Konu:Türkiye'de Ve Yurt Dışında Eğitim Gören Gençlerin Sorunlarına İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:24/07/2014


TÜRKİYE'DE VE YURT DIŞINDA EĞİTİM GÖREN GENÇLERİN SORUNLARINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan öğrencilerin sorunlarını konuşmak üzere gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Özellikle AKP milletvekillerine seslenmek istiyorum: Bakın, değerli milletvekilleri, şu anda Türkiye'nin herhangi bir gençlik politikası yoktur. Gençlerimizin birçok sorunları vardır ama âdeta politikasızlık bir gençlik politikası hâline dönüştürülmüş durumdadır. İşte, toplumda gençleri bu toplumun öznesi değil, nesnesi olarak gören zihniyet onları kendi ideolojik perspektifi doğrultusunda şekillendirmeye çalışmaktadır, onların zihin haritalarını inşa etmeye çalışmaktadır. Oysaki, biz, gençlerin bu toplumun öznesi olduğunu, ancak ve ancak kendi duygu ve düşüncelerini, ifade edebildikleri özgür alanlar bulabildiği sürece gerçekleştirebilir diyoruz. Gençler kendilerini ancak ve ancak oradan buraya sürüklenenler olmadığı takdirde gerçekleştirebilir. İşte, bu nedenle, gençlerimize hem bilimsel hem kültürel hem de sanatsal anlamda donanım sunmamız gerekirken biz onları sürekli olarak "Sizler bizim geleceğimizsiniz." diyerek bugünleri vermemekte diretiyoruz.

Değerli milletvekilleri, gençler, yarının taslağı değildir; onlar, bugünün bireyleridir. Ama, tabii, yaş ortalamasının 54 olduğu bir Parlamentoda gençlerin sorunlarını ne kadar samimiyetle ele alıyoruz, ne kadar onları içselleştirerek paylaşıyoruz, bu hepimizin sorgulaması gereken bir konudur.

Bakın, şu anda Türkiye'de gerek ön lisans, lisans, lisans sonrası ve ihtisas eğitimleri gören, öğrenimleri gören 5 milyona yakın öğrenci vardır. Bu öğrencilerin barınmadan tutun harç sorununa, yurt sorununa, özgürlük sorununa varıncaya kadar birçok ayrı problemle baş ettikleri biliyoruz. Yaşamlarının en verimli dönemlerinde gelecek kaygısı yaşadıklarını ve onları bekleyen işsizlik sorunlarıyla cebelleştiklerini biliyoruz. Bu gençlerimizin sorunlarını çözmek için bugüne kadar ne yaptığını iktidara sorgulatmak istiyoruz.

Tabii, bu arada, ben zaman zaman yurt dışındaki örgütlerimizi ziyaret ettiğimde orada yaşamakta olan gençlerimizle de bir araya geliyor, onların da sorunlarını dinliyorum. Geçenlerde Avusturya'daydım ve oradaki gençlerimiz bana yaşadıkları bazı sorunlardan bahsettiler. Ben de onlara, onların Mecliste sesi olacağıma ve bu sorunları taşıyacağıma söz verdim.

Bakın, bu sorunlardan bir tanesi şu: Avusturya'da öğrenim gören yaklaşık 3.800 öğrencimiz var ve bu gençler bir yandan vize sorunuyla baş etmeye çalışıyorlar. "Vize sorunu." deyince tabii, paranın hareketi son derece serbest, mallar bir ülkeden bir ülkeye serbest dolaşıma açık ama insanlarımız bir ülkeden diğer ülkeye gidemeyen bir durumda maalesef. Aynı zamanda, gençlerimiz, bana oradaki Başkonsolosluğumuzda bir eğitim müşavirimizin dahi olmadığını söylediler. Düşünebiliyor musunuz, o 3.800 gencimizin öğrenim gördüğü bir ülkede eğitim müşavirimiz yok, onlara herhangi bir şekilde yardımcı olacak bir merci yok.

Bir başka sorunları ise yaşamış oldukları harç sorunu. Bakın, Avusturya Hükûmeti harç verecek olan ülkeleri 3'e ayırmış. 1'inci kategoridekiler hiç harç vermiyorlar. 2'nci kategoridekiler -ki bunlar arasında Kosova, Çin gibi ülkeler var- 363 euro dönemlik harç veriyorlar. Bir de 3'üncü kategorideki ülkeler var -ki bunlar 39 ülke- bunlardan 19'unun herhangi bir öğrencisi yok, dolayısıyla sadece ve sadece 13 ülkeden bahsediyoruz. İşte, bu 13 ülke arasında Panama var, Grenada var, Botsvana var, Malezya var. Bu ülkeler, yıllık yaklaşık 1.500 euro harç ödüyorlar. Sizce Türkiye bunlardan, bu 3 kategoriden hangisi arasındadır? "Dünyanın 17'nci büyük ekonomisiyiz." diye övündüğümüz Türkiye, 3'üncü kategoride yer alıyor değerli milletvekilleri. İşte, dönüp bunu sorgulamanız lazım. Oysaki 2004 yılında 2 ülke arasında yapılmış olan bir sözleşmeye göre böyle bir harç uygulaması kaldırılmış. Gençlerimiz, işte bu uygulamanın yinelenmesini istiyor, bu sözleşmenin, bu anlaşmanın yenilenmesini istiyor. Bunu da buradan sizin dikkatinize sunmuş olayım.

Değerli milletvekilleri, elbette, gençlerle ilgili aktaracağım çok fazla şey var ama bu kadar kısa zaman dilimi içerisinde gençlik sorunlarına tamamıyla yer verebilmek mümkün değil. Onun için özetle diyorum ki bizler, kısa çubuğu çekenler, uzun çubuğu çekenlerle eşit noktaya gelinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz; bunu böyle biliniz.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)