Konu:İstanbul Tahkim Merkezi Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:5
Birleşim:16
Tarih:19/11/2014


İstanbul Tahkim Merkezi Kanunu Tasarısı
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; güya, hukuk sistemimizi güçlendirmek üzere bir tahkim merkezi kurmak istiyoruz ama yine hukuk sistemimizi bir olay üzerinden tartışıp sonuçta bu tahkim merkezinin faydalı olup olmayacağını anlatmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, sene 1998, halkın bankası, kamuya ait Halk Bankası bir kredi kullandırıyor MEKSAN Anonim Şirketine, 5 milyon 900 bin dolarlık bir kredi kullandırıyor. Firma zora giriyor, 21/6/2000 tarihinde yapılandırma yapılıyor ve 6 milyon lirayla takibe başlanıyor. Bundan yaklaşık on beş yıl önce Halk Bankasının 6 milyon liralık bir alacağı var, bu alacağın karşısında da İstanbul'un en büyük arsası, Pendik Ballıca köyünde 5 milyon metrekarelik bir arsa var, paha biçilmez bir arsa var. Ve aynı zamanda bu kredinin bir de kefili var, SİNPAŞ Anonim Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik.

Şimdi, bu olaylara bir bakalım. Sonra MEKSAN Şirketi 14/7/2009 tarihinde iflas ediyor ve Halk Bankası bu MEKSAN Anonim Şirketine bugünkü parayla 137 trilyon lira bir ödeme emri gönderiyor. Ondan sonra anlaşılmaz bir şekilde ikinci bir ödeme emri gidiyor, 137 trilyon liralık borç 51 trilyona indiriliyor. Ve sonra Halkbank İstanbul'un en güzel yerinde 5 milyon metrekare teminatı olan ve çok saygın ve güçlü bir iş adamının kefili olduğu bu krediyi, hiçbir ihale yapmadan, kimseye sormadan 15 milyon dolara yani o günkü parayla 22-23 milyon liraya Akabe Şirketine devrediyor. Bu Akabe Şirketinin ortakları çok enteresan. Topbaş soy isimli iş adamı var, Abdullah Tivnikli var, Yönetim Kurulu içerisinde, eski siyasetçilere yakın bir kardeşi var, üst düzey siyasetçilerden birine ve bu Akabe Şirketi, hiçbir rekabet olmadan, Halk Bankasının ilk ödeme emri olan 137 trilyonluk alacağını 22 trilyon liraya devralıyor.

Peki daha sonra ne oluyor? Asıl bundan sonra iş başlıyor. İstanbul'un en kıymetli arsası bu kredinin teminatıydı ya, bu teminatlı arsa satışa çıkarılıyor. Yalnız, satışa çıkarılırken, açık ihale usulüyle satışa çıkarılması gereken bu arsa pazarlık usulü satışa çıkarılıyor ve bu satışa sadece bir firma teklif veriyor. Firmanın adı Güven Enerji. Güven Enerjinin ilginçliği nereden geliyor? 5 bin lira sermayeli bir şirket, 40 milyon liralık teminatı yine bu şahıslara ait olan finans kurumundan alıyor ve Güven Enerji ile Akabe Şirketi aynı adreste faaliyet gösteriyor. Güven Enerjinin ortakları, Akabe Şirketinin ortaklarının çalışanları ve Güven Enerji Şirketi 120 milyon liralık bu arsayı -ki bunun değerinin minimum 500-600 trilyon olduğuna yönelik düzenlenmiş raporlar da var- 120 milyon 2 bin liraya alıyor değerli arkadaşlar. Ve işlemlerin tamamına baktığınızda ne oluyor? Halk Bankası ilk ödeme emriyle 137 milyon lira alacağım var dediği arsayı ve karşısında çok güçlü teminatlar olan arsayı yok fiyatına, 22 trilyon liraya bu şirkete devrediyor ve bu şirket, İstanbul'un en güzel arsasını, rekabetçi olmayan yöntemlerle 120 milyon liraya ele geçiriyor.

Sonuçta baktığınızda, Halk Bankası 110 milyon lira bu işlemden zarar ederken işlemi düzenleyenler bu işten hem İstanbul'un en kupon arsasını en ucuz fiyata kapatıyorlar hem de Halk Bankasını 110 milyon lira zarara sokuyorlar.

Şimdi, bunu niye anlattım biliyor musunuz? Burada kullandığım delillerin hepsi burada, istediğinizde teslim edebilirim. Kullandığım delillerde en ufak bir "tape" yok, polis dinlemesi yok. Ben bunu bu Mecliste bir yıl önce anlattım. Bu, 17 ve 25 Aralıkta soruşturma konusu edilmiş bir yolsuzluk iddiası değerli arkadaşlar. Ama ne oldu? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı... Mahkemeye dahi götürmeden, 17 ve 25 Aralık dosyaları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında kapatıldı.

Şimdi, hiç hâkim görmeden, bu kadar delilli ve ciddi iddialar varken, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin, hatta dünya tarihinin en büyük yolsuzluk iddiası kapatılıyorsa sizin getirdiğiniz tahkim yasası sadece aldatmacadır. Bu hukuk sistemini tahkimle düzeltemezsiniz. Sizlere tavsiyem şudur: Bu dosya kapanmayacak, gerçekten kapanmayacak. Şimdiden bunu bağımsız yargıya götürün. Size darbe mi yapılmış, bunu bilmiyoruz ama bildiğimiz şey var, bu iddialar çok ciddi ve bu iddiaların yargılanması gerekiyor.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)