanımız Doktor Muhammed Ali Bişr'le de görüşmüştür. Bu görüşmede 'Mısır'da demokrasi yolunda gerileme olmuştur.' demiştir. Türkiye'de ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi heyeti Kahire'de bazı önemli şahsiyetlerle gerçekleştirdikleri görüşmeler çerçevesinde Hürriyet ve Adalet Partisi liderlerinden Doktor Amr Darrag ve Doktor Muhammed Ali Bişr'le de bir araya gelmiştir. Görüşmede Türkiye CHP heyeti, Mısır'da yaşananların demokrasi yolunda bir gerilemeye neden olduğunu, demokrasi ve meşruiyetin geri dönmesi gerektiğini ve bu çerçevede gelecek hakkında konuşmak üzere diyalog yapılması gerektiğini vurgulamıştır." Şimdi, bu darbecilik midir, darbeye yardım etmek midir, el atmak mıdır?

Bakın, Türkiye'de meydana gelmiş olan darbeler sırasında, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 darbeleri sırasında hiçbir ülke Türkiye'yle ilişkisini kesmedi. Darbeleri tasvip ettikleri için mi kesmediler? Hayır. Darbeyi geriye çevirmek, demokrasinin dönüşünü sağlamak için kesmediler. Dolayısıyla, biz, Hükûmetin yapmadığını yaptık, gittik, Mısırlılarla konuştuk, darbenin yanlış olduğunu söyledik. Darbeden zarar görmüş olan siyasi partinin kendi web sitesinde bunu söyledi. Bunu bilip, bunu yanıltıp burada gerçek dışı beyanda bulunmanın bir Başbakana yakışmadığını ben de burada tutanaklara geçirtiyorum.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Fotoğraflara bak.

OSMAN TANEY KORUTÜRK (Devamla) - Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)