Konu:Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Eki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Ve The Trans Anatolian Gas Pipeline Company B. V. Arasında Trans- Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Sistemi Hakkında Ev Sahibi Hükümet Anlaşmasına İlişkin Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Yasama Yılı:4
Birleşim:139
Tarih:10/09/2014


TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AZERBAYCAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TRANS ANADOLU DOĞAL GAZ BORU HATTI SİSTEMİNE İLİŞKİN HÜKÜMETLERARASI ANLAŞMANIN EKİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE THE TRANS ANATOLİAN GAS PİPELİNE COMPANY B. V. ARASINDA TRANS- ANADOLU DOĞAL GAZ BORU HATTI SİSTEMİ HAKKINDA EV SAHİBİ HÜKÜMET ANLAŞMASINA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİĞİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Baştan söyleyeyim, biz, Türkiye Cumhuriyeti devletimiz ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasında imzalanan bu anlaşmayı destekliyoruz, uygun buluyoruz ve olumlu oy vereceğiz.

Azerbaycan, can Azerbaycan, hakikaten Türkiye'nin başka bir ülkeye benzemeyen bir şekilde dostu, aslında aynı millet -Rahmetli Aliyev'in dediği gibi- iki ayrı devlet. Bu sadece söylem değil değerli arkadaşlar, Azerbaycan, Türkiye'nin aynı zamanda Kafkasya'daki, Orta Asya'daki çıkarları açısından da stratejik konuma sahip bir ülkedir. Yani Azerbaycan ile -Allah korusun- Türkiye'nin arası açılırsa, ilişkiler bozulursa, Türkiye'nin Türk dünyasıyla, Orta Asya'yla ve Kafkasya'yla ilişkisi kesilir demektir. Bu kadar kritik bir ülkedir ve bizim için şu anda dünyada eşi benzeri görülmeyen yakınlıkta bir ülkedir.

Bu yüzden, Azerbaycan ile ülkemiz arasında bu tür stratejik enerji anlaşmalarının, yine Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi gibi ulaşım projelerinin, yine Aliağa'da yapılacak rafineri anlaşması gibi çok önemli anlaşmaların karşılıklı her iki ülkenin yararına olduğunu ve daha çok, ilişkilerimizi daha girift, daha samimi bir hâle getirdiklerine inanıyoruz. İnanıyoruz, onun için de Azerbaycan'ı incitmememiz, can Azerbaycan'ı küstürmememiz gerekiyor.

Azerbaycan'ın şu anda en önemli sorunu, biliyorsunuz, işgal edilen topraklar ve Yukarı Karabağ sorunudur. Bu meselede Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti sakın ha bir hata yapmasın. Yani tamam, biz kimseyle düşman değiliz, Ermenistan da komşumuzdur, Ermeni halkıyla da bir düşmanlığımız yoktur, elbette ki herkesle dost olacağız ama onları memnun edebilmek adına Azerbaycan'ı kaybedersek, bu, Türkiye açısından, aslında ülkemizin çıkarları açısından, pragmatik dahi düşünseniz, uygun bir olay değildir.

O nedenle, umarım Hükûmet samimidir. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti "Geçmişten beri gelen, Karabağ ve Azerbaycan'ın beşte 1 toprağı işgal edildiği günden beri devam edegelen bu sorun çözülmeden Ermenilerle ilişkiler normalleşmeyecek." yöndeki politikayı sürdürür, oradan sapmaz. Yani Batı'nın, Amerika'nın, onun bunun isteğiyle Ermenistan'la ilişki kurulup da Azerbaycan küstürülürse aslında Türkiye kaybeder. Ermenistan'ın dostluğu bize yetmez. Bunu buradan uyarıyorum.

İkinci bir konu değerli arkadaşlar, Azerbaycan'ın dini, mezhebi kendisine yeter. Sakın ha -yine uyarıyorum, bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı ve milletvekili olarak uyarıyorum- Türkiye oraya din ve mezhep ihraç etmeye kalkmasın. Tekrar söylüyorum, Azerbaycan'ın dini, mezhebi kendisine yeter, oraya herhangi bir mezhep ihracına kalkmasın çünkü o yönde belirtiler var. Türkiye Hükûmeti bu mezhepçi politikadan artık vazgeçsin. Daha önce de Irak'la ilgili konuşurken hep Başbakanın mezhebi ön plana çıkıyordu. Irakta yeniden bir hükûmet kuruldu biliyorsunuz. Özellikle Sayın Enerji Bakanımızla daha önce konuşmuştum, hiçbir ülkenin başbakanı konuşulurken onun mezhebinden bahsedilmez ama siz hep Irak'tan bahsederken "Şii Maliki" diyorsunuz, bundan vazgeçin. Şimdiden tekrar bir uyarı görevimi yapayım. Haydar El İbadi başkanlığında bir hükûmet kuruldu. O Hükûmetin Dışişleri Bakanı da eski Başbakan, dostumuz Sayın İbrahim Caferi'dir. Bu vesileyle de ben kutluyorum buradan, Irak Hükûmetine başarılar diliyorum. Umarım, Sayın Bakanım, buna da, Haydar El İbadi'ye de yarın "Şii Haydar" demezsiniz. Lütfen bu politikadan vazgeçin.

Azerbaycan'la ilgili, orada Suudi Arabistan'la ortak olarak ülkemizin Sünni grupları destekleyip büyütmek amaçlı bazı projeler içinde olduğu yönünde bazı bilgiler var; hatta Selefi, Vahabi grupları da desteklediği yönünde. Nitekim, daha önce, biliyorsunuz, Şehitler Hıyabanı'nda Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından yapılan camide bu Selefi gruplar örgütlenmeye başladıkları için ve orada bir patlama meydana geldiği için o cami de ibadete kapatıldı. Bu tür işlerden aman ha uzak durun, bu bir felaket olur.

Azerbaycan'a, Kafkasya'ya mezhep ihracına kalkarsanız, orada mezhepsel çatışmaları körüklemeye kalkarsanız bu sadece Kafkasya'yı değil, Türkiye'yi de birinci derecede ilgilendirir. Niçin diyorum? Çünkü Azerbaycan'dan da ciddi anlamda Suriye'ye, şu anda IŞİD saflarına giden, çatışan, gözü dönmüş katiller vardır. Biz oradaki dostlarımızla konuştuğumuz zaman, Azerbaycan Hükûmetinin bu Selefi, Vahabi örgütlere kesin olarak karşı olduğu ama ne yazık ki Türkiye uzantılı bazı kişilerin bunların örgütlenmesine destek verdiği yönünde, Sayın Bakanım, bilgiler geliyor. Bu ciddi bir olaydır, o konulara girmeyin.

İki: IŞİD artık geldi, sınırımıza dayandı. Irak'ta da yeni bir hükûmet kuruldu. Yeni hükûmetle ilişkileri sıcak tutmak istiyorsanız -ülkemizin çıkarı açısından zorunludur- burada beslediğiniz Tarık Haşimi'yi, bizim konsolosluk görevlilerini rehin alan, Musul'u işgal eden IŞİD'i ilk tebrik eden Tarık Haşimi'yi bir an önce gönderin bu ülkeden, defolsun gitsin, nereye giderse gitsin ki bu adam Irak'ta idama mahkûm edilen bir adamdır. Eğer yeni bir sayfa açmak istiyorsanız Tarık Haşimi'yle ve eski Saddam kalıntılarıyla da ilişkilerinizi yeniden bir gözden geçirin diyorum.

Azerbaycan -bilmeyenleriniz bilsin- Şah Hatayi'nin ülkesidir. Dolayısıyla, Yavuz köprüsü koyarken üçüncü köprünün adını sadece Türkiye'deki Alevi, Caferi, Şii'yi değil, aynı zamanda Azerbaycan'ı da kırdığınızı unutmayın. Onun için, o köprünün önümüzdeki mayıs ayında açılması planlanıyor, efendim, bu geldiğimiz noktada konjonktüre uygun, daha düzgün bir isim bulun o köprüye de diyorum.

Elbette ki bu anlaşmayla ülkemiz Şahdeniz'deki projelere ortak oluyor, Şahdeniz'den çıkacak doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakledilmesi Türkiye'yi enerji açısından da stratejik bir orta vana ülkesi yapmaktadır, ülkemizin faydasınadır, Azerbaycan'ın faydasınadır; bunu destekliyoruz, bu anlaşmayı biz destekliyoruz.

Burada bir başka konu var. Azerbaycan'daki bazı Türk okulları SOCAR'a devredildi. Orayla ilgili de Hükûmetinizin geçmişten beri on iki yıldır ittifak kurduğu, paralel yapı diyerek bugün düşman ilan ettiğiniz cemaatin okullarının Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin baskısıyla SOCAR'a devredildiği yönünde bazı iddialar var. Bu işlere karışmayın, ülkemizin çıkarına bakın, Türkiye'nin geleceğine bakın, biz de muhalefet olarak yanınızda duralım diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)