Konu:Hâkimler Ve Savcılar Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:19
Tarih:26/11/2014


Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce özellikle bu kanuna ilişkin olarak görevde olmayan hâkimlere ilişkin bir problem var, onu anlatmak istiyorum. Emekli hâkimlere ilişkin bir düzenleme yok. Emekli hâkimler ne yazık ki birinci sınıfa ayrılmayanlar... Biraz önce -buradan adını da anayım- 28 yıl 7 ay görev yapan Süleyman Mustafaoğlu'yla görüştüm. 28 yıl 7 ay görev yapmış, birinci sınıfa ayrılmamış, 1'in 4'ünden emekli olmuş baypas ameliyatı geçirdiği için, 2.200 TL maaş alıyor değerli arkadaşlarım. Bir de avukatlık yaptığı için de maaşı kesiliyor, ciddi anlamda bir sorun var. Sayın Bakan da burada, Adalet Komisyonu Başkanıma da sesleniyorum: Bu konuda eğer bir düzenleme yaparsak... Emekli hâkimler bu paralelle alakalı oy da kullanamıyorlar, o konuda mağduriyetleri var ama sizin vicdanlarınıza bırakıyorum. Eğer bu konuda bir maaş düzenlemesi yaparsak sorunu gideririz diye düşünüyorum. Dün akşam Sayın Bakana da söyledim, burada bir kere daha tekrarlamak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, noterlere ilişkin düzenlemede ciddi anlamda sorunlar var. Buraya gelmeden evvel milletvekillerine baktım "Parlamentoda hukukçu olan kaç milletvekili var?" diye, 122 milletvekili var. Türkiye Büyük Millet Meclisi 122 milletvekilini tanımlarken hâkim diyor, savcı diyor, avukat diyor değerli arkadaşlarım. Parlamentoda bir tane noter yok. Hiç kimse hukuk fakültesine giriyorken de şunu demiyor: "Ben noter olacağım." diye hukuk fakültesine giren yok. Sanıyorum Sayın Bakan da aynı düşüncededir. Buradaki hukukçu milletvekillerinden hiçbir tanesi "Ben fakülteyi bitireceğim, noter olacağım." dememiştir değerli arkadaşlarım. Ama gelinen noktada hepimiz kaymakam oluyoruz, vali oluyoruz hâkim oluyoruz, savcı oluyoruz. Bir yandan da üvey evlat muamelesi görüyor noterlik mesleği. Avrupa'da öyle değil. Avrupa'da noterlik önleyici yargı hizmeti anlamında bir meslek grubu değerli arkadaşlarım. Ama biz ne yapıyoruz? Bir yandan da bunu elimizin tersiyle itiyoruz, öbür yandan da başka şeyler yapıyoruz. Bakın, 7'nci maddede getirilen düzenlemeyi düşündüm, bizim komisyon üyeleriyle de tartıştım "Acaba 7'nci maddedeki düzenlemenin esprisi nedir?" diye. Neydi 7'nci maddede getirilen düzenleme? Ben bunun noterlik mesleğiyle alakalı olduğunun altına imza atarım. Sayın Bakanla da akşam görüştüm. İdari mahkemelerdeki hâkimlerden beş yıl görev yapanlar, hukuk fakültelerini bitirmeyenler veya Cumhurbaşkanı tarafından Danıştaya atanan hukuk fakültesi mensubu olmayan kişilere ilişkin bir düzenleme getiriliyor. Diyorlar ki: "Efendim, bunlar hukuk fakültelerine sınavsız olarak girebilirler."

Değerli arkadaşlarım, buradan sesleniyorum bütün Türkiye'ye... Bir yandan noteri elimizin tersiyle itiyoruz, öbür taraftan da diyoruz ki yirmi yıl görev yapmış olan hâkimlere "Hukuk fakültesini bitirmemiş de olsan, sen üniversiteye sınavsız gir, hukuk fakültesinden diplomanı al, görevinin ilk yıllarında git mevcut mevzuata göre bir noterlik belgeni al. O noterlik belgenin şarap gibi kenara koy yıllansın. Aradan yirmi yıl geçsin, emekli olmadan evvel de gel 'Ben noterliğe geçeceğim.' de." Bunu kabul etmek mümkün değil değerli arkadaşlarım. Neden kabul etmek mümkün değil, bakın, bu düzenlemenin niye geldiğini tahmin ediyorum. İki üç maddede konuşmam var, ayrıntılarıyla anlatacağım. Bu düzenleme, muhtemelen, noter olmak isteyen hukuk fakültesi mezunu olmayan yargı mensuplarının lobi faaliyetinden dolayı geliyor değerli arkadaşlarım. Neden? Bakın, Türkiye'de 1771 noterlik var değerli arkadaşlarım, 1771 noterliğin içerisinde 589 tane yeşil pasaport taşıyan noter var. Bu ne demek? Demek ki bunlar emekli hâkimler veya -kamudan gelen çok azdır- hazine avukatlarıdır. Bunun dışında 923 tane yeşil pasaport taşımayan noter var. Bu ne demektir? Demek ki bu noterlerin yaklaşık üçte 1'ini aşkın bir kesim yüksek yargıdan geliyor değerli arkadaşlarım. Eğer, siz, hukuk fakültesini bitirmemişseniz, hukuk fakültesine ilişkin probleminiz varsa ne yapmanız gerekiyor? İşte, bu tip dayatmalar getirmeniz gerekiyor. Buradan sesleniyorum, dün Sayın Bakana da söyledim: Eğer Anayasa'da bize öğretilen bir eşitlik ilkesi varsa, böyle bir kural varsa, değerli arkadaşlarım, yarın bir gün bu, Anayasa Mahkemesine gittiği zaman "Bir kişi üniversite sınavına girmeden üniversiteyi kazanır." diye bir istisnayı hangi Anayasa kuralına dayanarak Türkiye'nin önüne getirebiliriz değerli arkadaşlarım. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Asla bu şekildeki bir düzenlemeyi kabul etmiyoruz.

Ben buraya gelmeden evvel avukatlık yaptığım yıllarda şunu görürdüm değerli arkadaşlarım, bize şunu derlerdi: "'Kanun koyucu' diye bir terminoloji var, çok ulvi bir güç var." Ben de bu kanun koyucuyu bir şey zannederdim. Derdim ki: "Nedir efendim?" "Kanun koyucu böyle yapıyor." diye... Avukatlar, hâkimler, meslektaşların derlerdi ki: "Kanun koyucu böyle bir düzenleme yapıyor." Burada şunu öğrendim: Kanun koyucu diye bir şey yokmuş arkadaşlar. Yandan bir tane önerge geliyor diyorlar ki: "Şunu, şunu, şunu yapın." El kaldırıyoruz "Kabul edenler...Etmeyenler..." diye. Bugün yargılama görevinde bulanan bütün hâkimlere, bütün savcı arkadaşlarıma, bütün meslektaşlarıma, avukatlara buradan sesleniyorum: Yarın bir gün uygulamada bir şeyle karşılaştığınız zaman kanun koyucu böyle istiyor filan demeyin. Kanun koyucu sanal bir kavrammış arkadaşlar, "kanun koyucu" diye bir şey yokmuş. Ben, bunu, Parlamentoda gördüm. Bu anlamda bu değerlendirmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Noterlerin sorunları var mı? Var. 2 tane maddede konuşmam var, o ciddi sorunları da "Parlamento boyutunda neler halledilmesi gerekir, noterlik mesleğiyle alakalı sorunlar nedir?" onları tek tek, somut örnekleriyle beraber Yüce Parlamentonun ve sizlerin huzurlarına sunacağım.

Bu maddede bu şekilde söz aldım.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)