Konu:Terörün Sona Erdirilmesi Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair
Yasama Yılı:4
Birleşim:115
Tarih:10/07/2014


TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; günlerdir yüce Mecliste görüşülen bu yasa kamuoyunda yeterince anlaşılamadı. "Çözüm" gibi, "barış" gibi, "Analar ağlamasın." gibi ambalajlar içinde torba yasa beklentisinin arasına sıkıştırıldı. Bu yasa, işlenmekte olan bir suçun kabulü, işlenecek olan suçların izni mahiyetindedir. Anayasa'ya aykırılığı bilindiği hâlde dayatılan bu yasada görevlilere suç işleme özgürlüğü veriliyor. Bu yasaya destek veren partiler ve bu partilerin milletvekilleri bindikleri alametin ülkeyi nasıl bir felakete götüreceğini biliyorlar mı?

Efendiler, yetki verdiğiniz bu heyet ve Hükûmet, sıfır terörle aldıkları ülkeyi eve dönüş yasası, Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik, terör suçlarından dolayı idamın kaldırılması gibi kanunları çıkararak terör canavarını büyüten, teröristlerle oturup pazarlık eden, siyasi ikballerini ülke menfaatlerinin üstünde tutan bir heyet. Bu heyetin yalanladıkları hep doğru çıktı, bu heyete hâlâ nasıl güveniyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, tarihî öneme sahip günlerden geçiyoruz. Bu Hükûmetin ve bu heyetin terörle mücadele gibi bir niyeti yok ve hiç olmadı. Bu yasayla da terörü önleyemeyeceğinizi siz de biliyorsunuz. Terörün başı ne İmralı ne de Kandil'dir. Bunlar taşeron, bunları savunanların hepsi de figüran.

Efendiler, bu ülkede terör sorunu vardır ve iki türlü biter terör: Ya teslim alırsın biter ya teslim olur, ne derse yaparsın biter. Bu heyet ikincisini seçti ve terör örgütüne teslim oldu. Ülkenin bir bölümünü terör örgütüne terk etti, örgüt alan hakimiyeti kazandı. Bölgede yıllarca örgüte karşı mücadele veren, Türkiye Cumhuriyeti devletine korucu olan, evine bayrak asan insanları perişan ve pişman hâle getirdiler. Örgütle baş başa kalan bu insanlar ya mücadele edip ölüyor ya da bölgeyi terk ediyorlar. Bu heyetin teröristlerle Oslo'da, İmralı'da, orada burada görüşmeleri örgüte bahar havası yaşatmış, Başbakanın Diyarbakır'a gidip sergilediği tavır, Barzani'yi bile şaşırtmıştır. Yüreklendirdikleri bu teröristler moral bulmuş, dağdan inip silah teslim edeceklerine dağa çıkışlar artmış, jandarmanın gözü önünde yollar kesilmiş, karakollar yakılmış yıkılmış, askerî birliklerden Türk Bayrağı indirilmiştir. Bütün bunlar gördüğümüz bu heyetin ve Hükûmetin eseridir.

Efendiler, Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türk milletinin birliğine bu yasayla zarar veriyorsunuz. Türk milleti bunları not ediyor bilesiniz. Günü geldiğinde Türk milletinin soracağı hesaptan ne yetki verdiğiniz bu heyet ne de siz destek verenler kaçamayacaksınız. Kürt, sorun değildir; Türk milleti ailesinin çok şerefli mensuplarıdır. Başbuğumuz Alparslan Türkeş: "Siz ne kadar Kürt'seniz biz de o kadar Kürt'üz; biz ne kadar Türk'sek siz de o kadar Türk'sünüz." diyerek bin yıllık kardeşliğin, kaynaşmanın tarifini yapmıştır. Yaptığınız bu çalışmalar, attığınız bu adımlar kardeşlik bağlarına zarar vermekte, çapulcu, kiralık bir örgütün bin yıllık kardeşliğimizi yıkmasına yol açmaktadır.

Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin yaptığı tarihî uyarıları dikkate almadınız. Yaptınız inkâr ettiniz, yaptınız suçladınız, yaptınız kaçtınız, yaptınız örtbas ettiniz ancak şunu unutmayınız ki Allah'ın adaletinden kaçamayacaksınız.

Bu millet, bahsettiğiniz gibi "Abaza, Çerkez, Yörük, Kürt" diyorsunuz, bunların hepsi Türk olan, Türk olmaktan gurur duyan bu ailenin şerefli üyeleridir. Bu topraklarda daha binlerce yıl birlikte yaşayacağız ve bizi bölmeye, ayrıştırmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Ne mutlu Türk'üm diyene. (MHP sıralarından alkışlar)