Konu:Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın Yaptığı Açıklaması Sırasında Şahsına Sataşması Nedeniyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:17/06/2014


KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ'IN YAPTIĞI AÇIKLAMASI SIRASINDA ŞAHSINA SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elbette Hükûmet koltuğunda oturan Sayın Bakan, Başbakanını savunacaktır. Ama Sayın Bakan, siz bürokrasiden geldiniz, planlamadan geldiniz. İnsan oturur biraz çalışır, biraz dersini çalışır da öyle cevap verir, tutarlı bir şey söyler. Yani gelişigüzel bir şey söylüyorsunuz, "Yok, amacından, bağlamından kopararak" vesaire... Başbakanı koruyacaksınız ya, yoksa Başbakan size hesap soracak. "Ey Bakan, orada ne yaptın? Hamzaçebi söylerken sen orada seyirci mi kaldın?"

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Çatı gerginliği.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Evet, evet, bu korkuyla orada gelişigüzel bir şey söylüyorsunuz. Bakın, akıllıca bir şey yapsaydınız susardınız. Susmayarak daha kötü bir şey yapıyorsunuz.

Benim üslubumda ne var Allah aşkına? Başbakan 2007 tarihindeki grup toplantısında "38 milyar dolar kaçakçının cebine girmiştir." dedi. "Ülkelerle yazıştık, ülkelerden rakamlar aldık, 38 milyar dolar kaçakçının cebine girmiştir. Biz bunun hesabını soracağız." dedi. "İşte, AK PARTİ Hükûmeti böyle bir hükûmet." dedi. Nesi yalan bunun? Yalan olduğunu söyleyemiyorsunuz. Başbakanı savunacaksınız ya. Gerçek bağlamından kopararak ben bunları söylemişim... Hayır, Başbakanın grup toplantısındaki cümlesi aynen böyle.

Bu sırada hemen İnternet'e girip onları mutlaka görmüşsünüzdür. Gördüğünüz hâlde bir şey diyemiyorsunuz, başka bir şey söylemeniz lazım, yalan söylüyorsunuz Sayın Bakan, kusura bakmayın. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Olmadı!

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Hiç yadırganmayacak bir şey değil mi!

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Yakışmadı! Yakışmadı!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Peki, doğru söylemiyorsunuz o zaman.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Hiç yakıştı mı? Hiç yakışıyor mu?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Başbakanı savunmak adına gerçekleri saptırıyorsunuz. Benim üslubumu bana yakıştıramadığınızı söylüyorsunuz. Ben size yakıştıramıyorum. Bürokrasiden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Çok edepsiz konuşuyorsun! Burada edepsizlik yapıyorsun! Burada hakaret ediyorsun ve edepsizlik yapıyorsun! Bu, grup başkan vekilliğine yakışmaz!

BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yeniden hakaret etti.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sayın Bakan, oturduğu yerden bana "Edepsizlik yapıyorsunuz." dedi.

KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Siz "Yalan söylüyor." diyorsunuz. Neymiş söylediğim yalan?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Hakaret etmiştir. Söz istiyorum.

BAŞKAN - Buyurunuz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - İşte, Başbakan korkusu böyle bir şey. Bana ne diyor?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Bu, seviye meselesi...

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Elbette seviye meselesi, elbette...

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Evet, sizin seviyenizin göstergesi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Yani seviye meselesi, adam olma meselesi, insan olma meselesi... Evet.

Şimdi, söylediğimin nesi yanlış? (AK PARTİ sıralarından "'Yalan söylüyorsun.' dediğin yanlış." sesleri)

HAMZA DAĞ (İzmir) - Her şeyi yanlış...

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Biraz bilgiye, rakama hâkim olan insan, biraz mevzuata hâkim olan insan orada başka bir şey söyler Başbakanını savunma adına. "Bu işlemler bitmemiştir." diyebilir, "Devam ediyor." diyebilir ama bunları söylemek için tabii bugün Immanuel Kant'tan "akıl makıl" diye burada konuşan bir arkadaşınız vardı; biraz Kant'a, aydınlanma devrimine, oralara gitmek lazım.

Evet arkadaşlar, gerçekten ben söyleyecek şey bulamıyorum. Bir şey söylüyorum, bana oradan edep dersi vermeye kalkıyor. Sayın Bakan, sizi ayıplıyorum. Ben sizin seviyenize inmeyeceğim. Bu cümlenizi de size iade ediyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)