Konu:Askerlik Kanunu İle Sözleşmeli Erbaş Ve Er Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:24
Tarih:09/12/2014


Askerlik Kanunu ile Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde üzerinde verdiğim önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

"Her Türk asker doğar." Ordu millet olan Türk milletinin hayatında askerlikten hep bir hatıra vardır. Bu tasarıyla vicdani retçilerin taleplerini yerine getirmiş oluyoruz. Yani üç haftalık bir temel eğitim görerek bu hizmeti yapmaktan hiçbir hedef kitlenin sakınacağını sanmıyorum. Yani bu niçin çıkıyor? Yurt dışında bir kardeşimiz görev yapıyor, orada bir firmanın genel müdürü, askerliğini yapamamış ama yapması gerekiyor. Onlar için lüzumlu, onlar için getirilen bir tasarıyı biz herkesi şamil hâle getirdik, bunun karşılığında bir bedel koyduk ve "askerlik" denen o kavramın içini boşaltıyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetleri tabii ki bizim göz bebeğimiz. Farkında mısınız, önceden her çocuk asker olmak isterdi? Son yıllarda yıpranan yapısıyla değer kaybeden Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ettirilmesi için gösterilen çabaların, hayalî, düzmece senaryolarla cezaevlerine atılan, neredeyse generalinin, amiralinin bırakılmadığı Türk Silahlı Kuvvetleri hareket kabiliyetini bile yitirmiş durumdayken, bu gibi, o mesleği, askerlik görevini küçümseten tekliflerin haklı olmayacağı kanaatindeyim. Belirli bir para verip askerliği yapmamak, hele hele getirilen şu önergeleri reddederek taksitlendirmemek, yoksul olan çocuklardan para almamak, bir defaya mahsus genele bunu şamil kılmak adına getirilen teklifler reddediliyor.

Ordunun profesyonelleşmesi durumunda atılan böyle bir adımda jandarmadaki 30 bine karşılık -30 bin dâhil- Türk Silahlı Kuvvetlerinde 85 bin uzman erbaş bulunuyor. Bunlar lise mezunu olup üç aylık bir eğitimden sonra kıtaya gönderiliyor. Bu insanlara beylik tabanca verilmiyor, kendi paralarıyla almış oldukları silahları... Resmî kıyafetlerini giyemiyorlar, dolayısıyla hedef hâline gelen bu insanlar kendilerini koruyamıyorlar. Sayın Bakanım, Silahlı Kuvvetlerin rütbeli mensupları, sizden çok aşağı rütbelerde olan bu memleket evlatlarının orada can güvenliklerini kendilerinin koruyabileceği imkânları hazırlayın. Çarşıya çıkıyor, bir alçak terörist geliyor kafasına sıkıyor, onlara müdahale edecek silahı yok üzerinde uzman çavuşun, uzman erbaşın. Onlara beylik silah verilmesi lazım ve onu taşıyabilmesi lazım. Hiç sözleşmeli ülke güvenliği olur mu? Bu insanları hep sözleşmeli alıyoruz. Rahatsızlığından dolayı kendisi altmış gün rapor aldığı takdirde sözleşmesi feshediliyor, bir gün disiplin cezası alırsa ordudan atılıyor. Bu insanlar özlük hakları açısından da çok aşağılandığı gibi sosyal tesislere giremiyor, orduevlerine giremiyor, kendisi giremediği gibi karısı da giremiyor, çocuğu da giremiyor, astsubayla aynı işi yapıyorlar. Sayın Bakan, demin işte ihtisas bölümlerinde görev yapan astsubaylara desteklerin verileceğini ifade etti. Uzman çavuşlar, uzman erbaşlar aynı görevi yapıyorlar. Onlara neden verilmiyor? Bun insanların ek göstergeleri düşük, diğerlerinden çok aşağıda. Rütbelerinin şekli bile farklı yani rengi farklı, şekli aynı olsun da renkleri farklı. Dışlanan, böyle hakir görülen... Ve bu insanlar kaçmak istiyor. Hepimize "Ben uzman çavuştum; bir başka bakanlıkta, belediyede görev almak istiyorum." diyen yüzlerce kişinin kapınıza geldiğini hepimiz biliyoruz. Bunlara çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri adaletli davranmıyor, davranmadığı için ordudan kaçmaya çalışıyor bu insanlar.

Tabii ki bedelli dendiği zaman bakın ortalık ayağa kalkıyor. Hâlbuki, özürlü insanlar bile "Ben askere gideceğim." diye askere gitmek için, sağlam raporu almak için çaba sarf ederken, bu milleti "Para verip de bu işten yırtayım." diye bir anlayışa getiren sorumluların, yetkililerin bunu değerlendirmelerini, düşünmelerini teklif ediyorum.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)