Konu:İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:24/07/2014


İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

75'inci maddede verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında bu torba yasanın en önemli maddelerinden biri 75'inci madde, bir vergi affı. Her ne kadar Sayın Hükûmet ile Sayın Bakan bunun bir af olmadığını söylüyorsa da teknik anlamda kamu eğer bir alacağından vazgeçiyorsa bu aftır. Bunu nasıl yapılandırırsanız yapılandırın, bunlar için hangi kelimeleri kullanırsanız kullanın aslında biz burada bir aftan söz ediyoruz. Yaklaşık 8,5 milyon mükellefi ilgilendiren ve 67 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşan bir vergi yapılandırmasından, bir vergi affından söz ediyoruz. Dolayısıyla, bunun bir defa af olduğunu tespit edelim.

Şimdi, değerli milletvekilleri, ortada aslında bir sorun var. Daha doğrusu, kısa sürelerle vergilerin sürekli yeniden yapılandırılması ya da vergi affı gibi birtakım düzenlemelerin Parlamentonun önüne geliyor olması iktisadi anlamda bir problem olduğu anlamına geliyor, Türkiye'de her şeyin aslında güllük gülistanlık olmadığı anlamına geliyor, insanların bir kısmının ödeme güçlüğüyle karşı karşıya olduğu anlamına geliyor. Bir defa bunları kabul etme zorunluluğuyla karşı karşıyayız. Eğer insanlar durup dururken "Ya, yeter, ben artık bu devlete vergi vermek istemiyorum." demiyorsa, böyle bir ruh hâli içinde değilse, vergilerini ödemek istedikleri hâlde ödemiyorlarsa o zaman ortada bir problem olduğu anlamına geliyor; İktisaden, ekonomik olarak ödeme gücüne ilişkin bir problem olduğu anlamına geliyor. AKP hükûmetleri dönemi boyunca, sayısını şu an hatırlayamadığımız, defalarca buna benzer düzenlemeler oldu. Yanılmıyorsak, en son 2008-2009 yıllarında buna benzer düzenlemelerle karşı karşıya kaldık.

Şimdi, burada tabii şunu sorgulamak gerekiyor: Tamam, vergilerini ödemeyen vatandaşlara bir kolaylık getirelim, onların vergilerini yeniden yapılandıralım, takside bağlayalım ama vergilerini zamanında ve düzgün bir biçimde ödeyen vatandaşların suçu ne? Biz bunu öngörerek, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, vergilerini zamanında ödeyen insanlarda, mükelleflerde 5 puanlık bir vergi indirimini önerdik ancak AKP'nin oylarıyla reddedildi. Dolayısıyla, burada bir çiftçe standart yaratmayalım. İnsanlar vaktizamanında vergilerini ödüyorlarsa, onları da koruyalım, onların bu davranışlarını da yüceltelim, onları da ödüllendirelim. Dolayısıyla, onlara da bir güzellik yapalım amiyane tabiriyle. Ancak bu konuyla ilgili önergemizin reddedildiğini belirtmek isteriz. Esasen buna ilişkin düzenlemelerin de palyatif düzenlemeler olduğunu, sorunu kesin çözen düzenlemeler olmadığını da belirtmemiz gerekir, söylememiz gerekir.

Bakın, on iki yıldır iktidardasınız, doksan yıllık cumhuriyet tarihi boyunca on iki yıllık iktidar ve tek başına istikrarlı bir iktidar hiç azımsanacak bir süreç değil. Türkiye'nin vergi sisteminin çok daha radikal, çok daha yapısal problemleri var. Mesela, ben merak ediyorum, Sayın Hükûmet ve Sayın Başbakan niçin Türkiye'de doğrudan bir vergi reformu yapmayı düşünmüyor? Neden bununla ilgili bir çaba içinde değiliz? Bakınız, bugün Türkiye'de vergi sistemi tutturabildiğinden, yakalayabildiğinden vergi alıyor. Her benzin istasyonu bir vergi dairesi gibi çalışıyor. Bugün Türk vergi sisteminde vergilerin yüzde 70'ini harcamalardan yani dolaylı vergilerden alıyoruz. Dolaylı vergiler, esasen satın alma gücünü kavramayan, gayriadil vergilerdir. Örneğin; sigaranın üzerine 1 lira vergi koydunuz. O 1 lirayı, o sigarayı siz de alsanız aynı vergiyi ödeyeceksiniz, işçi de alsa aynı vergiyi ödeyecek, bir iş adamı da alsa aynı vergiyi ödeyecek. Oysa o 1 liranın işçinin bütçesi içindeki yükü ile o iş adamının bütçesi içindeki değeri aynı değil. Dolayısıyla, dolaylı vergiler satın alma gücünü kavramayan, adil olmayan vergiler. Bu yüzden, çağdaş vergi sistemleri doğrudan vergi sistemleri üzerine dayanır. Avrupa'da örneğin; vergi sistemlerinin yüzde 60'ı doğrudan, ancak yüzde 40'ı tamamlayıcı bir biçimde dolaylı vergilerden oluşur. Ancak bizdeki vergi sistemi bunun tam tersi. Bizim vergilerimizin yüzde 70'i dolaylı vergilerden oluşuyor, ancak yüzde 30'u doğrudan vergilerden oluşuyor. Bu gayriadildir, bu satın alma gücünü kavramaz, bu ülkedeki vergi sistemi insanların arasındaki gelir adaletsizliğini daha da büyütür. Dolayısıyla, yapılması gereken, bir vergi reformu yapmaktır, tıpkı Avrupa'da olduğu gibi, tıpkı çağdaş sistemlerde olduğu gibi vergi sistemini ayakları üzerine oturtmaktır, satın alma gücünü kavrayacak şekilde, herkesin gelirleriyle ileri, müterakki olacak şekilde vergi sistemine kavuşturmaktır. Bununla ilgili bir vergi düzenlemesi getirilirse, doğrudan vergi sistemine ilişkin bir düzenleme getirilirse bizim muhalefet partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu destekleyeceğimizi buradan belirtiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)