Konu:Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:17/06/2014


TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yargıyla ilgili çeşitli düzenlemeleri kapsayan bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Geçtiğimiz maddelerin birinde Kaçakçılık Kanunu'nda da değişiklik yapılarak bazı ceza maddeleri yeniden düzenlendi. Kaçakçılık Kanunu'nda düzenleme yapılırken bundan üç beş yıl öncesine yönelik olarak Sayın Başbakanın kaçakçılık konusunda yaptığı bir değerlendirme hatırıma geldi ve bu değerlendirmeyi ve buna ilişkin görüşlerimi sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum. Sayın Başbakan 13 Şubat 2007 tarihli Adalet ve Kalkınma Partisi grup toplantısında akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili çok ciddi değerlendirmelerde bulundu. Sayın Başbakan o tarihte şunları söyledi: "Türkiye'de otomobil, otomotiv sektörü sürekli gelişiyor; otomobil sayısı, motorlu araç sayısı artıyor ama buna rağmen, bu artışa paralel olarak akaryakıt tüketiminde herhangi bir artış meydana gelmiyor, tam tersine akaryakıt tüketimi yerinde sayıyor. İşte bu, akaryakıtta bir kaçakçılık olduğunu göstermektedir." Evet, Sayın Başbakan gerçekten doğru bir yerden hareket ediyordu ve "Biz bu gerçeği görerek bir çalışma başlattık, Türkiye'ye yurt dışından ne kadar akaryakıt gelmiştir kayıtlara göre ve Türkiye'de ne kadar akaryakıt satılmıştır kayıtlara göre, bunları çıkardık. Tam 48 ülkeye yazı yazdık 'Türkiye'ye ne kadar akaryakıt sattınız?' diye. Bu 48 ülkenin 31'inden cevap geldi. 31 ülkeden gelen cevaba göre son iki buçuk yıl içerisinde Türkiye'ye bu ülkelerden 28 milyar dolarlık petrol gelmiştir -28 milyar dolar- ancak kayıtlara göre, gümrük kayıtlarına göre Türkiye'ye giren petrolün miktarı 9,3 milyar dolardır." Sayın Başbakan bu fahiş farka dikkat çekerek "Tam 18,7 milyar dolarlık bir kaçak vardır. Buna KDV, ÖTV ve EPDK payını da eklediğimizde bu kaçakçılığın boyutu tam 38 milyar dolara ulaşmaktadır. İşte 38 milyar dolarlık bu rakam kaçakçının cebine girmektedir. Biz bunu tespit ettik." dedi.

Sayın Başbakanın bu açıklamasından sonra, bu 38 milyar dolarlık kaçakçının cebine giren para konusunda bir takibat bekledik, bir işlem bekledik, bir soruşturma bekledik. Yıl 2007, şimdi yıl 2014; aradan yedi yıl geçti, Sayın Başbakan bu konuda bir daha ağzını açmadı, tek kelime etmedi.

Şimdi, ben, Sayın Başbakana sormak istiyorum, Hükûmeti temsilen Sayın Bakan burada, kendisine sormak istiyorum: Bu tespit ettiğiniz 38 milyar dolarlık kaçakçılığın, kaçakçının cebine giren paranın hakkında hangi işlemi yaptınız; bu parayı cebine koyan kaçakçılarla ilgili, Hükûmetiniz, Sayın Başbakan hangi işlemi yapmıştır? Bir işlem yapılmadı ise bu kaçakçılara neden ve neyin karşılığında göz yumulmuştur? Sayın Başbakanın söylediklerine ben itibar etmek zorundayım: "38 milyar doları kaçakçılar cebine koydu." Sayın Başbakana soruyorum: 38 milyar doları cebine koyan kaçakçılar hakkında hangi işlemi yaptınız? Yoksa, bunlarla daha sonra bir şekilde uzlaştınız mı? Devletin bilmediği birtakım gayriresmî uzlaşmalar, anlaşmalar mı gerçekleştirdiniz, neyin karşılığında gerçekleştirdiniz?

Veya bir üçüncü ihtimal, bunların hiçbiri doğru değildi, Sayın Başbakan doğruyu söylemiyordu yani yalan söylüyordu. Hangisi? Bana itiraz edeceksiniz: "Sayın Başbakan yalan söylemez." Evet, ben, başbakanların yalan söylememesi gerektiğine inanırım.

Ben, Sayın Bakandan cevap bekliyorum -Kaçakçılık Kanunu'yla ilgili burada düzenlemeler yapıyorsunuz- bu 38 milyar doları ne yaptınız, kimin cebine girdi, kimler aldı, neden göz yumuldu ya da Başbakan yalan mı söyledi, gerçekleri çarpıttı mı? Sayın Bakan açıklarsa memnun olurum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)