Konu:AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; bastırılarak dağıtılan 665 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin kırk sekiz saat geçmeden gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 3'üncü sırasına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; (11/40) ve (11/41) esas numaralı Gensoru Önergelerinin 9 Aralık 2014 Salı günü gündemin "Özel Gündemde Yer alacak İşler" kısmının 1'inci ve 2'nci sıralarına alınmasına ve ön görüşmelerin bu birleşimde yapılmasını müteakip sözlü soruların ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; (9/11) ve (9/12) esas numaralı Meclis Soruşturması Önergelerinin 6 Ocak 2015 Salı günkü gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının sırasıyla 1'inci ve 2'nci sıralarına alınarak ön görüşmelerin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına; 13, 20 ve 27 Ocak 2015 Salı günkü birleşimlerinde sözlü sorular ile diğer denetim konularının görüşülmemesine; 7, 14, 21 ve 28 Ocak 215 Çarşamba günkü birleşimlerinde diğer denetim konularının görüşülmemesine ilişkin
Yasama Yılı:5
Birleşim:24
Tarih:09/12/2014


AK PARTİ Grubunun, Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; bastırılarak dağıtılan 665 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin kırk sekiz saat geçmeden gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 3'üncü sırasına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; (11/40) ve (11/41) esas numaralı Gensoru Önergelerinin 9 Aralık 2014 Salı günü gündemin "Özel Gündemde Yer alacak İşler" kısmının 1'inci ve 2'nci sıralarına alınmasına ve ön görüşmelerin bu birleşimde yapılmasını müteakip sözlü soruların ve diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan işlerin görüşülmesine; (9/11) ve (9/12) esas numaralı Meclis Soruşturması Önergelerinin 6 Ocak 2015 Salı günkü gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının sırasıyla 1'inci ve 2'nci sıralarına alınarak ön görüşmelerin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına; 13, 20 ve 27 Ocak 2015 Salı günkü birleşimlerinde sözlü sorular ile diğer denetim konularının görüşülmemesine; 7, 14, 21 ve 28 Ocak 215 Çarşamba günkü birleşimlerinde diğer denetim konularının görüşülmemesine ilişkin
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisi üzerinde söz aldım.

Grup önerisi, bugünün çalışma programı ile ocak ayındaki, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun çalışma programını düzenliyor.

Bugünle ilgili olarak, bedelli askerliğin hemen görüşülecek olmasına Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak destek verdiğimizi burada ifade ediyorum. Dün bununla ilgili teklif Millî Savunma Komisyonunda görüşüldü ve bugün de kırk sekiz saat beklemeden teklif burada görüşülecek.

Buna mutabakatımızı bildirirken, bedelli askerliğin yanına sıkıştırılan ve gerektiği şekilde görüşülmeyen sözleşmeli er ve erbaşla ilgili düzenlemeyi şu aşamada, çok aceleye getirilmiş bir düzenleme olarak görüyorum; yeterince tartışılmamıştır. Onun bedelli askerlik gibi acilen çözülmesi gereken bir sorunun yanına yerleştirilmiş olmasını doğru bulmuyorum. Ayrıca, ocak ayında denetim günü olan her salı gününde sözlü soruların görüşülmemesi yönündeki Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisini de yanlış bulduğumu ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün, bedelli askerlik bekleyen gençlerimizin, vatandaşlarımızın gözü Türkiye Büyük Millet Meclisinde. Buradan çıkacak olan yasa bizim sorunlarımızı çözecek midir? Ödeme konusunda bir iyileştirmeye gidilecek midir? İki ay gibi öngörülen vade uzatılacak mıdır? 1988 doğumlular da bu kapsama girecek midir? Herkesin beklentisi bu yöndedir. Umarım yararlı bir görüşme olur, beklentilerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin asker ihtiyacını buluşturacak, karşılıklı dengeleyecek şekilde bir noktayı hepimiz burada bulabiliriz.

Değerli arkadaşlar, bedelli askerlik maalesef Türkiye'nin bir gerçeğidir. Bugüne kadar tam 4 kez bedelli askerlik düzenlemesi yapılmıştır; 1987 yılında, 1992 yılında, 1999 yılında ve en son olarak da 2011 yılında. 4 kez bedelli askerlik düzenlemesi yapılmış olması ve son bedelli askerlik düzenlemesinin de başarısızlıkla sonuçlanması yeni bir bedelli askerlik düzenlemesi yapılacağı konusunda toplumda bir beklentiye yol açmıştır. Hatırlanacaktır, 2011 yılında yapılan bedelli askerlik düzenlemesinde 30 yaş sınırı öngörülmüştü ve 30 bin liralık bedel öngörülmüştü. Hem yaşın yüksekliği hem bedelin yüksekliği o yasanın başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açtı. O zaman itibarıyla 470 bin kişi kapsama girdiği hâlde, o yaş sınırının üzerinde 470 bin kişi olduğu hâlde bunun sadece 70 bini başvuru yaptı, 400 bini başvuru yapmadı. Şimdi, bu uygulamadan ders alınarak bugün bu düzenlemenin yapılması lazım. Alınacak ders şudur: Bedel yüksekti, yaş yüksekti. Demek ki bir makulü bulur isek -elbette bunun bir makul sınırı vardır- başarılı bir bedelli askerlik uygulaması yapabiliriz.

Bedelli askerlik beklentisine yol açılmasının, toplumda böyle bir beklenti oluşmasının iki temel nedeni vardır: Birincisi, Türkiye'de askerlik süresi uzundur. 1111 sayılı Askerlik Kanunu 1927 yılında çıkmıştır ve 1927 yılındaki Türkiye'de devletin ihtiyaçları ile bireyin, vatandaşın ihtiyaçları tamamen farklıydı, bugün tamamen farklıdır. Kurtuluş Savaşı'nı vermiş, cumhuriyeti kurmuş olan bir yönetimin çıkarmış olduğu, cumhuriyet kadrolarının çıkarmış olduğu bu kanunun o dönem itibarıyla devlet öncelikli olarak çıkmış olması gayet doğaldır.Dünya küresel bir dünya değil. Askerlik konusunda gelişmeler yok, kısalma yönünde bir eğilim yok. Dünya tehlikelerle dolu. Nitekim, daha sonra yeni bir dünya savaşı meydana geldi. Ama bugün artık Türkiye'de askerlik süresi uzundur. Askerlik süresini makule indirmediğimiz sürece bedelli askerlik beklentileri engellenemeyecektir, birinci neden budur. Şu an itibarıyla on iki ay olan askerlik süresini ilk aşamada dokuz aya indirmek, ilerleyen dönemlerde de -bakın, hemen demiyorum, Cumhuriyet Halk Partisinin askerlik projesini açıklıyorum- gelecek dönemde de bunu kademeli olarak altı aya kadar indirmek mümkündür. Hem devletin ihtiyaçlarını, devletin asker ihtiyacını gözeteceğiz hem de bireyin, insanımızın hayatını, onun bireysel ihtiyaçlarını gözeteceğiz. Bu ikisini bir dengede buluşturmak yasa yapıcının göstereceği maharete, başarıya bağlıdır.

Bedelli askerlik beklentisine yol açılmasının ikinci nedeni de devamlı bedelli askerlik düzenlemesi yapılmasıdır. Her düzenleme yeni bir beklentiye yol açmaktadır, açacaktır. Bu düzenleme de beklentileri kesmeyecek, yeni bir beklentiye mutlaka yol açacaktır. O nedenle, hemen bunun akabinde bir askerî reform projesini uygulamaya koymamız lazım. 1111 sayılı Kanun'un, 1927 yılında çıkmış olan kanunun, zaman içinde değişiklikler geçirmiş olsa da insanımızın ihtiyaçlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin asker ihtiyacına cevap verecek şekilde, bu ikisini uygun bir dengede buluşturacak şekilde yeniden düzenlenmesi lazım. Askerlik, artık bir vatan görevi olarak insanımızın hayatında kesintiye yol açan bir süreç değil, onların hayatlarına katkıda bulunan bir sürece dönüştürülmek zorundadır.

Değerli arkadaşlar, tasarıda, daha doğrusu teklifte, bedelli askerlikle ilgili olarak, yaş için, 1 Ocak 1988 veya daha önceki tarihlerde doğmuş olmakla birlikte bugüne kadar askerlik hizmetini yapmamış olanlar kapsama girmektedir. Birinci söyleyeceğim budur.

İkinci söyleyeceğim bedeldir. Bedel olarak da 18 bin liralık bir bedel öngörülmüştür ve bu bedelin de iki ay içinde ödenmesi öngörülmüştür. Şimdi, gelin, 2011 uygulamasından ders alalım. 2011'de bedel yüksekti. Evet, onu gördünüz, "18 bin liraya iniyoruz." diyorsunuz ama bakın, arkadaşlar, bu da doğru değil. "Herkes için 18 bin lira." demek eşitlik değildir. Bu 18 bin lirayı ödeyemeyecek olan gençlerimiz vardır, parası olmayan gençlerimiz vardır. TÜİK'in yoksulluk sınırı 14 bin liradır. Yıllık 14 bin liranın altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan yüz binlerce insanımız vardır. Gelin, buraya bir madde ilave edelim, yıllık geliri 14 bin lira veya daha az olan veya hiç geliri olmayan gençlerimizden hiçbir bedel almayalım. Eşitlik budur, "Herkes versin 18 bin lirayı." demek eşitlik değildir. Bu hatayı 2011'de yaptınız. Bunun yanlış olduğunu söyledik, bugün yine aynı yanlışı tekrar ediyorsunuz. "Parası olmayan gitsin, kredi alsın." deniliyor. Herkes 18 bin lira kredi alabilecek durumda değil. Bana mailler geliyor, sosyal medya üzerinden mesajlar, "tweet"ler geliyor, vatandaşlarımız şikâyetlerini bildiriyor, ben bunu Genel Kurula aktarıyorum. Bu tasarının, teklifin içine "bedelsiz" bir bölümü yerleştirmek zorundayız.

İkincisi: İki aylık ödeme süresi azdır, bunu en az altı aya çıkarmak zorundayız. Ödemeyi zamana yayalım, mümkünse altı aydan daha uzun, bir yıllık bir süreye yayalım.

Daha evvel Hükûmetin tasarısı 31 Aralık 1997 tarihini esas alıyordu, sonra bu tarih 1 Ocak 1988 olarak değiştirildi. Bakın, 31 Aralık 1997 olarak kalsaydı sorun yoktu, denilebilirdi ki: "Bir sınır nasıl olsa alınacak, takdir bu yönde olmuş." Ama 1988 yılına gelip 1 Ocak 1988 tarihini esas aldığınız zaman, 1988 yılında doğmuş olan diğer vatandaşlarımız da biz de bu kapsama girelim istiyorlar. Onların bu talebine Parlamento kulak vermek zorundadır.

Değerli arkadaşlar- zamanım yok- bu tasarıya katkı vereceğiz, iyileştirilmesi için önergeler vereceğiz. Önergelerimiz kabul edilmeyebilir. Sonuç ne olursa olsun, bedelli askerlik düzenlemesine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak destek vereceğiz, herhangi bir şekilde Anayasa Mahkemesine götürmemiz de söz konusu değil.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)