Konu:Ülkemizde Ve Çevremizde Son Günlerde Yaşanan Olaylara İlişkin
Yasama Yılı:5
Birleşim:12
Tarih:11/11/2014


Ülkemizde ve çevremizde son günlerde yaşanan olaylara ilişkin
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Türk milletinin aziz milletvekilleri, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, beslenen terörden mağdur olmuş, rahmet-i Rahman'a kavuşmuş, Hakk'a yürümüş bütün polislerimize, askerlerimize -insan ürünü hataların, bir imtihan sonucu ödenen canların- Soma'da, Ermenek'te yaşanan acı facialar sonrası hayatını kaybetmiş bütün kardeşlerimize; trafik kazalarında kendilerini yitirmiş olan ve bir şekilde rahmet-i Rahman'a kavuşmuş olan bütün rahmet-i Rahman'a kavuşanlara rahmet, minnet duygularımı arz ediyor, kederli ailelerine sağlık, başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Şûra Suresi'nde Cenab-ı Hak insanın başına gelen musibetlerin kendi elleriyle olduklarını bizlere ifade buyurur. Şu anda ülkemizde birtakım maden kazaları oluyorsa ve insanlar şu veya bu şekilde hayatlarını kaybediyorsa bu olaylara vesile olanların kendilerini bir vicdan terazisinde tartmaları, bu konuda sorumluluk sahibi olup olmadıklarının muhakeme ve muhasebesini yapmaları lazım gelir.

Yine, aynı şekilde terörle ilgili olarak bu yüce Meclisin çatısı altında çıkarılan yasalardan kaynaklanan sebeplerle vatanını, milletini, devletini bölmeye çalışan, bu devletin askerini öldürüp polisini sokak ortasında şehit eden ve devletin yok olduğu mesajını vererek şehitleri sokak ortasında saatlerce durmaya mahkûm edenlerini kınıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türk milletinin bir milletvekili olarak yaşanagelen olaylardan acı ve ızdırap duyuyorum. Acaba sizler de bir vicdan azabı çekiyor ve bu olaylar karşısında vicdanınızın rahat olup olmadığını sorgulayabiliyor musunuz?

"Açılım" dediniz, "çözüm" dediniz, PKK'yı beslediniz ve neticede bugün Cizre'de sokağa çıkılamıyor, Silopi'de sokağa çıkılamıyor, Yüksekova'da sokağa çıkılamıyor ve siz kalkıp sorumlular olarak "Biz devleti yönetiyoruz." diyebiliyorsunuz. Yazıklar olsun böyle devlet yönetimine ve yazıklar olsun devleti yönettik iddiasıyla bölünmesine vesile olanlara.

Değerli milletvekilleri, Şırnak'ta olan olaylardan vicdanınız rahat mı? Cizre'de olan olaylardan vicdanınız rahat mı? Yüksekova'da, Bingöl'de yaşananlardan vicdanınız rahat mı? Hangi vicdan sahibisiniz? Bu vicdan neye göre size sorumluluk yüklüyor ve bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız bunun takdirini yapın.

Cenab-ı Hak Rûm Suresi'nin 41'inci ayetinde yeryüzünde yaşanagelen felaketlerin insan elleriyle olduğuna dikkatlerimizi çeker. O zaman, PKK'lıların bir şekilde peşmerge elbisesi giyerek Ayn El Arap'a Türkiye sınırlarını geçerek gitmesinden dolayı vicdan azabı çekiyor, kendinizi bu noktada sorumlu hissediyor musunuz? Suriye'de yaşanan olaylardan, orada akan kardeş kanından, Müslüman'ın Müslüman'ı öldürmesinden, İslam medeniyetinin tahrip olmasından ve Müslümanların hâk ile yeksan olmasından vicdanen rahatsız olmuyor musunuz? Kudüs'ü İsrail'in alçakça işgalinden, Beytü'l-Makdis'in ayaklar altına alınmasından ve netice itibarıyla dünyayı idare ediyoruz duygusallığıyla bu millete bir şekilde müsekkin yutturmaktan dolayı vicdanen rahatsız olmuyor musunuz?

Değerli milletvekilleri ve yüce Türk milleti, size sesleniyorum: Bu vatan bize emanettir, bu değer bize emanettir. Asırlardır bu vatan üzerinde emelleri olan Haçlıların bir hayal uğruna hilali parça parça etmesine göz yumanlar, bir hayal uğruna onların imkânlarını bu milletin, bu Müslümanların başına musallat edenler acaba vicdan azabı çekmiyorlar mı?

Sizi vicdanlarınızla baş başa bırakıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)