Konu:2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı Nedeniyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:26
Tarih:11/12/2014


2015 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2013 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, vakıfların amacı nedir? Vakıflar genel anlamda toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı yeşertmek amacıyla kurulur, değil mi? Ama içinde bulunduğumuz dönemde AKP iktidarı tüm kavramların ve kurumların içini boşalttığı gibi vakıfların da içini boşaltmış durumdadır. Bakın, nur topu gibi yeni bir vakfımız daha oldu, Deniz Feneri'nden sonra bir de dünya çapında tanınan bir TÜRGEV'imiz oldu. Tabii, Bilal oğlanın TÜRGEV'inin yanı sıra Sümeyye Erdoğan'ın KADEM'ini de unutmamamız gerekiyor.

FERAMUZ ÜSTÜN (Gümüşhane) - Kaçak su kullananı da! Su parasını öde.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - İşte, sizin içinde bulunduğumuz dönemde neler akılda kalacak biliyor musunuz?

FERAMUZ ÜSTÜN (Gümüşhane) - Kaçak su parası.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - İçinde paraları olan ayakkabı kutuları, para sayma makinaları...

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Sen git su paralarına bak, kaçak suya bak.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Oturduğun yerden, oradan konuşma provokatör! Oturduğun yerden konuşma!

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Kaçak suya bak sen, senin konuşmaya hakkın yok. Git Melih Gökçek'e cevap ver.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - ...boyum büyüklüğündeki kasalar, işte bunlar hatırlanacak.

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Kaçak suya bak, kaçak suya!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, laf atmayalım lütfen.

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Kendisi laf atıyor.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Gençlerin, çocukların, madencilerin, işçilerin, emekçilerin ölümünün fıtrat olarak kabul edildiği bir dönem olarak tarihe geçeceksiniz sizler. Sizin döneminizde rüşvetin adı bağış, vakıfların ve derneklerin adı ise bağış toplanan ve bu rüşvetlerin âdeta yok edildiği birtakım kurumlara dönüşmüş durumda maalesef.

Buradan, Sayın Arınç'ın utanma duygusu olduğu için, mahcup olduğu için ona bakmadan konuşuyor ve sorularımı Sayın Başbakana yöneltiyorum. Sayın Başbakan her fırsatta dürüst siyasetten bahsediyor. Eğer kendisi gerçekten de bu konuda samimiyse, dürüstse o zaman TÜRGEV'e kimler bağışta bulunmuş, hangi kamu arazileri bu vakfa peşkeş çekilmiş açıklasın. Bakın, ben basına yansıyanların bazılarını sizinle paylaşayım: Taşyapı firması 1,5 milyon TL, Kalyon İnşaat 500 bin TL, Cengiz İnşaat 1 milyon TL, Mapa İnşaat 6 milyon TL, SİNPAŞ 5,5 milyon TL. Bunlar bağış yapan firmalardan sadece bazıları.

KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) - Hayırsever, hayırsever!

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Bakın, hukuk devletlerinde, demokrasilerde idarenin iş ve işlemleri denetime tabidir yani şeffaflık ve hesap verebilirlik demokrasinin olmazsa olmazlarından birisidir.

Tabii, denetimlerin ne kadar baskı altına alındığını hepimizin çok iyi bildiği bu dönemde, gelin, bakın, Sayıştay raporlarında 2013 yılında neler yazılmış Vakıflar Genel Müdürlüğüyle ilgili olarak. Detaylı okumayacağım ama özetle, yapılan ihalelerde ihale yönetmeliğinin yok sayıldığı birçok iş ve işlem yapıldığından bahsediliyor. Gene, iş artışı gerektiren durumlarda ilave işlerin yönetmelik ve şartname hükümlerine göre yapılmadığına dikkat çekiliyor. İş yapma biçiminde ciddi usulsüzlükler olduğunun vurgusu yapılıyor.

Şimdi, yüce Meclis huzurunda soruyorum: Bu ihalelerin tutarı nelerdir? Böyle kaç tane ihale tespit edilmiştir? Bu ihaleler kanalıyla kurum ne kadar zarara sokulmuştur? Bu ihaleleri yapan bürokratlarla ilgili olarak herhangi bir iş ve işlem yapılmış mıdır, yapıldıysa soruşturma sonuçları ne olmuştur? Bütün bunları öğrenmek, bu milletin hakkıdır değerli milletvekilleri.

Gene, Sayıştay raporlarında bazı taşınmazların ya devir yoluyla yani idarenin bilgisi ve yazılı onayı olmadan ya da ihaleye çıkmadan kiraya verildiği söyleniyor, üçüncü kişilere hava parası karşılığında kiraya verildiğinden bahsediliyor. Kim bilir kimlere rant sağlanıyor bu kurumlarımız zarara sokulurken. Hemen bir örnek vereyim, mesela, Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğünde 114 adet taşınmaz, Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğünde 34 adet taşınmaz ihaleye açılmadan, işgalden sözleşme veya protokol yapılarak tüzel kişilere kiraya verilmiş. Yine Tokat'ta devir yoluyla 233 taşınmaz, Kayseri'de 334 taşınmaz kiraya verilmiş. Sorarım size: Nereden alıyor kamu görevlileri bu cesareti? Tabii, balık baştan kokuyor değerli arkadaşlar.

Bakın, kültürel miraslarımızı koruyamadığımız dönemde kaçak sarayı özel komandolar koruyor. Demek ki yeni Türkiye'den kastedilen buymuş diye anlıyoruz.

Tabii, bir de Plan ve Bütçe görüşmeleri esnasında, arkadaşlarımızın da bahsettiği gibi, Vakıfbankın hisselerinin, yüzde 58,5 oranındaki hissesinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek bir bedel karşılığında Hazine Müsteşarlığına devredilmesi konusu var yani 1954'ten bu yana faaliyet gösteren Vakıfbankın özelleştirilmesinden bahsediyoruz. Sayın Arınç'a, tekrar, 2000 yılında Manisa Milletvekiliyken özelleştirmeye karşı, Vakıfbankın özelleştirilmesine karşı olan sözlerini hatırlatmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, TÜRGEV'e yurt dışından 99 milyon 999 bin 990 dolar bağış yapılmış. Gene, KADEM'e 4 milyon 440 bin TL'lik hibe yapıldığı yönünde bazı iddialar var. Hani, tırnak içinde söylüyorum, büyük düşünmeyi siyaset yapma biçimi hâline getirenler için bu rakamlar küçük rakamlar olabilir ama bu rakamlar hayat kurtaran rakamlar. "İtibardan tasarruf edilmez." diyenler, öyle görünüyor ki madencilerden tasarruf edebiliyor; işçiden, yoksuldan tasarruf edebiliyor.

Bakın, size sokakta yaşayan çocukları söyleyeyim: 3 bin. Sokakta çalıştırılan 500 bin çocuk var, dilendirilen 10 bin çocuk var, yoksul 4,5 milyon çocuk var, işçi 1 milyon çocuk var. İşte, bütün bu rakamların arkasında bu çocukların çığlığı yatıyor.

Kaçak saraylarla, hukuk tanımazlıklarınızla, ölümü fıtrat gören zihniyetlerinizle bu ülkenin tarihine kara harflerle geçmiş bulunuyorsunuz. Biz rüyalardan değil, gerçeklerden bahsediyoruz değerli AKP milletvekilleri. Sizlere Nihal Kemaloğlu'nun sözünü hatırlatmak isterim. Diyor ki Nihal Kemaloğlu: "Zalimsiz saray, dalkavuksuz zalim olmaz." Sayenizde zalimi de dalkavukları da, sarayı da görmüş olduk.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)