Konu:Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:100
Tarih:10/06/2014


BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce Sevgili Ali Rıza Öztürk'ün yaptığı konuşmayı tamamlama babında bir şey söyleyeyim.

İspanya'da terör örgütü ETA'nın siyasal kanadı Batasuna terör örgütü eylemlerini kınamadığı için İspanyol Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmış, bu kapatma kararına Batasuna tarafından itiraz edilmiş. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bunu bir ifade özgürlüğü kapsamında görmemiştir, önce onu ifade edeyim. Yani bir anlamda ülkenin rejimini, demokratik rejimini koruyan AİHM'in ilginç bir kararı vardır, önce onu ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, yargıya ilişkin paketleri ortaya koyuyoruz ama esas yargının paketlenmiş olduğu tarih 12 Eylül 2010 tarihidir. 12 Eylül 2010 tarihinde "Yargıyı daha demokratikleştireceğiz, daha şeffaf bir yargı oluşturacağız, katılımı daha çok sağlayacağız." diye yeni bir sistem getirilmeye çalışılmıştır. Ben kendi bölgem açısından diyorum, örneğin "HSYK üyeleri bütün yargı mensuplarının oylarıyla belirlenecektir." iddiasıyla yola çıkılmış ve HSYK üyelerine oy kullanan adliyelere listeler gönderilmiş ve bunun dışında herhangi bir oylamanın, bunun dışında yapılacak oy tercihinin o adliyelerdeki tayin ve terfilerde rol alacağını bizzat gözlemlemiş bir arkadaşınızım. O tarihte Artvin Adliyesindeydim, önce onu ifade ediyorum. Hemen arkasından Yargıtay dizayn edilmiştir. Hatırlarsanız, 160 Yargıtay üyesi boş oy kullanmıştır, test edilmişlerdir. Bir anlamda yargı olayı halledilmiştir değerli arkadaşlarım.

Şimdi gelelim öbür tarafına. Şimdi, biraz önce bahsetmiş olduğumuz, bugün hepimizde infial yaratan bayrak olayının arkasındaki olay nedir, onları da bir anlatmamız gerekiyor bu yüce Mecliste. Değerli arkadaşlarım, bu olayların önündeki bütün muhalefet engelleri, önündeki bütün engeller bir anlamda kaldırılmıştır. Nedir? En azından yargı olayına ilişkin engeller kaldırılmıştır. Bunlardan bir tanesi: 12 Eylül 2010'dan evvel burada yine bir gece yarısı operasyonuyla asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açılmış, bir anlamda demokratikleşme paketinin ön olguları gibi toplumun önüne sunulmuş ama ileri aşamalarda bunun ne kadar subjektif değerlendirildiği bir anlamda ortaya çıkmıştır.

Hemen arkasından "gizli tanık" demiş olduğumuz olaylar... Ceza muhakemesinde yeni bir sistem getirilmiştir.

Yine, ceza yargılamasının en önemli maddelerinden bir tanesi: Yeni komplo teorileri oluşturularak Hükûmeti yıkmak gibi bir suç oluşturulmuş, bunun maddi ve manevi unsurlarına bakılmadan, suç kastı, özel kasıt, genel kasıt tanımı yapılmadan bütün aydınlar, askerler, oraya muhalif olanlar bir anlamda enterne edilmiştir değerli arkadaşlarım.

Bunun haricinde başka şeyler de yapılmıştır. Bakın, gizli tanıklar, sahte deliller... Ceza yargılamasının en önemli kurallarından bir tanesi, ceza yargılamasında yasa dışı yoldan elde edilen delillerin zincirleme fonksiyonudur. Yasa dışı yoldan elde edilen bir delili ceza yargılamasında kullanamazsınız, bunu bir somut delil olarak ele alamazsınız. Buna rağmen yasa dışı yoldan elde edilen deliller hükme esas teşkil edilmiş, dayanak teşkil edilmiş ve bugün, Yargıtaydan geçmiş maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden kararlar bulunmaktadır.

Bakın, size İtalyan Yargıtayının yıllar önce vermiş olduğu ceza yargılamasının en önemli kararlarından bize ışık tutacak olan bir kararını sizinle paylaşmak istiyorum. İtalya'da bir vatandaşı, bir yurttaşı öldürüyorlar. Şüpheli olan kişiyi çağırıyorlar, soruyorlar "Bu kişiyi öldürdün mü?" ısrarla "Hayır, ben bunu öldürmedim." diyor. Hemen arkasından, bunu itiraf ettirme anlamında polis sorgusunda kendisine "pentanol" veriyorlar, bilincini kaybediyor ve bilincini kaybettikten sonra da diyor ki "Evet, ben bu kişiyi öldürdüm. Bıçak veya silah da filan yerdedir." Gerçekten de "pentanol" etkisi altında ifade veren bu kişinin ifadesinden sonra gidiyorlar, o yerde o silahı, o bıçağı buluyorlar değerli arkadaşlarım. Yapılan balistik incelemede parmak izi bulunuyor, her türlü işlem tamamlanıyor ve alt mahkeme o kişi hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza veriyor. İtalyan Yargıtayı ne diyor biliyor musun değerli arkadaşlarım, tahmin ettiğiniz gibi esastan bozuyor. "Yasa dışı yoldan elde edilen bir delille mahkûmiyet kararı verilmesi ceza hukukunun ve hukukun genel ilkelerine aykırıdır. Bu şekildeki bir ceza tayini kesinlikle hukuk ilkelerini bir anlamda göz ardı etmektir." diyor ve beraat kararı veriyor. Bu, ceza yargılamasının geçmiş dönemdeki vermiş olduğu en cesur, en derin uygulamalardan bir tanesidir. Ama, buna rağmen bizim yargılamalarımıza baktığımız zaman hiç bu şekilde bir olay görmüyoruz.

Yine, ceza yargılamasının en önemli kurallarından bir tanesi "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesidir değerli arkadaşlarım. Ama, benim görmüş olduğum, benim yıllarca avukatlık yaptığım adliyelerde, hele de son yıllarda özel yetkili mahkemelerin yapmış olduğu yargılamalarda şüpheden sanık yararlanmıyor değerli arkadaşlarım, şüpheden hâkimler yararlanıyorlar. Öyle yeni bir yargılama yöntemi oluşturmaya çalıştık. Şimdi, öyle olunca da özel yetkili mahkemelerde yapılan yargılamalarda uzun tutukluluk süreleri, mağduriyetler ve bütün bu projenin önündeki engeller bir anlamda ortadan kaldırılıyor. Biraz önce, gelmeden evvel baktım, Hurşit Tolon üç yıldır yatıyormuş, biraz önce tahliye olmuş. Şimdi cezaevlerinde yatan insanlar var. Daha geçen günlerde Mamak Askerî Cezaevinde bir deniz kurmay albayı ziyaret ettim, inanın onunla konuşurken utandım değerli arkadaşlarım. Ülkemizin değerlerini ne hâle getirdiğimizi bir anlamda sorgulamamız gerekiyor.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)