Konu:Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:99
Tarih:06/06/2014


TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gene, burada, bir torba kanun üzerinde görüşüyoruz. Tabii, şu bir gerçek değerli milletvekilleri: Yasa çıkarmak teknik bir iştir ama hiç şüphesiz yasaların bir de ruhu vardır. O ruh nereden kazandırılır? Yaşanmışlıklar üzerinden kazandırılır, gerçek hayat hikâyeleri üzerinden kazandırılır. İşte, bu nedenle de yasa çıkarılmadan önce ve yasanın çıkarılma süreci içerisinde mutlaka olayın paydaşları da sürecin içerisine dâhil edilmek durumundadır yani sivil toplum örgütleri bu sürecin içerisinde olmak durumundadır. Ama bir kez daha görüyoruz ki bir torba kanun, sivil toplum örgütlerinin çok kısıtlı bir katılımıyla, üstelik de on dakika gibi sınırlı konuşma süreleriyle, çok sınırlı görüş bildirilerek çıkartılıyor. Üstelik de cinsel suçlar gibi toplumun genelini ilgilendiren bir konuda psikologlar, pedagoglar, sosyologlar, antropologlar, her biri âdeta yok kabul edilip onların görüşleri göz ardı ediliyor; kadın dernekleri, çocuk dernekleri göz ardı ediliyor. İşte, böyle bir süreçten geçerken bu yasa ne kadar sağlıklı olacak? Üstelik de 104 maddelik olan bu yasada bir kez bile kadının adı geçmiyor, bir kez daha kadın yok sayılıyor.

Ama değerli milletvekilleri, çocuklarla ilgili bir yasa çıkarmak artık bir zorunluluk olmuştu sizler için de. Çünkü artık gazetelere baktığınızda, kadına yönelik şiddet haberlerinin yanında çocuk haklarına yönelik her türlü ihlaller de gazete manşetlerinde yer almaya başlamıştı. Yani Türkiye bir yandan kadın hakları ve insan hakları konusunda gerilerken tabii ki çocuk haklarında da çocuklarımız da bundan nasibini almıştı. İşte bu nedenledir ki, bugün ülkemizde 30 binin üzerinde kayıp çocuğumuz var, 2 bin civarındaki çocuğumuz cezaevinde, gene 2 binin üzerinde çocuk sokakta yaşıyor, 100 binden fazla çocuk uyuşturucu madde bağımlısı konumunda, 1 milyonun üzerinde çocuğumuz işçi konumunda. Bakın, çalışan her 20 kişiden 1'i çocuk yaşta istihdam ediliyor. Sadece geçen yıl 59 çocuğumuz yaşamını iş kazasında kaybetti, 633 çocuğumuz önlenebilir kazalar nedeniyle yaşamını yitirdi.

İşte Türkiye'de bütün bunlar olurken çocuk evliliklerini masumane bulan bir zihniyet var. Bütün bunlar olurken tacizcilere, tecavüzcülere, istismarcılara karşı çığlık atmayı öneren ve devlet olma sorumluluğunu üzerinden velilere ve çocuklara yükleyen bir zihniyet var. İşte bu nedenle böyle bir yasanın elbette çıkması gerekiyordu ama biz isterdik ki, gerçek yaşam hikâyeleri üzerinden de bu yasa kurgulansın ve bu yasanın bir ruhu olsun.

Bakın, şu konuda samimi olalım: Kimse suç işleyeceği zaman gidip Türk Ceza Kanunu'nda bu suçun cezası on yıldan yirmi yıla çıktı, o zaman bu suçu işlemeyeyim demez yani kimse TCK'ya bakarak suç işleyip işlemeyeceğine karar vermez. Elbette ki cezaların artırımı önemlidir ama biz diyoruz ki: Öncelikle önleyici tedbirleri artırmalıyız. Bu suçlara sebep olan sosyal, ekonomik, kültürel nedenler nelerdir, gelin önce bunları araştıralım, önce bu suçları önlemeye çalışalım, ondan sonra da tabii ki suçluları cezalandıralım.

Bakın, bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir evde yangın çıkıyor, siz yangın çıktıktan sonra yangın çıkaran kişinin cezalandırılması ya da itfaiye aracının zamanında oraya gelip gelmediğini sorguluyorsunuz. Elbette suçlunun cezalandırılması önemli, elbette itfaiye aracının, itfaiyecilerin zamanında müdahalesi önemli ama hiç şüphesiz o suçlunun o suçu yapmasını gerekçelendiren nedenlerin ortaya çıkarılması çok çok kritik bir mevzu.

Onun için, her şeyden önce önleyici tedbirleri artırırken kadın ve erkeğin birlikte sosyalleşmesini engelleyen, zorlaştıran faktörlerin de ortadan kaldırılması lazım.

Bakın, bugün, biz, Meclis Başkan Vekilimizin bile karma eğitime karşı olduğunu duyduk kendi ağzından. Gene AKP'nin bazı milletvekillerinin karma eğitime karşı olduğunu duyduk kendi ağızlarından. İşte bunlardır ki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve bu suçları artırmaktadır.

Onun için, ben diyorum ki değerli milletvekilleri: Ne ruhunuzu satın ne de yasaların bir ruhu olduğu gerçekliğini yasayı çıkarmadan önce göz ardı edin.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)