Konu:TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:4
Birleşim:101
Tarih:11/06/2014


TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RIZA TÜRMEN (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, çocuğun cinsel istismarına ilişkin Türk Ceza Kanunu'nun 103'üncü maddesiyle düzenlenen ve buna getirilen değişikliklerle ilgili görüş bildireceğim.

Bu getirilen değişikliklerde şöyle bir temel aksaklık var: 18 ve 15 yaş ayrımı korunuyor. Yani, 15 yaştan büyük, 18 yaşından küçük çocuklar için başka cezalar, 15 yaşından küçük çocuklara başka ceza. Bu ayrımı ortadan kaldırmak lazım arkadaşlar. Her amaç için gerek Ceza Kanunu bakımından gerek Medeni Kanun bakımından tek bir yaş konulmalıdır, o da 18 yaştır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde de bu böyledir, başka uluslararası sözleşmelerde de bu böyledir. Her amaç için bir tek yaş sınırı vardır: 18 yaş. 18 yaşından aşağı çocuklara karşı cinsel hareketlerin hepsi cinsel istismara girer.

Bizim bu evlenme yaşını tek bir yaş olarak 18 yaş yapan ve başka her şekilde 18 yaşından küçük evlenmeleri reddeden bir kanun teklifimiz vardır, Medeni Kanun'da değişiklik yapılmasına ilişkin. Ama bu kanun teklifi her zamanki gibi kabul edilmedi.

Erken evlendirmeler, arkadaşlar, ayrı bir suç sayılmalıdır. Erken evlendirmeler Türkiye'de çok büyük bir sorundur. Her 3 kadından 1'i çocuk yaşta evlendirilmektedir. Bu çok büyük bir şeydir. Erken evlendirme, cinsel istismarın aslında özel bir türüdür. Yani, bu tür cinsel istismar diğerlerinden farklıdır çünkü toplumun kabulü vardır erken evlendirmelerde. Bu bakımdan ayrılır ama erken evlendirmeler mutlaka bir cinsel istismar olarak ayrıca bir suç olarak düzenlenmelidir. Örneğin, Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi -CEDAW- 18 yaş altında evlenmeye verilen hukuki izni, çocuğun cinsel istismarına devlet tarafından izin verilmesi olarak nitelendirmektedir.

Köleliğin Ortadan Kaldırılmasına Dair Ek Sözleşme, zorla evlilikleri kölelik olarak tanımlamaktadır ve bu küçük yaşta evlenmeler çocukta, kız çocuğunda çok büyük ruhi sarsıntılara, çok büyük fiziksel bozukluklara yol açmaktadır. Bunları önlemek için bunun mutlaka ayrı bir suç olarak düzenlenmesi önemlidir. Aynı şekilde, ensestin de ayrı bir suç olarak düzenlenmesi gerekir. Ensestle ilgili mağdurların korunması ve onlardan doğan çocukların korunmasına ilişkin tedbirler getirmemiz gerekir.

Yapılan değişikliklerde bir önemli değişiklik, 103'üncü maddenin (6)'ncı fıkrası kaldırılmıştır yani mağdurun beden ya da ruh sağlığının bozulması hâlinde cezanın artırılmasını öngören madde kaldırılmıştır. Bu, tabii, çok büyük bir sakıncadır çünkü şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: Cinsel taciz suçunda verilen ceza sekiz ila on beş yıl arasıdır. Ona karşılık, mevcut kanunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması durumunda alt sınır on beş yıl olarak kabul edilmektedir. Yani, cinsel tacizde alt sınır sekiz yılken, bu, ruh sağlığı bozulduğu takdirde on beş yıl olarak kabul edilmektedir.

Şimdi, bu değişiklik yürürlüğe girerse, çocuğun ruh sağlığını bozan ve cinsel tacizde bulunan kişiler serbest bırakılacaktır, tahliye edilecektir; böyle bir sakınca ortaya çıkacaktır. Yani, çocuğa o kadar ağır bir zarar vermiş ki çocuğun ruh sağlığı bozulmuş, ona rağmen tahliye edilecektir. Bu sakıncayı önlemek lazım.

Çocuk pornografisi çok önemli bir çocuk istismarıdır, cinsel istismar suçudur, Lanzarote Sözleşmesi'nde bu çok iyi düzenlemiştir. Burada mutlaka çocuk pornografisine yer vermemiz lazımdır bu suçlar arasında, kanunda bu yoktur. Bizde, tabii, şöyle görüyorsunuz: Türk Ceza Kanunu'nun değişik maddelerine serpiştirilmiş bütün bu suçlar. Müstehcenlik, fuhuş genel ahlaka karşı suçlar bölümünde; insan ticareti, göçmen kaçakçılığı insan ticareti bölümünde. Bütün bunları toplayan, ayrı bir, çocuğa karşı cinsel suçlar bölümü yaratılmalı Ceza Kanunu'nda. Bunların böyle dağınık bir şekilde serpiştirilmesi aralarında çelişkilere, tutarsızlıklara yol açmakta; pek çok durumda, işlenen suç cezasız kalabilmekte ve başka sakıncalar doğurmakta. O nedenle, Ceza Kanunu sistematiğinde bunların bir bölüm altında toplanması son derece önem taşıyor çocuğu korumak bakımından.

Teşekkür ederim, saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)