Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:20
Tarih:27/11/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, aslında bu teklifle Hükûmet, iktidar partisi kendisine uygun bir yargı, bir yapılaşma yapmaya çalışıyor. İktidar, iktidar olmadan önce "Ben yasaklarla, yoksullukla, yolsuzlukla mücadele edeceğim." diyordu. Geldiğimiz noktada ne yazık ki gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış ve yasakçı bir Hükûmet olmuş. En son biliyorsunuz, Mecliste kurulan, şüpheli bakanlarla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı, iktidar partisinden birisi, bir yasak kararı istedi, sulh ceza mahkemesi de verdi. Hükûmetin yasak karnesine baktığımız zaman geçmişte, 2011'de şike davasında yasak getirdi. Yine 2008'de Aktütün saldırısıyla ilgili, 17 askerin şehit olmasıyla ilgili soruşturmada yasak getirildi. Yine IŞİD'in 16 Haziranda 49 vatandaşımızı, konsolosluk görevlisini esir almasıyla ilgili yasak getirildi. Başbakanlık ofisindeki böcek davasıyla ilgili yasak getirildi. Dışişleri Bakanlığında, kendi toprağımız olan Süleyman Şah Türbesi'ne saldırıyla ilgili yapılan komployla ilgili -ne yazık ki ülkenin Dışişleri Bakanı ve diğer yetkililer işin içindeydi- yasak getirildi. Efendim, Adana'dan, Hatay'dan Suriye'ye, eli kanlı teröristlere silah taşıyan tırlarla ilgili davada yasak getirildi. Reyhanlı'da 52 yurttaşımızın yine IŞİD teröristleri tarafından katledilmesiyle ilgili yasak getirildi. 2012'de Suriye'de düşen uçakla ilgili yapılan soruşturmada yasak getirildi. Efendim, Uludere'de yine uçaklarla katledilen 35 yurttaşımızla ilgili davada yasak getirildi. Yüksekova'da askerimizin şehit edilmesiyle ilgili yasak getirildi. Bingöl saldırısıyla ilgili yasak getirildi ve en son 17 Aralıkla ilgili yasak getirildi. Neden korkuyorsunuz? Neden korkuyorsunuz arkadaşlar, neyi yasaklıyorsunuz?

Yasaklayamazsınız. Biz buradan açıklarız, Meclisten açıklarız bu kürsüden; hadi bakalım, yasağınızı deliyoruz. Adli Tıp Kurumu raporu verdi, rapor burada elimde, açıklıyorum. Alın size yasak. Yasağınızı deliyorum. Efendim ne diyor bu adli tıp raporunda? Bakanlığa bağlı adli tıp. Yakında da adli tıpla ilgili bir kanun gelirse de şaşmıyorum. Şimdiden de uyarıyorum. Efendim, 17 Aralıkta 25 Aralıktaki ses kayıtlarıyla "tape"lerin uyumlu olduğuna, herhangi bir şekilde anlam bütünlüğünü bozacak bir şekilde bir hatanın olmadığına, herhangi bir cümle ekleme ve çıkarma olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu. Yasağınızı deldim. Ne olacak şimdi yani?

Değerli arkadaşlar, bu şekilde yapamazsınız. Yani bu mantıkla giderseniz altında kalırsınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Savcının verdiği, çöpe atılacak takipsizlik kararı. Bakın, şimdi buna dayanacak yarın, şimdiden söylüyorum. Savcı ne diyor? Savcı verdiği takipsizlik kararında bile diyor ki: "Efendim, rüşvet suçunun oluşması için anlaşmanın yapılması, işin yapılmasından önce veya en geç yapılması sırasında bu menfaatin temin edilmesi gerekir. Burada temin edilen menfaatlerin koşulları varsa irtikap veya görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur." Peki, savcı efendi, ne yaptın kardeşim, irtikaptan, görevi kötüye kullanmaktan? Bir şey yok. Yani bu kararda savcı zaten açıkça diyor ki: Burada, efendim, spesifik olarak bir iş karşılığı bu menfaatler verilmediği için ben bunu rüşvet kabul etmem ancak irtikap olabilir, 3628'e göre usulsüz hediye verme olabilir, fakat ben bunu rüşvet kabul etmiyorum. Bu nedenle takipsizlik kararı veriyorum." Baştan sona saçma sapan... Bugün itibarıyla bu takipsizlik karanına itiraz ettim.

Zamanım yok, söyleyeceğim. Bunu demek istiyorum. Süleyman Aslan'ın evinde yakalanan paralar Süleyman Aslan'ın beyanına göre... Bu paralar yok demiyor savcı, bütün bunlar var. "Ayakkabı kutularındaki paralar var, sabittir." diyor. Ama efendim neymiş? Bununla Osmancık'ta imam-hatip lisesi yapılacakmış, bir de Bosna-Hersek'te üniversite yapılacakmış. Sizin bir milletvekilinizin avukatı gitti dedi ki: "Bu paralar Bosna-Hersek'teki üniversiteye ait paralardır. Bana iade edin." Savcı efendi de iadesine karar verdi. O milletvekilinin kim olduğunu biliyorsunuz, ismini vermiyorum diyorum.

Dolayısıyla, yasaklarınızı tanımıyoruz ve yasaklarınızı delmeye devam edeceğiz diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)