Konu:İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:4
Birleşim:121
Tarih:20/07/2014


İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan torba yasanın 30'uncu maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Dün, Sayın Çalışma Bakanı, bir soru üzerine, Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin açıklarına ilişkin bir değerlendirme yaptı ve bu değerlendirme sonucunda, Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin açıklarının 19-20 milyar lira civarında olduğunu söyledi. Aslında söylediği kısmen doğru, kısmen yanlış. Sosyal güvenlik sisteminin açıkları eşittir Sosyal Güvenlik Kurumunun gelir ve giderleri arasındaki fark değildir. Dar anlamda baktığınız zaman, evet, Sosyal Güvenlik Kurumunun bir yılda elde ettiği gelirleri ile bir yılda yapmış olduğu harcamalar arasındaki fark onun açığını ifade eder ancak sosyal güvenlik sistemi daha geniş bir kavramı ifade ettiği için, sosyal güvenlik sistemine ilişkin açığa da daha geniş bir çerçeveden bakmak ve bütçeden yapılan bütün transferleri ve bu güvenlik sisteminin bütçe üzerine maliyetini hesaplamak gerekir.

Bu açıdan baktığımızda, Sayın Bakan Genel Kurulu yanıltmıştır. Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin açıkları, Sayın Bakanın dediği gibi 19-20 milyar lira civarında değil, 77 milyar civarındadır. Orta vadeli programda gerek yıllık programda da buna benzer ve bu tahminlere yakın tahminlerde bulunulmaktadır. 2014 yılı projeksiyonu 77 milyar.

Sayın Bakan aynı zamanda Sosyal Güvenlik Kurumunun açıklarına ilişkin bir değerlendirme yaparken 2008 yılında 3 kurumun çatısının birleştirildiğini, bunun olumlu bir etki yarattığını, dolayısıyla sosyal güvenlik sisteminin parametrelerinden kaynaklı bir iyileşmenin de olduğunu söylemektedir. Bu da kısmen doğru. Gerçekten, 2002 yılında sosyal güvenlik sisteminin dar anlamda açıkları 8 milyarken 2008 yılında 26 milyara ulaşmış, 2008 yılından sonra 2014'e geldiğimiz zaman bu, 21 milyara kadar gerilemiştir. Dolayısıyla, 1990'ların sonlarından itibaren sosyal güvenlik reformuna ilişkin yapılan parametrelerin, özellikle emeklilik yaşına ilişkin düzenlemelerin olumlu birtakım sonuçlar verdiğini de görüyoruz. Orta ve uzun vadede belki bu rakamın sıfırlara doğru gideceğine ilişkin birtakım projeksiyonlar da yapılmaktadır. Dolayısıyla, bu parametrelerden kaynaklı iyileşmeler söz konusuyken özellikle 2000 yılındaki geçişe ilişkin yapılan düzenlemelerin de yeniden ele alınması için bir fırsat doğmuştur.

Biz, Komisyon çalışmalarında, özellikle emeklilikte yaşa takılanlar ve emekli olmak için prim ödeme gün sayısını tamamlamış ancak yaşı bekleyen insanlar için defalarca birtakım önergeler verdik ve Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığımız bilgilere göre, bugün bu sistem geçerli olmuş olsa, bugün yaş koşulu ortadan kalksa 412 bin kişinin bu sistem sayesinde emekli olacağına ilişkin bize bilgiler de verildi. Dolayısıyla, ana parametreleri değiştirmeksizin ama geçiş dönemine ilişkin birtakım düzenlemelerde yeniden bir değerlendirme yapmak suretiyle bu konuya ilişkin mağduriyetlerin giderilebileceğine ilişkin bir çerçeve de önümüzde vardır. Ben, Sayın Hükûmetin bu çerçeveyi değerlendirmesini diliyorum.

Öte yandan, geniş anlamda baktığımız zaman yani gerek dar anlamda Sosyal Güvenlik Kurumunun açıklarının millî gelire oranına ve gerekse miktar olarak 2008 yılından bu yana aşağıya doğru inmekle beraber geniş anlamda sosyal güvenlik kurumlarının açıklarına baktığımız zaman, burada hiçbir azalma yok; burada, tam tersi ciddi bir artış var ve her geçen gün de artış hızının neredeyse arttığı bir durumla karşı karşıyayız. Sayın milletvekilleri, örneğin, 2002 yılında bütçe finansmanı, sosyal güvenlik kurumları için ayrılan bütçe finansmanı, daha doğrusu bütçeden sosyal güvenlik kurumlarına aktarılan pay 10 milyar iken 2008 yılında 35 milyara, 2014 yılında 77 milyara çıkıyor. Dolayısıyla, gelir ve gider farkı olarak baktığımız zaman Sosyal Güvenlik Kurumu açıklarına, bunlar düşüyor olmakla beraber, bütçeden ayrılan kaynak olarak, bütçeden sosyal güvenlik kurumlarına aktarılan pay olarak baktığımız zaman da bunların ciddi biçimde arttığını görüyoruz.

Dolayısıyla, ben buradan sormak istiyorum Sayın Bakana ve Sayın Hükûmete: Sosyal Güvenlik Kurumunun bütçesinin gelir ve gider olarak açığı azalırken Sosyal Güvenlik Kurumuna bütçeden aktarılan pay ve bütçeden aktarılan kaynak neden artıyor? Sosyal Güvenlik Kurumuna sosyal güvenlik sisteminin kapsamında birtakım görev ve yetkiler verildiği için mi artıyor yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilgili olmayan birtakım görev ve yetkiler hasredildiği için mi artıyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜSLİM SARI (Devamla) - Dolayısıyla, bu konuyla ilgili bir açıklama da yaparsa memnun oluruz. Sosyal güvenlik priminin, sosyal güvenlik sisteminin açıkları -kurumun açıkları değil, sisteminin açıkları- artıyor ve Sayın Bakan burada yanıltıcı bilgi vermiştir. Sayın Bakanın da bu konudaki değerlendirmesini düzeltme fırsatı vermek açısından değerlendirmelerinize sunuyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)