Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:19
Tarih:26/11/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; ben bu kanun teklifinde birçok sakatlık olmasına rağmen noterlere ilişkin sorunları gündeme getirmek istiyorum.

Sayın Bakana, Millî Savunma Bakanına noterlikle alakalı ne anlatayım diye düşündüm, aslında Adalet Bakanına anlatmak isterdim. Sayın Bakan buradayken, noterlerin askerlik sorunlarına ilişkin konuşulabilirdi ama öyle sorunları yok Sayın Bakan.

Neyse, Sayın Adalet Bakan geldi.

Şimdi, değerli milletvekilleri, noterliğe ilişkin ciddi sorunlarımız var. Nedir? Bakın, şimdi bir tane beyaz kâğıt getirdim size. Bu kâğıdın önüne arkasına bakın, normalde, Sayın Bakan dünyanın hiçbir yerinde Avrupa'da bile bunlara ilişkin, Türkiye'deki sistemin dışında değerli kâğıt bedeli yok değerli milletvekili arkadaşlarım. Diyeceksiniz ki, ne kadar ayrıntıyı biliyorsun? Onun da özel durumu var, sonunda anlatacağım.

Bakın şu kâğıdı notere götürdüğünüz zaman, devlet bunun altına mühür vurduğu zaman 7,55 TL para alıyor değerli arkadaşlarım. Değerli kâğıt bedeli Avrupa Birliğinin hiçbir ülkesinde yok. Bir de bunun haricinde eğer bu bir vekâletnameyse, vekâletname veriliyorsa bunun altına yine devlet mühür vuruyor, şu boş kâğıda 15 lira para alıyor değerli arkadaşlar. Noter bundan ücret almıyor Sayın Bakan. Bu, aslında, değerli kâğıt bedeli filan değil, daha Türkçesi haraç; harç da değil. Devlet bunun altına vuruyor mührü karşılığında para alıyor. 1972'de Noterlik Kanunu yayımlanmış, bununla alakalı ciddi problem var. Noter ücretlerinin pahalı olmasına ilişkin halkımızda genel yaygın bir kanı var.

Değerli arkadaşlarım, buna ilişkin Maliye Bakanlığıyla bir istişare içerisinde olarak öncelikle bunu düzeltmemiz gerekiyor yani şu boş kâğıda mühür vurulduğu zaman nasıl 7,55 lira oluyor, nasıl 15 lira oluyor? Önce bunu düzeltmek gerekiyor.

Dün Sayın Bakana söyledim, değerli milletvekilleri, Türkiye Barolar Birliğinin bir talebi var. Türkiye Barolar Birliği diyor ki: "Bizlere yeşil pasaport verilsin." Görüldüğü kadarıyla, Dışişleri Bakanlığı, bu konuda bir duvar örüyor. Dışişleri Bakanlığının bu duvarı örmesi, 100 bin avukatla alakalı bir talep.

Şimdi, ben, Türkiye Barolar Birliğinin bu talebinin niye ütopik olduğunu anlatıyorum. Şimdi, Türkiye'de 1.700 küsur noter var değerli arkadaşlarım. Bunlara ilişkin olarak Türkiye Noterler Birliği bir araştırma yapmış "Bunların içerisinde yeşil pasaport kullanan kaç noter var?" diye ve çıkan rakamlar ilginç. 923 tane noter yeşil pasaport kullanmıyor, 600'e yakın noterin yeşil pasaport hakkı var.

Bu ne demek Sayın Bakan, değerli milletvekilleri? Demek ki 600'e yakın noter, mesleğe geçmeden önce, daha önce hâkimlik görevi yapıyormuş ya aynı zamanda hazine avukatlığı görevi yapıyormuş. Şimdi, bunlar mesleğe geçince bunların yeşil pasaport ihtiyacı yok. Türkiye Noterler Birliği diyor ki: "Bin tane notere yeşil pasaport verin." Bin tane notere değerli arkadaşlarım.

Şimdi, bin tane notere yeşil pasaport vermeyen bir Hükûmet, 100 bin tane avukata yeşil pasaport verebilir mi? Bana göre, Türkiye Barolar Birliği bu angajmanını geri alsın, bu talebini geri alsın. Bu bir ütopya, bu hayalin gerçekleşmesi mümkün değil değerli arkadaşlarım.

Şimdi, dünyanın her yerinde, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde -ki Avrupa Birliği ülkelerinde 40 bin noter var değerli arkadaşlarım- noterlerde gayrimenkul satışı yapılıyor, gayrimenkul satışları noterde yapılıyor. Miras hukukunda, özellikle Medeni Kanun'un kabulünden sonraki biliyorsunuz hem miras hukuku hem aile hukuku hem şahsın hukuku hem diğer hukuk çerçevesi içerisinde baktığınız zaman cumhuriyetin ilk yıllarında yeni bir düzenleme yapılmış ve gayrimenkul satışlarına ilişkin düzenlemeler tapu sicil dairelerinde yerine getiriliyor değerli arkadaşlarım ama gelinen noktada olması gereken şudur: Satışın iki aşaması var. Bunlardan bir tanesi sözleşme aşaması, diğer aşama tescil aşaması. Olması gereken -ki Avrupa Birliği ülkelerinde de böyle değerli arkadaşlarım- tescil aşaması tapu sicil müdürlüğünde yapılıyor ama olması gereken, sözleşme aşamasının da mutlaka hukuk ehli olan, hukuku bilen kişilerin önünde yapılması gerekir. Ne yazık ki buna ilişkin şey göz ardı ediliyor. Bugün satış işlemleri, gayrimenkul satış işlemleri noter dairelerinde gerçekleştirilmiyor. Bu konuda ciddi anlamda problemler var. Bakın veraset ilamlarına ilişkin bir düzenleme var değerli arkadaşlarım. 2011 yılından bugüne kadar veraset ilamlarını noterlere vermeye ilişkin yasal düzenlemeden sonra noterler 1 milyon 200 bin veraset ilamı verdiler. Dikkat edin rakama değerli arkadaşlarım. 2011 yılının ekim ayından bu tarafa doğru noterler tarafından verilen veraset ilamı sayısı 1 milyon 200 bin Sayın Bakan. Bir tek itiraz bile yok. Bu ne demektir? Demek ki noterler hukuk ehli olan kişiler sadece bir bilgisayar çıktısı alıp vermiyorlar Sayın Bakan. Aynı zamanda kendi hukuki formasyonlarını da ortaya koyuyorlar ve veraset ilamlarına ilişkin kendi hesaplamalarını yapıyorlar ve aksi ispat olana kadar geçerli belgeleri de gelip ilgilisine veriyorlar. Bugün vatandaşlarımız sulh hukuk mahkemelerine gitmiyor, noterlere geliyor. Ama gelinen düzenlemede ilginç bir olay var. Aldığımız duyumlara göre İçişleri Bakanlığı ve İçişleri Komisyonunda buna ilişkin veraset ilamlarının hiçbir sulh hukuk hâkimlerine de gerek kalmadan, noterlere de gerek kalmadan bir bilgisayar çıktısı şeklinde nüfus müdürlüklerinden alınacağına ilişkin bir hazırlık var. Bu, noter camiasında büyük bir faciaya yol açmıştır, büyük bir infiale yok açmıştır. Umarım bu bilgi bizde yanlış olur, umarım Noterler Birliğinin bana vermiş olduğu bu bilgi yanlış olur. Önümüzdeki maddede de geri kalan konuları konuşacağım.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)