Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:19
Tarih:26/11/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 655 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 4'üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Yüce Meclisin asli görevi yasa yapmak, kanun çıkarmaktır. Bu kanun, toplumun huzuru, milletin birlik ve beraberliği, devletin geleceği açısından çok önem arz etmektedir. Ancak gelin görün ki bugüne kadar çıkarılan yasaların şahsa yönelik, kesime yönelik, gruba yönelik veya bir siyasi partiye yönelik olarak düşünülmesi devlet geleneğimiz, millî birliğimiz ve toplumsal bütünlüğümüz açısından fevkalade tehdit edici olarak görülmektedir. Zira bugün kişiye özel çıkarılan yasaların yarın bir başkası için yeni bir kişiye özel yasa şeklinde değiştirilmesi bu Meclisin uygulamaları arasında sıradanlaşmış, olağan hâle gelmiştir. Burada şöyle bir hatırlatma yapmak istiyorum: Eğer gerçekten toplumsal bütünlüğümüz açısından bazı yasaların çıkarılması lazım gelecekse o zaman buna aceleye gerek yok, bekleyelim, sabredelim, önünü sonunu, enini boyunu değerlendirelim ve yasaları ona göre çıkaralım. On iki yıllık AKP iktidarı döneminde her gün yeni bir mevzuat değişikliği, her gün bir yasa değişikliği artık toplumsal olarak gına geldiğimiz bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bizim yüce dinimiz ve kültürel geleneklerimiz öncelikle işin başının Allah korkusu olduğunu bizlere telkin eder. Hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın, eğer insanlarda bu duyguyu telkin edemez, insanlara bu ruhu, bu şuuru temin edemezseniz çıkardığınız yasaların hiçbirisi bir anlam ifade etmez.

Yine, bizim geleneklerimizde, kendiniz için istemediğinizi başkası için isteme hakkınızın olmadığına vurgu yapılır ama gelin görün ki yine bu yüce Mecliste, birine olan husumet, birinin haklarını gasp veya birisini diğerleri arasında ayrıcalıklı bir konuma getirme hususu hep yasamayla gündeme getirilmiş ve yasalarla güvence hâline getirilmek istenmiş bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yine, bizim değerlerimiz içerisinde, sizin bir kavme olan kininiz veya hasmane tutumunuzun, onlara karşı adaletsizliğe sizi sevk etmemesi gerektiği öğretilir ama gelin görün ki biz öyle bir toplum hâline gelmişiz ki kin normal davranış hâline gelişmiş, başkalarına karşı tavır sıradanlaşmış ve bir şekilde bunu, bu yüce Meclisin kutsal çatısı altında yasalarla güvence altına almaya gayret etmişiz.

Şimdi size bir soru sormak isterim: Değerli milletvekilleri, on iki sene iktidarda olan bir AKP iktidarının, şu kadar süre geçmiş olmasına rağmen bu yasal düzenlemeleri yapmasına ne engel oldu da bugüne kadar kaldı? Vicdanınıza buradan çok şeyleri hatırlattığımı buradan bir kere daha hatırlatmak istiyorum. Ne değişti de hemen apar topar hâkimler, savcılar, yargıçlar veya Danıştay üyeleriyle alakalı olarak bir yasamaya ihtiyaç hissettik? Yoksa bir endişemiz, bir kaygımız, bir korkumuz mu var? Veya birilerini terbiye etme hususunda yüce Meclisin iradesini ipotek etmek veya bu masum milletin duygularını bu konuda istismar etmek gibi bir görev mi üstlendik? Bize yakışan, adaletin herkes için adilane olmasıdır. Aksi hâlde, adalet terazisinin şaşması demek, bugün çıkarılan yasaların yarın başkaları için de bir tehdit unsuru olacağını görmezden gelmememiz demektir.

Burada Sayın Bakanımız dün yapmış olduğu açıklamalarda, bütçe imkânları elvermediği için adalet kurumunda çalışan bazı gariplerin maddi olarak değerlendirilemeyeceğine dikkatlerimizi çekmişti. Peki, hâkim ve savcılar bir oy vermek, bir el kaldırmak için 1.155 lirayı hak ediyor da bu vatanın, bu milletin, bu devletin mensubu olmak gurur ve şuurunu yaşayanlar, o hâkim ve savcılara hizmet etmek durumunda kaldığı hâlde, bunların hakkını bu Meclisin dışında kim koruyacak? Ve soruyorum size: Bu milletten aldığımız bu güveni nasıl temin ve tesis edeceğiz?

Değerli milletvekilleri, biz burada adilane davranmadığımız sürece bu toplumun huzur ve sükununun olmayacağına dikkatlerinizi çekiyorum. Önce, adı "adalet" olanların adilane hükmetmesi lazım geldiğini söylüyor, hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)