Konu:Artvin'de Yaşanan Sorunlara İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:03/07/2014


ARTVİN'DE YAŞANAN SORUNLARA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizleri televizyonları başında izleyen, özellikle Oruçlu köylülerine, Orcuklulara hitap etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu Parlamento kürsüsünden Artvin'de yaşanan Cerrattepe katliamıyla ilgili birçok konuşma yaptım, Cerrattepe'deki maden işletmeciliğinin şimdi başka bir boyutunu anlatmak istiyorum. Artvin'in en güzel köylerinden bir tanesi olan Oruçlu köyü, Deriner Barajı'nın yapımı nedeniyle baraj havzası içerisinde kaldı. Baraj havzası içerisinde kalması nedeniyle köy başka büyük bir rakıma taşındı. Daha önce bu köyün bulunduğu yer Çoruh havzası içerisindeydi, şimdi ise havza içerisinden baraj nedeniyle köy daha yüksek bir rakıma taşınmak zorunda kaldı değerli arkadaşlarım.

Bu köyü şöyle düşünün: Artvin'in en güzel köylerinden bir tanesiydi, en güzel meyvenin, en güzel sebzenin olduğu köydü, 100 yıl evvel Rus işgalinde kalmıştı, vatansever insanların yaşadığı muhteşem bir köydü, özel bir Artvin köyüydü.

Değerli arkadaşlarım, öyle bir köydü ki bu köyün mezarları 100 metre suyun altında kaldı, insanları yeni bir yerleşim birimi içerisine geçtiler. İnsanlar zannettiler ki barajdan kurtulduk. Barajın kendileri üzerinde sergilemiş olduğu felaketi kenara koyduğunu zannettiler ama gelinen noktada başka bir belayla karşı karşıya kaldılar.

Değerli arkadaşlarım, Cerattepe'de çıkartılmak istenen madenle ilgili olarak yapımcı firma, kapalı galeri usulüyle bunu yapacağını söylemişti, şimdi yeni bir başvuruda bulundu, dedi ki: "Hayır, ben bunu kenara koyuyorum. Kapalı galeri usulüyle yapmayacağım, açık alan işletmesi yapacağım. Açık alan işletmesi yapmış olduğum bu barajın yollarını da, madeni Murgul'a taşımak, oradan da Samsun'a aktarmak için yeni köyün, Oruçlu köyünün -eski adıyla Orcuk'un- ortasından geçireceğim." Geçen haftalar içerisinde köy muhtarlığı bir tutanak tuttu. Muhtarlığın tuttuğu tutanakta, köye yabancı kişilerin gelerek yol çalışmasına ilişkin etütler yaptığını, yabancı firmanın yetkililerinin herhangi bir kurumdan izin almadan köyün ortasından yol geçireceğini, köyün hemen üzerinde bulunan ormanlık alanlarda, köylünün yaylalarında, kışlaklarında, dağlarında yapılmak istenen Cerattepe'deki madencilik faaliyetiyle ilgili olarak bir atık barajı yapılmasına ilişkin çalışmalar yapıldığını ne yazık ki tespit ettiler, tutanaklarla bunu ortaya koydular. Jandarmayı çağırdılar, jandarma hiçbir şey yapmadı.

Buradan bütün Türkiye'ye haykırıyorum: Artvin'in en güzel köylerinden bir tanesi olan Oruçlu köyünü, Deriner Barajı havzası içerisinde kalması nedeniyle yok ettik değerli arkadaşlarım. O köylülerin mezarlarını 100 metre suyun altında bıraktılar; annelerine, babalarına, dedelerine, nenelerine bir Fatiha okuyacak mezar taşları yok. Şimdi onları kenara koyduk, aldık onlara diyoruz ki: "Hayır, bunlarla yetinmedik, sana ikinci bir hançer saplamamız gerekiyor." Yeni yerleşim yerinden madencilik faaliyetiyle ilgili geniş bir yol geçirilmesi isteniyor. Oruçlu köyünde yaşayan bütün yurttaşlarım, bütün vatandaşlarım altına altına attıkları imzayla bu yolu istemediklerini, kendi köy sınırları içerisindeki madencilik faaliyetine karşı çıktıklarını tutanaklarla belli ettiler, önümüzdeki dönem içerisinde de yapacakları hukuki ve demokratik mücadelelerle de bu yol çalışmasına, bu madencilik faaliyetine karşı çıktıklarını ifade edecekler. Ben buradan, bu şanlı mücadeleyi yürüten Oruçlu köyünün halkını hiçbir siyasal düşünce ayrımı yapmaksızın saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Yöre milletvekili olarak onların mücadelelerinin yanlarında olduğumu bir kere daha yüce Parlamentodan ifade etmek istiyorum.

Artvin'in bir başka sorunu daha var: Arhavi. Arhavi'de de bir sorun var değerli arkadaşlarım. Geçen hafta içerisinde Parlamentoda düzenlemiş olduğum basın toplantısıyla dile getirdim. MNG Holding, Mehmet Nazif Günal -buradan adını da veriyorum- Arhavi'nin evladı, Arhavi'de Kamilet Vadisi'nde yürütülmekte olan bir hidroelektrik santralin çalışmasına ilişkin olarak, bütün kuralları göz ardı ederek, hukuk kurallarını kenara koyarak, kamu otoritesini kenara koyarak, İl Özel İdaresinin "Burada siz herhangi bir şekilde yol yapamazsınız." şeklindeki kararlarına rağmen doğayı katlediyor, Kamilet Vadisi'ni katlediyor. Buradan Mehmet Nazif Günal'a sesleniyorum: Sen de o toprakların çocuğusun, Arhavi'nin çocuğusun, bırakın bunları bir kenara. Kamilet Vadisi'ne sizin değil dokunmanız, o vadiden sadece su içmeniz gerekir.

O nedenle, orada işletmesi devam etmekte olan orta regülatörüne ilişkin yol yapım çalışmasıyla ilgili ikinci kez yürütmeyi durdurma kararına rağmen faaliyetini sürdüren MNG Holdingi bir kere daha kınıyorum ve buradan Mehmet Nazif Günal'a bir kere daha sesleniyorum: Arhavi ilçesinde cemaat yurdu yapmak ile Artvin merkezde TÜRGEV yurdu yapmak arasındaki gelgitler sırasında gelip de Kamilet Vadisi'ni lütfen katletme. Eğer oraya ilişkin iddian varsa, 2019 yılında belediye seçimleri yapılacak, gelirsin Arhavi'de belediye başkan adayı olursun, biz de senin siyasi iddialarını anlarız. Sen o yörenin, o toprakların çocuğusun, Arhavi'yi katletme, Kamilet Vadisi'ni katletme, doğayı yok etme; eğer yok edersen ne Arhavili seni affedecektir ne Artvinli seni affedecektir.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)