Konu:Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:05/11/2014


Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kanunu'nda değişiklikle ilgili, üniversite ve yüksekokullardaki personelin, öğretim görevlilerinin, araştırma görevlerinin maaşlarını, mali durumlarını iyileştirme adına getirilen bu teklifin 1'inci maddesinde verdiğim önerge üzerine görüşlerimi arz edeceğim. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Anadolu'nun her tarafına yayılan, neredeyse her ilde -bazılarında birkaç tane- olan üniversitelerimiz Millî Eğitim Bakanlığı çatısı altında artık yönetilemeyecek bir boyuta ulaştı. Millî Eğitim Bakanlığı ortaöğretim, ilköğretim, genel eğitim üzerinde, örgün ve yaygın eğitim üzerinde faaliyetlerini sürdürürken artık YÖK çatısı altında üniversitelerin yönetilemeyeceği, öğretim görevlilerinin sorunlarının, üniversitelerin yapılarının, üniversite öğrencilerinin ihtiyaçlarının... "Yükseköğretim bakanlığı" adı altında bir bakanlık şekline dönüştürülmesi gerekmektedir. Ancak o çatı altında bunlara çözüm bulunabilinir. 725 lira ile 835 lira arasında öğretim görevlilerine bir destek veriliyor. Bu destek görevdeyken alınıyor, emekliliklerine yansımıyor. Takdirlerinize sunarım. Bugün Anadolu'nun en ücra yerlerindeki üniversitelerde eleştirileri görüyoruz. Üniversitelerimiz "Bir müdür, bir mühür." anlayışıyla, ekonomik çıkarlar düşüncesiyle "Eğitimin seviyesi, boyutu artsın." diyerek yapılan, açılan üniversiteler maalesef değil. İşte eğitimde dünya sıralamalarında geldiğimiz nokta ortada. Bunun kalitesinin artması için öğretim görevlisinin ekonomik düşüncesini geride bırakması gerekmektedir. Kendisinin araştırma yapabilecek imkânlara sahip olması gerekir. Türkiye'de üniversite hocalarının durumlarını iyileştirirken ortaöğretimde, ilköğretimde görev yapan öğretmenlerimizin durumları çok mu daha iyi? Onlar da çok zor durumdalar. Ancak bugünkü konumuz yükseköğretimdeki bu iyileştirme olduğu için, uzun zamandan beri haklarında, durumlarında iyileştirme yapılmayan, özlük haklarında birçok sıkıntılar çeken, eş durumu tayinleri bir türlü yapılmayan, farklı üniversitelerde talepleri, kabulleri gerçekleşmeyen, aile birliği sağlanamayan birçok görevli buna çözüm bulamamakta. Bütün bunların gerçekleşmesi adına devletin, devleti yönetenlerin ülkenin gerçekleri doğrultusunda hareket ederek bunları çözmesi gerekir. "Türkiye büyük ülke, imkânları çok büyük." deniyor ama bu büyük ülkenin imkânları öğretim görevlilerine, öğrencilere, Anadolu'daki üniversitelere maalesef gitmiyor.

İşte, kazalarda hayatlarını kaybeden, maden kazalarında ömürlerini kaybeden insanlarımız hakkında bahsederken imkânsızlıklardan bahsediliyor. Oysaki ülkenin kaynaklarını biraz hovardaca harcayan şu bakanlıkların şatafatlarına bakıyorum, aldıkları arabalara bakıyorum, arabaların fiyatlarına bakıyorum, dünyanın neredeyse hiçbir ülkesinde böyle bir şatafat yoktur. İngiltere'yle kıyaslayın, Almanya'yla kıyaslayın, resmî araç sayısı itibarıyla dünyada Türkiye en ön sırada. Sayın Cumhurbaşkanı yemine bir geldi, Mercedeslerini sayamadım. Böylesine bir sayı içerisinde şunu ifade etmek istiyorum: Muaviye bir saray yapmış, çok muazzam bir saray, hırsının, ihtirasının kalesi. Ebuzer'e sormuş, nasıl beğendin mi sarayımı? "Vallahi kendi paranla yaptıysan israftır, milletin parasıyla yaptıysan haramdır." demiş.

Saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)