Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:19
Tarih:26/11/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Bakan, noterlerin sorunlarını anlatmaya devam ediyorum kaldığım yerden.

Şimdi, biraz önce gayrimenkullere ilişkin olarak Noterler Birliğinin ve Türkiye'deki noterlerin taleplerini anlatmıştım. Buradaki temel argümanın hukuki güvenlik ilkesi olduğunu, gayrimenkul satışı yapılıyorken karşılıklı güvenin yanında hukuki bir kişinin bu senedin altına imza atması gerektiğini, gayrimenkul satışları noterde yapıldığı zaman ileriye doğru muhtemel sahtecilik iddialarının ve tapu iptali ve tescil davalarının muhtemelen azalacağına ilişkin öngörümü belirtmiştim.

Bu konuda yıllardır Noterler Birliği talepte bulunmasına rağmen ne yazık ki sonuç alınmadı. Biraz önce de ifade ettiğim gibi -Avrupa Birliği ülkelerinde 40 bine yakın noter- Türkiye Noterler Birliği de buna gözlemci olarak katılıyor, bu gayrimenkul satışları Noterler Birliğinin de talepleri doğrultusunda noterlerde yapılıyor ve hiçbir sorun çıkmıyor, bunu bir kere daha Parlamentodan, yüce Parlamentodan ifade etmek istiyorum değerli arkadaşlarım.

Bakın, daha önceden trafik tescil dairelerinde araç satışlarıyla ilişkin fiili bir durum vardı; bu konuda da büyük sorunlar yaşanıyordu. Özellikle, şahıslar arasındaki ihtilaflarla ilişkin ciddi sorunlar yaşanıyordu, asliye hukuk mahkemelerine bu konuda davalar geliyordu. Trafik tescilde yapılan mülkiyeti devir sözleşmelerinin iptaline ilişkin davalar oluyordu ama gelinen noktada, bu satışlar notere geldikten sonra özellikle imzaya ilişkin itirazlar, mülkiyetin devrine ilişkin itirazlar da ortadan kalktı. O nedenle, bu şekildeki satışların notere gelmesinin önünde de herhangi bir sorun yok.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, asıl maddeyle ilişkin konuları da görüşmek istiyoruz.

Şimdi, bakın, elektronik işlemlerle ilişkin olarak Noterler Birliğinin her ne kadar problemi olmasa da, herhangi bir muhalefet şerhi olmasa da bir çekinceleri var elektronik işlemlerle alakalı. Niye? Türkiye, dünyada Amerika Birleşik Devletlerinden sonra siber suçların işlenmiş olduğu ikinci sıradaki ülke değerli arkadaşlarım. O nedenle, Türkiye, uluslararası parlamentolarda, kendi taraf olmuş olduğu bütün parlamentolarda siber suçlarla mücadeleyle ilişkin olarak birçok angajmanın altına, birçok anlaşmanın altına imza atıyor.

Şimdi, bu şekildeki bir irade beyanının, özellikle bizim ülkemizdeki gibi okuma yazma bilmeyen bir kesimin varlığını da ortaya koyduğumuz zaman elektronik işlemlerle yapılacak olan uygulamada ciddi sorunlar var. Bu konuda Türkiye Noterler Birliği herhangi bir şey demiyor ama ben biliyorum, bizzat noterlerle de, Yönetim Kurulundakiler ve dışarıda olan noterlerle, bu işle ilgili olan, bu işin uzmanlığını yapan arkadaşlarımızla görüştüğümüz zaman özellikle elektronik işlemlere ilişkin, ileride bunların güvenliği açısından bir sorun çıkabileceğine ilişkin tereddüt yaşıyorlar. Bu şekildeki bir siber saldırının, çünkü noterde belge bulundurulması zorunluluğu karşısında belgelerin güvenliği açısından problem olabileceği, kişiler eğer noter huzuruna gidip veya noter huzurunda ayrıca elektronik imzayla bir belge düzenledikleri takdirde yarın bir gün, biraz önce de ifade ettiğim gibi, işin güvenliği açısından, taraflar açısından, akdedilen bu sözleşme açısından muhtemel bir problem ortaya koyabileceğini ifade ediyorlar. Bu konudaki çekincelerimizi tarihe not düşmesi açısından Parlamentoda ifade etmek istiyorum.

Biraz önce ifade ettim değerli milletvekilleri, bakın, noterler başka bir şey istemiyorlar, bir pasaport olayı. Sayın Bakan buna eğer duyarlı davranırsa -dünden beri anlatmaya çalışıyorum- bin kişi değerli arkadaşlarım, Türkiye'de sadece bin kişi. Devlet -küçük görmüyorum, hakir de görmüyorum- en alt düzeydeki kamu görevlisine yani kendisine uzun yıllar hizmet etmiş kamu görevlisine, hiyerarşik mertebeisilsile açısından baktığınız zaman en alttaki kamu görevlisine yeşil pasaport veriyor değerli arkadaşlarım. Noterlere yeşil pasaport vermiyor, niye? Şimdi bunu tartışalım.

Noter, Türkiye Cumhuriyeti devletinin en çok güvendiği memur sevgili milletvekilleri, en çok notere güveniyor devlet. Neden notere güveniyor biliyor musunuz? Çünkü mührünü sadece Türkiye'de notere veriyor, diyor ki: "Al, bu benim mührümdür, al, bu mührü kullan." diye. Ama işlem pasaport aşamasına geldiği zaman "Hayır, sen üvey evlatsın, tukakasın." diyor, bunu kabul etmek mümkün değil değerli arkadaşlarım.

Sayın Bakanın bu konuda iyi niyetli olduğunu biliyorum ve umuyorum, ummak istiyorum, Noterler Birliği de öyle söylüyor. Sayın Bakan, bu konuda Dışişleri Bakanlığının örmüş olduğu duvarı, Avrupa Birliğinin bizim önümüze koymuş olduğu duvarı ortadan kaldırarak noterlerin gerçek anlamda hizmet görmesi açısından, bir anlamda onlara itibar kazandırması açısından, mesleki itibarlarını yükseltmesi açısından bir yeşil pasaportu onlara vermek çok mudur değerli arkadaşlarım? Bunu burada Parlamentoda seslendirmek abesle iştigal midir diye seslenmek istiyorum.

Noterlerin sorunları belli, biraz önce de ifade ettiğim gibi. Özellikle 7'nci maddeye ilişkin çekincelerimi 2-3 kere konuştum, biraz sonra 7'nci madde gelecek -Levent Bey bana oradan gülüyor- 7'nci maddedeki tashih, bu konudaki düzenleme hem Noterler Birliğini hem hukuk fakültelerini hem Anayasa'daki eşitlik ilkesini, hepimizi rahatlatacaktır diye umuyorum. Bu konudaki, Parlamento grubunun ortak konsensüsü hukukun egemen olduğunu Türkiye'de göstermesi açısından ilginçtir diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)