Konu:Türkiye Cumhuriyeti İle Avrupa Birliği Arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Yasama Yılı:4
Birleşim:108
Tarih:25/06/2014


TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA İZİNSİZ İKAMET EDEN KİŞİLERİN GERİ KABULÜNE İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, şimdi, bu geri kabul anlaşması, bizim Türkiye üzerinden transit geçerek Avrupa Birliği ülkelerine giden gerek kendi yurttaşlarımız gerekse Orta Doğu'dan, Afrika'dan ülkemizi kullanarak giden kişilerin orada vize koşullarına uymaması ya da ikamet koşullarına uymaması hâlinde Türkiye'nin bunları kabul edeceğine ilişkin bir anlaşma.

Sayın Bakana az önce soru sordum, diyor ki: "Bu üç yıl içinde yürürlüğe girecek. Bu arada biz sınır güvenliğiyle ilgili kaçak göç ve göçmenlerle ilgili gerekli çalışmaları AB'yle birlikte yapacağız, sonra altı ay boyunca biz geri alacağız."

Efendim, yine Sayın Bakan ile Sayın Komisyon Başkanı Volkan Bozkır da geçen günkü konuşmasında dedi ki: "Biz hemen her gönderileni geri almayacağız. Bir komisyon kuracağız. Orada, ilgili ülke, kişinin üzerinde Türk malı herhangi bir şey bulsa, bir alışverişe ilişkin bir POS makinesi fişi bulsa, bir sigara bulsa, Türkiye'den geçtiğini düşünerek, ona kanaat getirerek bana iade edecek. Benim komisyonum 'Hayır kardeşim, ben bunu almıyorum.' dediği anda 'Altı ay sonra vize muafiyeti anlaşmasını da ben uygulamıyorum.' diyecek." O zaman ne olacak? "Burada efendim feshedeceğim." Yani, altı ay boyunca alınanlar ne olacak Sayın Bakan? 100 binlerce göçmen.

Şimdi, bakın, sadece Suriye'den ülkemize gelen, 200 bini kampta olmak üzere 500 binin üzerinde, bazı rakamlara göre 1 milyona yakın göçmen var. Bugün, batıda çok ciddi sıkıntılar oluşturdular, suça karıştılar bu insanlar ve emniyet güçleri bunlara işlem yapmıyor, enteresan bir şekilde emniyet Suriye'den gelenlere işlem yapmıyor.

Yine Suriye'den, sizin "İnsani amaçla biz misafir ediyoruz." dediğiniz teröristler, IŞİD'in teröristleri, Niğde'de yol kontrolü yapan Mehmetçik'i şehit etti ve dedi ki: "Bunlar Türk askeri, kâfir ülkenin askeridir, düşmanlık yapıyor, ben bunu şehit ederek sevap işledim." Selefi, Vahabi anlayışı. Bakın, bu adam burayı kullanarak gitse ilgili Avrupa ülkesine, siz bunu alarak ne yapacaksınız? İlgili ülkeye de gönderdiğiniz anda hürriyetinden mahrum edilecek ya da belki idam edilecek. İdam edileceği için siz iade edemeyeceksiniz, bizim de mükellefiyetimiz var.

İki: Sayın Bakanım, şu anda bizim Türk yurttaşları orada çocuklarının ikamet tezkeresini herhangi bir nedenle uzatmasa, adres değişikliğini bildirmese, siz bunların ikamet koşulları yerine gelmediği için geri kabulünü onaylıyorsunuz ve açacakları davaları da buradan yürütecekler. Yani, ilgili ülke sınır dışı edecek benim yurttaşımı, o vatandaşın "Hayır, haksız yere sınır dışı ettin." diye açacağı davayı da, -sınır dışı edildiği yani- benim ülkeme gelecek kendi yurttaşım, buradan yürütecek, kaç seneye sonuç alabilirse.

Sayın Bakan, bizim, 1963 Ankara Anlaşması gereği zaten vize muafiyeti hakkımız var. Siz niye bu hak için mücadele etmiyorsunuz? Uluslararası mahkemeler bu yönde bizim yurttaşlarımızın başvurusunu haklı buluyor, Adalet Divanı haklı buluyor. Bu yolu denemek varken, Avrupa Birliğini bu yola sürüklemek varken, siz niçin ucu açık, daha çok ülkemizi mükellefiyet altına sokan böyle bir anlaşmayı getiriyorsunuz? Bu anlaşmaya bu nedenle biz onay vermeyeceğiz.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, düşler âleminin bakanı, "Bölge ülkesi olacağız." diyerek ülkeyi batıran, elçiliği, konsolosluğu işgal ettiren, Dışişleri mensuplarını şu anda esir ettiren Bakan, 16 Ocak 2013 tarihinde Avrupa Birliği İçişleri Komisyonuna yazdığı mektupta diyor ki: "Daha önce sizinle ve diğer AB makamlarıyla yaptığımız görüşmelerde birçok defa altını çizdiğimiz üzere, geri kabul anlaşmasının hayata geçirilmesi ile Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat imkânı tanınması aynı anda olmalıdır." Çok güzel. Şimdi niye döndünüz bundan? Yani, bu görüşten, ne oldu döndünüz? Aynı anda olmalıdır. Yani biz müstemleke değiliz; Avrupa Birliğine eşit, onurlu bir üye olarak girmeyi savunuyoruz. Muhalefet olarak da sizin arkanızdayız; bunu savunun, Hükûmeti destekleyelim. Ama, onurumuzu rencide edecek şekilde yani vize muafiyetiyle geri kabul anlaşmasının aynı anda yürürlüğe girmemesi şeklinde sizin getirdiğiniz bu anlaşma bizim açımızdan uygun değil diyoruz. Birileri, bizim yurttaşlar, gidecek, Şanzelize'de, Londra'da, Milano'da alışveriş yapacak, buradan çaldığı çırptığını yiyip içecek; "Vizesiz seyahat edeceğim." diyerek karlı dağları aşıp gelen, hayatını tehlikeye sokan ve bu nedenle oralara kadar ulaşan kişileri geri alıp onların özgürlüğü ve hayatı üzerinden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) Biz böyle bir vize muafiyeti istemiyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)