Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:21
Tarih:02/12/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, üzerinde söz aldığım teklifin 42'nci maddesi, efendim, taşınmaz hak ve alacaklara el koymayla ilgili bir madde. Ne diyor, ne getiriyorsunuz? Hükûmete karşı darbe girişimi diyelim -halkın anladığı dille- böyle bir suç olduğu zaman bu şüphelilerin taşınmazlarına, deniz, kara, hava ulaşım araçlarına, kıymetli evraklarına, hak ve alacaklarına, kasalarına, mal varlıklarına el konulabilecek. Sizin zaten 17, 25 Aralıkla birlikte bir Hükûmete darbe paranoyanız var, paranoya yaşıyorsunuz. Dolayısıyla, yarın herhangi bir şekilde muhalif bir harekette, efendim, işte "Bu, Hükûmete karşı darbe girişimidir." Yarın başka bir bakanınız bir yolsuzluğa bulaştığı zaman, onunla ilgili bir soruşturma başladığı zaman "Efendim, Hükûmeti devirmek istiyorlar, Hükûmete karşı darbe girişimidir. Hadi bakalım, soruşturmaya başlıyoruz. Mallarına, alacaklarına el koyuyoruz." Siz, şimdi, bu mantıkla...

Biliyorsunuz, Gezi olaylarında Çarşı Grubu Hükûmetin yanlış uygulamalarını, Hükûmetin despotik uygulamalarını protesto etmek için halkla birlikte, Türk milletiyle birlikte sokaktaydı, protesto etti. Çarşı'yla ilgili Hükûmeti devirmeye teşebbüsten iddianame yazıldı. Bu mantıkla, yarın, onu yazan savcı Çarşı'nın da mal varlığına el koymaya kalkacaktır. Ama sizi uyarıyorum, bu döner, sizi vurur; yarın iktidardan gittiğiniz anda birileri gelir, ondan sonra, sizin cumhuriyete karşı, devletin anayasal düzenine karşı bir yapı, bir örgütlenme içinde olduğunuzu söyler; hepinizin, çocuklarınızın -kızlarınızın çeyizi dahi olsa- mal varlığına el koyar. Bunlar tehlikeli işlerdir, bu işleri yapmayın, kendinize güvenin, şeffaf olun.

Efendim, "paralel yapı" falan filan... Düne kadar besleyip büyüttüğünüz, zenginleştirdiğiniz kişilerin -şu anda aranızda problem çıktığı için- mal varlıklarına, onun medya organlarına, gazetesine el koymak için böyle bir düzenleme getiriyorsunuz. Tehlikelidir. Bu işleri aşın değerli arkadaşlar, kendinize güvenin. Eğer herhangi bir şekilde kendinize güveniyorsanız, yasaya, Anayasa'ya aykırı bir işlem yapmıyorsanız sorun yok, açın her şeyi, şeffaf olarak, bu Türk milletinin önünde, gözü önünde, herkes görsün, suç işleyenin de yanına kâr kalmasın.

Ne demek istiyorum? Şimdi -az önce Sayın Tüzel de dedi- bakanlarla ilgili yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet komisyonunda, Komisyon Başkanının, sizden olan Komisyon Başkanının talebi üzerine mahkeme bir yayın yasağı verdi. Neyi gizliyorsunuz? Yani bu komisyondan çıkan bakanınız kendisi gidiyor, beyanat veriyor, basına konuşuyor. Yani bakanınızın birisi diyor ki: "Bu 'tape'ler montaj, dublaj." Öbürü diyor ki: "Yok, kardeşim, benim delilimdir bu 'tape'ler, ben suç işlemedim." E, kendisi konuşuyor. Niye gizliyorsunuz? Bu adli tıp raporu "tape"lerin gerçek olduğunu yazdı yani herhangi bir montaj, dublaj, oynama yok. E, bunu mu gizliyorsunuz? Şu anda söylüyorum: Şu anda Meclis TV beni veriyor. Meclis TV'nin yayınını mı kestiniz? Şu anda Meclis TV, TBMM TV bu yasağa aykırı mı hareket etti? Bunun üzerine siz Meclis Başkanına ceza mı keseceksiniz, hakkında soruşturma mı açılacak ya da Meclis TV yetkilileri hakkında? Bu, anlamsız, saçma sapan bir anlayış, bir uygulama.

Korkmayın arkadaşlar yani sizden önce de bakanlar yargılandı, bakanlarla ilgili soruşturma komisyonları kuruldu. Daha önce, biliyorsunuz, basit bir olayda, 600 milyon dolarlık Kanal D'nin Türkbank'a satılması olayıyla ilgili olarak dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz tarafından bir telefon görüşmesi yansıdı diye ne oldu? İstifa etti, Hükûmet değişti ve bu olaydan dolayı Meclis Yüce Divana sevk etti. Yani, sadece size değil ki... O zaman kimse yayın yasağı falan demiyordu, bu tapeler montaj dublaj falan demiyordu. Bunu dedikçe daha çok batıyorsunuz. Bırakın, alenileşsin. Bir sonraki maddede konuşmama devam edeceğim, bazı somut şeyler söyleyeceğim. Niye kaçıyorsunuz, niye korkuyorsunuz, onu bilmiyorum.

Aslında ben iktidar partisi grubundaki arkadaşlara seslenmek istiyorum: Aslında, arkadaşlar, size haksızlık ediliyor. Sizin orada 9 tane üyeniz var. Ne kadar size bilgi aktarıyorlar bilmiyorum. Sanki yarın 15 kişilik Komisyonun raporunda, deliller olmadığı için Komisyon raporunda, size yarım yamalak bir rapor sunulacak ve siz bu rapora göre karar vermek zorunda kalacaksınız. Hâlbuki, sizin istemeniz lazım. Arkadaşlar, getirin, bakalım, ne var ya? Ben milletvekiliyim, yarın oy kullanacağım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bu bakanları Yüce Divana göndereyim mi göndermeyim mi? Vicdanen kanaat getirmem için getirin, öğrenelim demeniz lazım diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)