Konu:Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:100
Tarih:10/06/2014


BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; geçen yıl 21 Martta burada bir konuşma yapmıştım. Konuşma yaptığımda da yine burada olan şanlı bayrağımızı göstermiştim. Sayın Başbakan ertesi gün çıktı grup konuşmasında dedi ki: "Dün Artvin Milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisinde şov yaptı." Benim burada bayrağı açtığım gün Diyarbakır'da belki 10 bin, belki 100 bin PKK bayrağı açıldı, Başbakan onlardan rahatsız olmadı, benim burada açtığım Türk Bayrağı'ndan rahatsız oldu arkadaşlar.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Eşit misiniz?

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Bayrak o zaman inmişti aslında, bugün inmemişti değerli arkadaşlarım.

GÖKCEN ÖZDOĞAN ENÇ (Antalya) - Saçmalama ya! Ne saçmalıyorsun!

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Bakın, ben Karadenizliyim, benim bölgem Karadeniz. Siz Hopa'dan...

GÖKCEN ÖZDOĞAN ENÇ (Antalya) - Ben de Yörük'üm, ne var!

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Hanımefendi, bir dinleyin.

Hopa'dan Samsun'a kadar yolculuk edin, Hopa'dan Samsun'a kadar yolculuk ettiğiniz zaman Karadeniz'deki bütün üst geçitlerde şehit asteğmenlerin, şehit askerlerin, şehitlerimizin, şehit polislerimizin isimleri vardır değerli arkadaşlarım. Halkın çocuklarının isimleri Karadeniz'de üst geçitlere yazılıyor; halkın çocukları olmayanların isimleri ise gemilere yazılıyor; rezidansların tapu kayıtlarına yazılıyor, lüks Porsche'lerin trafik tescil kayıtlarına yazılıyor. Bunu anlamayanların, bunu yaşamayanların şehitliğin ne olduğunu bilmesi mümkün değil değerli arkadaşlarım.

Bakın, bu ülkede, bugün gelinen tabloda, bu bayrak bugün inmemiştir, Oslo'da indirilmiştir bu bayrak. 3 Kasım 2002'de eğer bu Türkiye'de terör yoksa, eğer bugün Türkiye bir bölünme projesiyle karşı karşıyaysa bunun sorumlusu muhalefet midir değerli arkadaşlarım? Görmüyor musunuz neyin ne olduğunu?

Bakın, Lice'de adamlar yirmi gündür yol kestiler, ulaşımı engelliyorlar. Bakın, HDP Grubu bugün Lice'de. Çok ilginç bir olay var arkadaşlar, değerli arkadaşlar: HDP Grubu bir başka şeye gidiyor, milletvekillerinin yolunu PKK'lılar kesiyor; danışıklı dövüş. Türkiye elden gidiyor, farkında değil misiniz değerli arkadaşlarım? Ben içinizde bu işin sıkıntısını çeken milletvekillerinin olduğunu biliyorum. Demin bir değerli milletvekilimiz bir şey konuştu otopsiye ilişkin. Bugün haberlerde okudum. Muhtemelen, Lice'de ölenlerden birisinin ailesine savcı diyor ki: "Otopsi yapılacak." Aile karşı çıkıyor, "Hayır, otopsiye göndermem.", savcı da "Başüstüne." diyor. O, biraz önce konuştuğum, Mahmut Esat Bozkurt'un savcısı değil; o, cumhuriyetin savcısı olsa o şekilde davranmaz değerli arkadaşlarım.

Bakın, ülke elden gidiyor, çok vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Mustafa Kemal Atatürk'ün üniter devleti tehlike altındadır, ulus devlet kimliğimizi kaybediyoruz. Neyi tartışıyoruz burada? Bayrağımızı indirmişler, biz Türkiye Büyük Millet Meclisinde başka şeyleri tartışıyoruz değerli arkadaşlarım. Bayrağımızı indirmişler, namusumuza, şerefimize, onurumuza, geçmişimize saldırmışlar. Kimin saldırdığının hiçbir önemi yok değerli arkadaşlarım. Oslo'da masaya oturduğunuz anda kaybettiniz bu işi. Ana dilde savunmayla başladık ya, hani sarı öküz, arkası gelmiyor, açık açık diyorlar. Onun Parlamentosunda Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiler.

Geçen gün birisi buraya çıktı, ne dedi? Mussolini'nin, Hitler'in faşizmi ile Kemalizm'i aynı çizgiye koydu değerli arkadaşlarım. Kemalizm, cumhuriyet bizim varlık nedenimizdir, Atatürk bizim varlık nedenimizdir size dokunsa da dokunmasa da. Ne diyor? "Size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum." diyor, "Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir." diyor Mustafa Kemal Atatürk. Biz, onun Meclisinde konuşuyoruz. Düşünebiliyor musunuz, 2014 Türkiye'sinde, güneydoğuda sizin bir eski milletvekiliniz kalkıyor, diyor ki: "Kürdistan tanımı yapıldığı zaman bunu bundan yıllar önce yapsaydılar başka türlü olurdu." Gözlerimden yaşlar akıyor değerli arkadaşlarım, bunları açık açık konuşmalıyız. Bir milletvekiliniz çıkıp demedi mi "Benim 2 bin tane PKK'lı evladım var." diye; dedi mi, demedi değerli arkadaşlarım? Ben ona bir televizyon programında söyledim, git DNA testi yaptır dedim, bunların babası mısın, değil misin diye değerli arkadaşlarım.

O nedenle, bakın, bu cumhuriyet, geçmiş dönemden, kurulduğu andan bugüne kadar hiçbir dönemde bu kadar tehdit ve tehlike altında olmamıştır. Üniter devletimiz, varlık nedenimiz, cumhuriyetin temel nitelikleri, ulus devletimiz o sarı saçlı, mavi gözlü dev adamın "Benim en büyük eserim." dediği cumhuriyet, tehdit ve tehlike altındadır. Bunu hâlâ görmüyor musunuz değerli arkadaşlarım? (CHP sıralarından alkışlar) Bunun farkında değil misiniz? Bu birkaç şeyle, bir subaya, bir astsubaya fatura edilerek "Vay efendim, niye buna müdahale etmediler?" denilecek kadar basit bir olay değil bu olay. Bu olay, büyük bir olay, büyük bir proje üretilmeye çalışılıyor. Güneydoğunun ismini de koydular, bayrağına da diyorlar ki: "Senin bayrağını, egemenlik hakkını alacağım." Önümüzdeki günlerde muhtemelen parayı da basacaklar değerli arkadaşlarım. Yeni bir devlet kuruyorlar adamlar, bunu görmeyen ya aymazdır, ya aptaldır değerli arkadaşlarım. Bakın burada, Atatürk'ün Meclisinde bunu söylüyorum. Bunun farkında olmayan ya aymazdır, ya aptaldır. O nedenle bizler, herhangi bir siyasal partinin milletvekili olmanın ötesinde şunu asla unutmayalım: Gözyaşlarımızın rengi aynıdır, göz renklerimiz farklıdır ama gözyaşlarımızın rengi aynıdır. Şunu asla unutmayın: Farklı partilerin mensupları olabiliriz, farklı siyasal partilerin üyeleri olabiliriz ama şunu asla unutmayın; hepimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün milletvekilleriyiz. Bunu asla unutmayın.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)