Konu:İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yasama Yılı:4
Birleşim:118
Tarih:17/07/2014


İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

639 sıra sayılı teklifin ya da tasarının 3'üncü maddesinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

3 Hazirandan beri alt komisyon ve ana Komisyonda yapmış olduğumuz müzakerelerden sonra teklif Genel Kurula nihayet gelebildi ve Genel Kurulda iki gündür teklifi görüşmeye başladık, teklifi ya da tasarıyı görüşmeye başladık. Ama, ben sözlerime başlamadan önce bazı tutarsızlıkları ve bazı samimiyetsizlikleri burada paylaşmak istiyorum sizinle.

Sayın Çalışma Bakanı tasarıyla ilgili ya da teklifle ilgili, 639 sıra sayılı teklifle ilgili görüşlerini açıklarken bunun aslında Soma'yla ilgili bir düzenleme olmadığını, çok önceden beri hazırlanan, daha önceden yapılmış olan hazırlığın sonucu olarak buraya geldiğini söyledi. Hakeza, yine, Komisyon Başkanı da aynı şeyi söyledi. Ama, ondan sonra Sayın Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli kürsüye çıkarak: "Muhalefet, Soma'ya ilişkin yaptığımız olumlu önergeleri ya da yaptığımız olumlu şeyleri engellemeye mi çalışıyor?" dedi. Demek ki bunun Soma'yla çok yakından ilişkisi var.

Öte yandan, Sayın Komisyon Başkanı yine kürsüye çıkarak bir yandan bunun aslında yine Soma'yla ilgili olmadığını söylerken konuşmasının yaklaşık yüzde 90'ını Soma'da yapılmış olan, Soma kazasından sonra ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi için yapılmış olan olumlu şeyleri anlatarak geçirdi. Dolayısıyla, hiç kimse kimseyi kandırmasın. Esasen, bu, daha önceden yapılmış olan bir hazırlığın sonucu olarak ortaya çıksa da Soma'yla ilgili bir düzenlemedir. Zaten, tasarı 61 madde olarak onun için gelmiştir. Soma'nın yaratmış olduğu duygusal ortamda AKP'nin, sayın Hükûmetin, sayın AKP'li milletvekili arkadaşların kendi siyasal çıkarlarına uygun bir biçimde başka birtakım önergelerin içine sokuşturarak çorba hâline dönüştürdüğü bir tasarıyla ya da teklifle karşı karşıyayız. Gördüğünüz gibi adına "tasarı" da diyemiyoruz, "teklif" de diyemiyoruz. AKP'li milletvekili arkadaşlarımız da yine aynı şeyi herhangi bir şekilde söyleyemiyorlar.

Şimdi, Sayın Komisyon Başkanı yine kürsüye gelerek dedi ki: "Bu tasarıyla ya da bu teklifle neredeyse kamuda taşeron işçiliği ortadan kaldırılıyor, taşeron işçiliğine neredeyse son veriyoruz." Şimdi, burada çok ciddi bir kafa karışıklığı var, öncelikle bu kafa karışıklığını ortadan kaldıralım. Biz komisyon aşamasında sorduk sayın bakanlara, dedik ki: "Siz AKP olarak taşeron işçiliğinden yana mısınız, değil misiniz? Taşeronlaşmayı savunuyor musunuz, savunmuyor musunuz?" Sayın bakanlar çok açık olarak dediler ki: "Biz taşeron işçiden yanayız. Alt işveren sözleşmesinden yanayız. Biz taşeronluğu savunuyoruz." Bir diğer sayın bakan kürsüye gelerek aslında taşeron çalıştırmanın, taşeron sistemini yaygınlaştırmanın sömürü olduğunu söyledi, emek sömürüsü olduğunu söyledi. Ama, komisyon aşamasında diğer bakanlar "Hayır, biz taşeron işçiliği savunuyoruz." dedi. Sayın Bakan, birtakım değerlendirmede bulunarak taşeron işçiliğin yaygınlaşmasının ciddi bir sömürü aracı olduğunu söyledi. O zaman ben buradan şunu sorarım: AKP iktidara geldiğinde, 2002 yılında, Türkiye'de kamuda çalışan taşeron işçi sayısı verilen resmî rakamlara göre 153 bin -yanılıyorsam Sayın Bakan düzeltsin- bugün varmış olduğumuz noktada kamuda çalışan taşeron işçi sayısının 700 binin üzerinde olduğunu söylüyoruz. Şimdi, bu sistemi kim yaygınlaştırdı? 153 binden 700 binin üzerine kim çıkarttı? Eğer bunu çıkartmak, taşeron işçiliği yaygınlaştırmak bir emek sömürüsü ise -sayın bakanın dediği gibi- bu emeği kim sömürüyor?

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) - SHP zamanından beri var.

MÜSLİM SARI (Devamla) - Bu emeği sömürme noktasına kim getirdi, hangi hükûmet getirdi? Tabii ki AKP getirdi. AKP'nin zihniyeti taşeron işçiliği kaldırmak olamaz çünkü burada ciddi bir zihniyet farklılığı var.

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) - Sizin zamanınızda başladı taşeron işçiliği.

MÜSLİM SARI (Devamla) - Eğer böyle düşünmüş olsaydı AKP, bu yönden bakmış olsaydı meseleye taşeron işçilikle ilgili verilen yargı kararlarını yerine getirirdi. Oysa biz biliyoruz, hepiniz biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz ki mesela kara yolu işçileriyle ilgili verilmiş olan bir düzenleme var, bu düzenlemeye ilişkin, yapılmış düzenlemeye ilişkin bir yargı kararı var ama bu yargı kararının uygulanması konusunda AKP diretiyor ve bunu uygulamıyor.

Evet, belki sistemimize 1936 yılından beri girmiş bir uygulama olabilir. Evet, AKP'den önce neoklasik iktisadın ve onun devleti yeniden tanımlamasının sonucu olarak başlamış ve yaygınlaşmaya başlamış bir uygulama olabilir ama bu, AKP elinde yaygınlaştırılmıştır ve kamuda asıl üretim ilişkisi, asıl istihdam ilişkisine dönüşmüştür. Burada bir sömürü varsa, ki vardır, Sayın Bakan doğru söylüyor, bu sömürüyü yapan AKP'dir ve AKP hükûmetleridir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)