Konu:Türkiye Cumhuriyeti İle İran İslam Cumhuriyeti Arasında Tercihli Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Yasama Yılı:4
Birleşim:139
Tarih:10/09/2014


TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ARASINDA TERCİHLİ TİCARET ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, uluslararası anlaşmalar bizim Anayasa'mıza göre, kanunun üstünde, Anayasa seviyesinde. Uluslararası anlaşmalar, eğer kanunlara aykırı olursa uluslararası anlaşmalar uygulanıyor ve buna karşı da Anayasa Mahkemesine de dava açılmıyor. Onun için, uluslararası anlaşmaların çok iyi incelenmesi lazım ve ona göre çıkması lazım. Ama, maalesef bu, bizim Türkiye'de çok ciddi bir şekilde incelenmiyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, dün, sabah saat beş buçuğa kadar çalıştık, evvelsi gün, saat dörde kadar çalıştık. Daha önce, biz bu Mecliste sabahleyin saat üçe kadar konuşurken güya bu torba kanun çıkıyordu fakat birdenbire bir emir geldi, "Hemen Meclisi tatile sokun." dediniz. Şimdi de onun üzerine şu yayıldı: "Efendim, muhalefet partileri atama bekleyen öğretmenlerin atanmasını engelliyor." Dolayısıyla, öğretmenler de bunu doğru bildiler. Hâlbuki yalan.

Şimdi, bu torba kanunu çıktı dün. Ne getirdiniz bu torba kanunla? Bu torba kanun, bana göre iki tane önemli şey yani atama bekleyen öğretmenlere 40 bin kadro verildi, bir de Soma'daki işte o kazada hayatını kaybeden insanların ailelerine getirilen yardım dışında bir şey getirmedi.

Bakın, yargı yetkisini kaldırdı. Kamu hizmeti görevlilerinin yargıya müracaatı hâlinde yürütmenin durdurulması kararını yasakladınız, kararın uygulanmasını iki sene sonraya attınız; o da karar uygulanmıyor. Ayrıca ne yaptınız? Büyük vergi cezalarını affettiniz, vergi davalarını. Ne yaptınız?

Bakın, inci, elmas, mücevherattan ÖTV'yi kaldırdınız. Niye kaldırıyorsunuz bunları biliyor musunuz? Sizin adamlarınız bununla uğraşıyor. Yani sizin işiniz işçinin, memurun lehine kanun çıkartmak değil, daima zenginin, daima devletin neresinde bir kaynak varsa, nerede bir zenginlik varsa onlara hemen el atıp ve ondan sonra onu kendi cebinize aktarıyorsunuz.

Yahu, şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, bir memlekette hukuk olmazsa o memleket ayakta kalır mı? Şimdi, Ahmet Davutoğlu Konya'da konuşuyor, "Bundan sonra Cumhurbaşkanları ve Başbakanlar mahkemeye hesap veremez." diyor. "Vermez" diyor, "veremez" değil, "vermez" diyor. "Onlar ancak millete ve Allah'a hesap verirler." diyor. Böyle bir saçma mantık olur mu arkadaşlar? Yani adam hırsızlık yapacak... Kim olursa olsun, yani Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların hırsızlık yapma, talan yapma, yolsuzluk yapma imtiyazı mı var? Yani bütün bunlar söylenecek laflar değildir. Yani ağzından çıkan...

AHMET YENİ (Samsun) - Uydurma, uydurma...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Cümleyi yanlış okumuşsun.

AHMET YENİ (Samsun) - Öyle bir şey söylemedi.

KAMER GENÇ (Devamla) - Siz herhâlde okumamışsınız.

Dolayısıyla, bakın, sayın milletvekilleri, getirdiğiniz bu torba kanunla Türkiye'de aynı zamanda mahkemelerde çıkan kararların uygulanmasını ortadan kaldırdınız. Ya, mahkeme bir karar vermişse bu mahkemenin verdiği kararı nasıl ortadan kaldırıyorsunuz? Ortada mahkeme kararının uygulanmasını istemediğiniz... Bakın, işte, Cengiz İnşaata, Konya'da, Seydişehir'de 8,5 milyar dolara mal olan bir tesisi siz getirdiniz ona 370 milyon dolara verdiniz. Bu Cengiz İnşaat kim biliyor musunuz? Tayyip Erdoğan İstanbul Belediye Başkanıyken kendi köyü olan Potomya'da kendisine saray yapan adam.

AHMET YENİ (Samsun) - Yalan! Yalan konuşuyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla) - Düşünebilir musunuz? Saray yapan adam. Tabii, hâlâ onun bedelini ödüyor ve devletin... Bakın, buna 3 milyar euro civarında inşaatlar verdiniz, hızlı tren inşaatlarını verdiniz. Efendim, Bodrum'da devletin en kıymetli arazilerini verdiniz, 1 milyar dolarlık bir koyu getirdiniz 150 milyon dolara verdiniz ve hemen arkasından da Ziraat Bankasından bu kişiye 180 milyon dolar kredi verdiniz. Bakın, evinde ayakkabı kutusunda para yakalanan Halk Bankası Genel Müdürü bir kişiye 575 milyon dolar kredi veriyor ve kredi batıyor. O kredi karşılığında aldığı arazilerin bir kısmı hazine arazisi çıkıyor. Arkadaşlar, bu kişi 575 milyon dolar krediyi birisine veriyorsa...

CUMA İÇTEN (Diyarbakır) - At bakalım.

KAMER GENÇ (Devamla) - ...ve bu hazine arazisini teminat gösteriyorsa bu krediyi alan kişinin arkasında Başbakan, bakan yahut da AKP'nin iktidar gücü olmasa böyle bir kredi verir mi? Sizin yaptıklarınızı şimdiye kadar akıl mantık kabul etmiyor, vicdan kabul etmiyor, Allah korkusu içinde olan insanların hiçbirisi kabul etmiyor. Şimdi bu kanuna bakın...

Soruyoruz yahu, şimdi en önemli olay yurt meselesi, gençlerimiz dışarıda kalmış, cevap vermiyorsunuz. Efendim "Karayollarında çalışan işçiler taşeron sistemiyle çalışamaz." diye Danıştay karar vermiş üç senedir Danıştay kararını uygulamıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Süreniz bitti.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ne yapıyorsunuz kardeşim? Dağdakiler bile kanunlara uyuyor ya.

Hepinize saygılar sunuyorum.