Konu:Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:17/06/2014


TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

592 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 91'inci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Sayın milletvekilleri, aslında biraz önce Ali İhsan Köktürk arkadaşımız bununla ilgili olayı anlattı. Şimdi, Bekir Bozdağ Adalet Bakanı olduktan sonra bir görev verildi kendisine; 17 Aralık ve 25 Aralıkta hırsızlıkları yakalanan, suçüstü yakalanan, paraları yakalanan kişilerle ilgili soruşturma yapan hâkimleri ve savcıları görevden almak görevi verilmişti. Hemen, gelir gelmez, bu HSYK'nın ilgili dairesindeki hâkimleri değiştirdi. Ondan sonra kendisine göre bu hırsızlıkları ve yolsuzlukları tespit eden, soruşturmaları yapan hâkimleri ve savcıları görevden aldı. Ondan sonra biz burada "Bu, Anayasa'ya aykırıdır." dedik.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, sen oğlunun apartmanlarının hesabını versene, oğlunun.

KAMER GENÇ (Devamla) - Hâkimler ve Savcılar Kurulunun atamaları, işte, dairelere görevlerin verilmesi, mahkemelerin kurulması konusundaki yetki Adalet Bakanlığında değil de HSYK'da olması lazım. Bekir ben bunu dediğim için gitti, benim aleyhime 20 milyar tazminat açtı. Kazanırsan sana haram olacak o, onu bilesin.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Sen niye açıyorsun?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen de açıyorsun dava.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, ne yaptı? Görevini yaptı. Yaptıktan sonra hâkimleri değiştirdi, savcıları değiştirdi, ondan sonra siz de soruşturma önergesini verdiniz. Yahu eğer 17 Aralık ve 25 Aralık darbe ise siz niye soruşturma önergesini verdiniz? Niye bu bakanları görevden aldınız? Niye bunlar istifa etti? Hep tenakuz içindesiniz. Dolayısıyla burada suçüstü yakalandınız.

Şimdi, sizin amacınız hak değil, adalet değil. Ben, arkadaşlar, otuz küsur senedir şu Parlamentodayım. AKP iktidarı kadar hırsızları affeden, imar yolsuzluklarını affeden, vergi kaçakçılarını affeden ben bir iktidar görmedim yahu! Bu kadar olgunluk da olmaz ve bunun hesabını çok ağır ödeyeceksiniz.

Bakın, beyler, Musul Türkiye Konsolosluğu Türkiye'nin Çankaya'sıdır. Şu anda Türkiye'nin Çankaya'sı işgal altındadır. 100 küsur Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı tutsaktır ve bunların tutsak olarak sorumlusu sizsiniz. Bunları tutsak edenlere silahları gönderen sizsiniz. 1.700 tane masum insanı öldüren silahları veren de sizsiniz.

Beyler, efendiler, insanda da bir sorumluluk duygusu olur. Bu kadar insan katledilirken vicdanınız sızlamıyor mu yahu? AKP'liler, bu zaman bugüne kadar bu kürsüde oturanlara bu kadar ağır ithamlar yapılmadı. Niye ki siz susuyorsunuz?

İHSAN ŞENER (Ordu) - Düzgün konuş!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Senin oğluna da bu kadar ağır itham yapılmadı. Onun hesabını versene.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, Bekir Bozdağ bundan bir süre önce burada hâkimleri, savcıları değiştirmedi mi? Bakın, bir savcı getirdiler. Savcı, 17 Aralık, 25 Aralıkta mahkeme kararıyla dinlenen telefonları, "Bu telefonları hükümsüz kabul ediyorum." dedi ve takipsizlik kararı verdi. Yahu bu dünyanın en ilkel memleketinde görülmedi.

Siz zannediyor musunuz ki bu parmaklarla en büyük hırsızlıkları, yolsuzlukları, şerefsizlikleri affedeceksiniz...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ne şerefsizliği yahu!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu hırsızlıkları yok edemezsiniz...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, sen düzgün konuşsana!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu parmaklar kırılır. Bu parmakların hesabını veremezsiniz, çoluk çocuğunuza veremezsiniz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ya, sen oğlunun hesabını versene! Ya, sen çocuğunun hesabını veriyor musun, çocuğun?

KAMER GENÇ (Devamla) - Dolayısıyla, yani getiriyorsunuz, bu Meclisi boş şeylerle ilgilendiriyorsunuz.

Bakın, biraz önce bir af, bir tane kanun getirdiniz. Kanunların bir usulü var; bunları getireceksiniz, komisyonlarda tartışacaksınız.

Arkadaşlar, bana çok saldırıyorsunuz. Geçen hafta burada Halk Bankasından bir müesseseye 575 milyon dolar kredi verildiğini ve bunun battığını söyledim. Meclis Başkan Vekili olan Ayşenur bana dedi ki: "Efendim, onları açma..."

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, sen ne biçim konuşuyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu, hırsızlıkları açmayacak mıyım? Bana ceza veriyor. Ya, böyle olmaz... Ya, siz ne yapacağınızı...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Başkanım, Başkanlık makamına ne biçim konuşuyor!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, yarın halkın karşısına çıkamazsınız. Bakın, yarın halkın içinde gezemezsiniz. Ben, çıkar, yarın...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen ne yapacaksın? Sen geziyor musun?

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, Türkiye'yi yok ettiniz; devletiyle yok ettiniz, askeriyle yok ettiniz, onuruyla yok ettiniz. Bugün, sizin topraklarınız işgal altında, vatandaşlarınız işgal altında; onların hakkını korumuyorsunuz, vicdanınız hiç mi sızlamıyor ya? Bugün, 1.700 tane masum insanı öldüren IŞİD'in mensupları sizin arkanızda. Onları öldüren insanların silahını siz verdiniz.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, nereden biliyorsun bunu?

KAMER GENÇ (Devamla) - O insanların günahı sizin boynunuzda. Bunun bir hesabını vereceksiniz.

Tabii, zamanım olsa, size daha ayrıntılı bunları vereceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Biz sana daha ayrıntılı verelim, gel...

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, bana saldırmakla bir şey ifade etmiyorsunuz. Sizin vicdanınız rahat mı?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi oradan!

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sizin vicdanınız rahatsa... Ama bu halk sizin burnunuzdan getirecek bunları.

BAŞKAN - Önergeyi...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi yürü! Hadi yürü!

BAŞKAN - Sayın Can, lütfen...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi yürü! Anca gidersin!

BAŞKAN - Sayın Can, lütfen... Lütfen...

KAMER GENÇ (Devamla) - Niye yürüyeyim ya?

BAŞKAN - Sayın Genç, çok teşekkür ederim.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, müdahale eder misin?

BAŞKAN - Uyardım Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ama yani...

BAŞKAN - Şimdi, bakın, herkes birbirine aynı şeyleri söylüyor.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi oradan! Otur yerine!

BAŞKAN - Sayın Can, lütfen...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Hadi yürü!

KAMER GENÇ (Devamla) - Sen kimsin? Günahkâr bir adamsın. BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ederim.

KAMER GENÇ (Devamla) - Böyle bir şey olur mu?