Konu:11 Temmuz Dünya Nüfus Günü'ne İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:114
Tarih:09/07/2014


11 TEMMUZ DÜNYA NÜFUS GÜNÜ'NE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü sebebiyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Birleşmiş Milletler 1987'den bu yana her yıl 11 Temmuzu Nüfus Günü olarak kutlamakta. Bu vesileyle, ben de 11 Temmuzun Nüfus Günü olması nedeniyle politikalarımıza dikkat çekmek üzere söz almış bulunmaktayım.

Sözlerime başlarken bugün Arap ülkelerinde yaşanan iç savaşlar ve Müslüman kardeşlerimizin katledilmesi bizleri derinden üzmektedir. Özellikle Gazze'de ramazan ayının başlangıcından beri İsrail Filistin halkına soykırım uygulamaktadır. Tüm savaşlarda, krizlerde olduğu gibi, maalesef, katledilen nüfusa baktığımızda ise yine kadın ve çocukların ölümleri had safhadadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Nüfus ve Kalkınma Grubu olarak mübarek ramazan ayında Orta Doğu'daki bu insanlık dramına son verilmesini, uluslararası yasalara uyulmasını, bir an önce bölgeye barış ve huzurun, kardeşliğin gelmesini temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, bir devleti oluşturan ve devletin varlığının sürdürülmesinde en önemli etken nüfustur çünkü devleti millet, milleti ise nüfus oluşturmaktadır. Günümüzde dünya nüfusunun geleceğiyle ilgili birçok araştırma yapılmaktadır. 2014 yılı itibarıyla 7 milyar 145 bin olan dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyarı aşacağı tahmin edilmektedir. Dünya nüfusunun dağılışına baktığımızda ise sırasıyla Çin, Hindistan ve Amerika en kalabalık nüfusa sahip ülkelerdir.

Ülkemiz ise 2013 tarihi itibarıyla 76 milyon 667 bin nüfusa sahip ve dünyada 19'uncu sırada bulunmaktayız. 2050 yılında ülkemizin nüfusu en yüksek seviyeye ulaşarak 93 milyon olacaktır, dünyadaki sıramız ise 20'nci sıra olacaktır. 2075 yılına geldiğimizde Türkiye'nin nüfusu 89 milyon olacak ve çok net bir şekilde, Türkiye'nin nüfusunun azaldığını göreceğiz. Yaş yapısındaki en önemli değişim çocuk-yaşlı dengesinde gerçekleşecek ve 2050 yılında tarihte ilk kez yaşlı sayısı çocuk sayısına ulaşacaktır.

Dünyada yaşlı nüfusun artış hızı yüzde 2,1 iken genel nüfus artış hızının 1,2 olduğunu görüyoruz. Bu gösteriyor ki, küresel yaşlanma süreci yani demografik dönüşüm çok hızlı gerçekleşmekte, çocuk ve gençlerin nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların yüzdesi ciddi artış göstermektedir. Yaşlı nüfusun yüksek olmasıyla ise -üretimden çekilmiş, emekli nüfus oranında büyük bir artış olmuş ve üretime katılacak nüfus büyük oranda azalmış- ekonomide iş gücünün azaldığını gözlemleriz.

2000 yılında her 100 çocuğa 33 yaşlı düşerken, 2050 yılında her 100 çocuğa 101 yaşlı karşılık gelecektir. Bu çok ciddi bir tehlikedir. Buna önlem olarak gelişmiş ülkeler giderek yaşlanan nüfuslarını dinamik hâle getirmek için çeşitli politikalar uygulamaktadır; Almanya, İtalya, Fransa, İsveç, İsrail çok ciddi nüfus artış politikaları uygulamaktadır; hatta İsrail çocuk yapılması için devlet şeref madalyası bile vermektedir.

İstikrarlı bir nüfus politikası oluşturmanın yolu ise doğurganlık hızını 2,1'in altına yani altın oranın altına düşürmemekten geçmektedir. Amerika, Fransa, Norveç gibi gelişmiş ülkeler doğurganlık hızının 2000'li yıllarda yüzde 2'nin altına düştüğünü görünce acil önlemler almış, direkt, etkin nüfus politikaları uygulayarak bu seviyeyi yüzde 2'nin üzerine çıkarmışlardır.

Değerli milletvekillerim, ülkemize baktığımızda ise cumhuriyetin ilanından hemen sonra izlenen doğurganlığı teşvik edici politikalardan otuz yıl sonra vazgeçildiğini görüyoruz. Ve sonuçta 1950'lerden bu yana doğurganlık hızlarında belirgin bir azalma olmuş, bu düşüş özellikle 1970'li yıllarda ivme kazanmıştır. Ve yaklaşık otuz yıllık bir süreçte yüzde 61'lik bir azalma göstermiştir.

Değerli milletvekillerim, Hükûmet olarak biz çok ciddi manada nüfus artışıyla ilgili teşvik edici politikalar izlemekteyiz. Özellikle bütün bilimsel analizler ve istatistiklere göre, Türkiye'nin genç nüfusunu korumak için Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi her ailenin asgari 3 çocuğunun olması gerek ve şarttır, yüzde 2,1'in yani altın oranın altına düşmemek için. Bu sadece Sayın Başbakanın sözleri değil aynı zamanda...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZNUR ÇALIK (Devamla) - ...bilimsel analizler ve istatistiklerdir.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çalık.

ÖZNUR ÇALIK (Devamla) - Tüm gençlere buradan sesleniyorum: Bir kendiniz, bir eşiniz ve bir de ülkemizin geleceği için en az üç çocuk yapın diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)