Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:21
Tarih:02/12/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 46'ncı maddesinin teklif metninden çıkarılmasıyla ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarla selamlıyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, biliyorsunuz yargıda hâkim ve savcı adaleti dengede tutan temel bir kurumdur. Eğer bir yargılama faaliyetinde savcıyı olaydan dışarı çıkarırsanız o, tek ayak üzerinde yürüyen kişiye benzer.

Şimdi, bunlar, tabii "Beş sene asliye ceza mahkemelerinde savcı duruşmalarda bulunmaz, mütalaa veremez, katılımlara katılmaz." diyor. Bunlar aslında savcıyı değil, cumhuriyete karşı oldukları için cumhuriyet savcısını çıkarmaya çalışıyorlar. Yarın öbür gün de -Ahmet İyimaya ile Bekir Bozdağ da imam-hatip mezunları- "Ya, bu hukuk mezunu hâkimlere ne gerek var? Kadı sistemini getirelim, Türkiye'de yargıyı buna göre yönlendirelim." diyecek.

Değerli milletvekilleri, bu kanunların amacı, AKP, 17 Aralık ve 25 Aralıkta yaptığı yolsuzluklardan, hırsızlıklardan, rüşvetlerden -suçüstü yakalandıkları için- acaba bunlarla nasıl kurtulacağız diye, "Yargıyı yok edelim, ortada kendimize göre bir yargı sistemini getirelim ve kurtulmaya çalışalım." diyor.

Arkadaşlar, bakın, dünyada bir kural var: Yaptıkları hırsızlıkları ve yolsuzlukları despotizmle ortadan kaldırmaya çalışan kişilere karşı direnme hakkını halka vermiştir genel kural olarak ve bu direnme hakkını siz göreceksiniz halktan. Arkadaşlar, bu ne demektir? Şimdi, eğer alnınız açıksa çıkın, hâkimler sizi yargılasın. Ondan sonra, hakikaten suçsuzsanız ortaya çıkarsınız.

Bakın, Tayyip Erdoğan çıkıyor, diyor ki: "Galataport ihalesini iptal eden Danıştay ihanet yapıyor." İhanet arkadaşlar, ihanet... "Ha, bunlar herhâlde vicdan ile cüzdan arasında sıkışmışlardır." Yani, diyor ki: "Bu Danıştay bu kararları rüşvetle verdi." Bunun anlamı budur.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Öyle bir şey demedi, uydurma.

KAMER GENÇ (Devamla) - Arkadaşlar, bu Galataport şeyinde, bu iptalde Danıştay eğer böyle bir karar vermişse bu karar kamu yararına verilmiş karardır. Yani buna da, eğer Danıştaya rüşvet verecek kişiyse o zaman devletin olması lazım. Devletin tarafı siz olduğunuza göre bir şey var mı? Yoksa, OFER mi, Yahudi mi geldi Danıştaya, kendi aleyhine karar verdi? Olmaz arkadaşlar, o kadar mantıksızlıklar var ki.

Bütün mesele ne? Kaçak sarayı -5 milyar liraya, bakın- 5 milyar liraya mal olan kaçak sarayı halkın gözünden kaçırmak. Bütün gündem öyle...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - 5 milyar nereden çıktı ya?

KAMER GENÇ (Devamla) - Arkadaşlar, 5 milyar olduğunu ben biliyorum çünkü maliyet artı kâr yasasına göre vermişler. Gidin onlara bakın, onların hesaplarını incelediğiniz zaman, bu maliyet artı kârda maliyetin 3 misli, 5 misli şişirildiğini söylüyorlar.

Şimdi, Anayasa Mahkemesi Başkanı durup dururken bir laf attı ortaya, dedi ki: "Seçimde baraj usulünü kaldıracağız." Ya Burhan Kuzu -bu nereden profesör olmuş, hangi yerden profesörlük almış- diyor ki: "Biz bu kararı yok sayarız, Anayasa Mahkemesini yok sayarız, kaldıracağız." Yahu, Burhan, bu Anayasa Mahkemesi... 12 Eylülde bu Meclis Anayasa'da bir değişiklik yaptı, bu değişiklikle Anayasa Mahkemesi Meclisin yerine geçerek o Anayasa'yı, halkoyuna sunulan metni değiştirdi. Eğer sen hoca isen, eğer sen Anayasa profesörü isen, sen eğer...

BURHAN KUZU (İstanbul) - Terbiyeli ol, terbiyeli, utanmaz adam, terbiyeli ol!

KAMER GENÇ (Devamla) - Hâlâ kafan çalışmıyor, kafan çalışmıyor senin, hâlâ o beynin çalışmıyor.

BURHAN KUZU (İstanbul) - Yazıklar olsun sana be!

KAMER GENÇ (Devamla) - Böyle bir laf söylenir mi ya! Beynin çalışmıyor. Acaba beynin nasıl bir beyin? Olur mu böyle?

BURHAN KUZU (İstanbul) - Adam değilsin sen be!

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, bunlar nasıl ifadeler?

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Sen hangi hukuk fakültesini bitirdin? Ayıp ayıp!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, diyor ki: "Efendim, Anayasa Mahkemesini kaldıracağız." Böyle bir şey olur mu arkadaşlar ya?

BURHAN KUZU (İstanbul) - Hâkim değilsin, hukukçu değilsin, kimsin sen be!

KAMER GENÇ (Devamla) - Sen nasıl Anayasa Komisyonu Başkanısın? Bir daha buraya gelme, bir daha seni burada görmek istemiyorum, hadi git. Böyle bir şey olur mu ya! Anayasa Mahkemesini ben hoşuma gitmedi diye karar şey edeceğim.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Sen nasıl hâkim oldun?

BURHAN KUZU (İstanbul) - Sen anlamazsın o işlerden.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Sen hukukçu musun?

KAMER GENÇ (Devamla) - Anayasa Mahkemesi de perde arkasında sizinle anlaşıyor. Yani kaçak sarayda, uçaklarda, yolsuzluklarda sıkışmış AKP, suni bir gündem yaratmaya çalışıyor. Bunlar oyuncak bulmuşlar, millete oyun etmeye çalışıyorlar. Değerli arkadaşlarım, biz bunların oyunlarını yutmayız. Bakın, siz şu memlekette öyle bir tuzaklar kuruyorsunuz ki siz ne kadar tuzak kurarsanız kurun, o lağımın içinden kurtulamayacaksınız çünkü bu işin sonu çok felakettir.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi oradan be! Yürü!

KAMER GENÇ (Devamla) - Memleketi kardeş kavgasına getiriyorsunuz, ülkeyi parçalıyorsunuz, devletin kurumlarını yok ediyorsunuz, eğitimi yok ediyorsunuz; ondan sonra, Burhan Kuzu gibi milletin karşısına çıkardığınız kişiler de öyle cahilane laflar ediyorlar ki biz utanıyoruz, bunlar nasıl hocalık yapıyor diye. Böyle bir şey olmaz ya, ben hayret ediyorum ya! (CHP sıralarından alkışlar)