Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:19
Tarih:26/11/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, üzerinde konuştuğum madde Danıştayda dava dairelerine 1 daire ekliyor, idari daireye de yine 1 daire ekleyerek daire sayısını 17'ye çıkarıyor. Şimdi, niye bunu yapıyor? İşte, efendim, Danıştayın böyle bir talebi var mı yok mu onu bir kenara bırakıyorum, fakat, önemli olan Danıştaya bakış açısını değiştirmek değerli arkadaşlar, yargıya bakış açısını değiştirmek. Geçen gün Cumhurbaşkanı diyor ki: "Efendim, Galataport ihalesini verdik, Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi. Vatana ihanet!" Şimdi, bu bakış açısıyla yaklaşırsan Danıştayı 17 değil, 27'de yapsanız hiçbir anlamı yoktur. Sayın Bakan, siz HSYK'nın Başkanı sıfatıyla niçin bu konuda bir açıklama yapmıyorsunuz, niçin demiyorsunuz ki "Sayın Cumhurbaşkanı, Türk yargısını nasıl vatan ihanetle itham edersiniz?" Böyle bir sorumsuzluk olur mu? Cumhurbaşkanının görevi devletin organları arasındaki uyumu sağlamaktır, eş güdümü sağlamaktır, bir organı hedef almak değildir. Niye Danıştay Galataport'ta yürütmeyi durdurma ve iptal kararı verdi? O tarihte Galataport ihalesini sizin, şu anda Cumhurbaşkanı olan kişinin yardımcısı, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'e bağlı Yüksek Planlama Kurulu da onaylamamıştı zaten. O zaman bunu size sormazlar mı: Sizin Başbakan Yardımcınız da mı vatana ihanet ediyordu? Kime verilmişti o ihale? İsrailli Ofer Grubuna. İyi ki verilmemiş, iyi ki Danıştay iptal etmiş. Ne olacaktı? Bu kişi aldığı paraları götürüp kendi ülkesinde bugün, Mescidi Aksa'yı kirleten İsrail askerlerinin postalının parası olacaktı o para. Selamlıyorum o Danıştay üyelerini, vatansever üyeleri selamlıyorum, iyi ki iptal etmişlerdir. Şimdi, böyle bir kararı veren insanları siz vatan hainliğiyle itham ettikten sonra, "Efendim bunu yaptım onu yaptım." bunların hepsi palavradır.

Bir başka şey değerli arkadaşlar, yargı kararları uygulanmayan bir ülke, hukuktan kopan bir ülke artık meşruiyetini yitirir. Yani, yine, zamanın Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı, efendim, İstanbul'un silüetini bozan, Sultanahmet'in silüetini bozan Onaltı Dokuz kuleleriyle ilgili olarak "Arkadaşımdır, söyledim tıraşlasın, tıraşlamadı, konuşmuyorum." Böyle bir şey olur mu? Yani, İstanbul kimsenin babasının malı değil. İstanbul bizim bile değil, İstanbul bütün insanlığın şehridir. Kimin ne haddine, kimin ne hakkına yani o silüeti, o görüntüyü bozmak? Birileri rant elde edecek diye, milyon dolarlara daire satacak diye İstanbul'a yazık ediyorsunuz, tarihe yazık ediyorsunuz, kültüre yazık ediyorsunuz, bunu demek istiyorum. Mahkeme kararları uygulanmadığı zaman bir anlamı yok bu çalışmaların arkadaşlar, bakış açısını değiştireceksiniz. Hukuk devletinde mahkemeler ancak kişilerin, organların, yürütmenin, idarenin eylemlerini ancak hukuk içinde denetler, gereğini yapar, herkes de buna uyar. İşine geldiği zaman onaylayacaksın, işine gelmediği zaman vatan hainliğiyle suçlayacaksın. Böyle bir bakış açısıyla olmaz. Kime göre o zaman yani size göre mi doğru? Böyle bir anlayış olur mu?

Yine, Meclisin gündeminde olan, sizin eski bakanlarınızla, şu anda şüpheli konumda olan 4 bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonunun çalışmalarına Komisyon Başkanının talebi üzerine yayın yasağı getirildi. Arkadaşlar, neyi gizlemeye çalışıyorsunuz? Yani, efendim, Bakanınız Çağlayan Muş Malazgirt'te, memleketinde okul açarken orada bir konuşma yapıyor -Hani, Rıza Sarraf'ın da uçağıyla gidiyorlar ya diğer bakanlarınızla birlikte- diyor ki: "Bazı insanların amel defterini Allah hep açık tutar, öldükten sonra da açık tutar. İşte, ben de bu hayır işini yaptım. Şükür ki Allah bana bunu nasip etti, amel defterimiz açık kalacaktır." Anlaşılıyor ki şimdi Zafer Çağlayan'ın amel defterini Rıza Sarraf açık tutuyormuş çünkü o okulun parasını da Rıza Sarraf ödemiş. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, bunların bilinmesini istemiyorsunuz, milletten gizliyorsunuz. Olmaz arkadaşlar, bırakın, bu Meclis millet adına görev yapıyor, millet de ne yaptığınızı öğrensin. Bu şekildeki anlayışla, bu şekildeki yaklaşımla ancak siz de bu hırsızlığa, yolsuzluğa bulaşan kişilerin suçuna ortak olursunuz diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)