Konu:Bursa'nın Mustafakemalpaşa İlçesinde Faaliyet Gösteren Bükköy Maden Ocağına İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:93
Tarih:27/05/2014


BURSA'NIN MUSTAFAKEMALPAŞA İLÇESİNDE FAALİYET GÖSTEREN BÜKKÖY MADEN OCAĞINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SENA KALELİ (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

ENGİN ALTAY (Sinop) - Tutanaklara geçir Hükûmetten kimsenin olmadığını Genel Kurulda.

SENA KALELİ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Soma'da kaybettiğimiz maden emekçilerimiz ve merhum Ferit Mevlüt Aslanoğlu'na Allah'tan rahmet diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde, insana ve doğaya rağmen vicdansız ve acımasız sözde büyüme, adaletsiz, hesap sorulamayan, "izan" dedikçe uzanan insafsız kalkınma her alanda şiddet yaratmaktadır. Yüz karası, yürek yarası, kara vicdanlı sorumsuzluk, seri ve nitelikli cinayete dönüşmektedir.

2009 yılında Bursa Mustafakemalpaşa Bükköy kömür ocağında patlama sonucu 19 maden işçisinin yanarak ölmesi Soma'nın öncü işaretidir. Soma faciasının akabinde Mustafakemalpaşa İlçe Başkanımızla birlikte Bükköy'e giderek yaptığımız ziyarette, kapatılan bacada işçilerin 55 tabanın altına indirilerek çalıştırıldığını, yeni bir giriş açılmaya başlandığını, patlayan bacaya geçici perdeleme yapılarak müfettişlerce sadece ana taban yolun kontrol edildiğini, el sensörüyle mühendisin kontrolünden sonra işçilerin giriş yaptığını, gaz sensörlerinin söküldüğünü, "vak vak" denilen gösterge panosunun işlevsiz olduğunu, gaz maskesi ölçümlerinin, el cihazlarının bakımlarının zamanında yapılmadığını, mesleki eğitimlerin yetersiz olduğunu, işçilerin sendikaya güvenmediğini, kamera sistemi ve yaşam alanının yeterince yer olmadığı ve pahalı olduğu gerekçesiyle yapılmadığını, altı ay önce "Gaz var." uyarısı yapan işçinin işinden edildiğini, bordroların eksik gösterildiğini, patlamada kusur ve ihmali görülen yöneticilerin yeniden işlerine başlatıldığını, kazadan sonra aynı işverene ödül olarak hidroelektrik santral verildiğini, kömür tozlarının toplandığı ve ilaçla yıkandığı havuzlardaki suyun yeterince arıtılmadan dereye deşarj edildiğini öğrendik.

Ayrıca, Kütahya'da Soma mağduru ailelere İl Başkanımızla yaptığımız ziyarette ailelerin bazı üyelerinin Gediz'de aynı işverene ait maden ocağını su basması sonucu haklarını alamadıklarını, Kütahya'dan Soma'ya çalışmaya gitmek zorunda kaldıklarını, sorumsuzluk sonucu can verdiklerini öğrendik. Riskli iş kollarının fıtratında olması gereken işçi güvenliğinin yetkili sorumsuzlarca ihmali, yaklaşan felakete ve sayısı belirsiz cana mal olmuştur.

Nazım Hikmet der ki:

"Neyi bildirir sayılar,

Neyi bildirmeli?

Yaklaşan nedir size,

Uzaklaşan nedir bizden?"

Bursa'nın 11.900 kilometrekarelik alanının 6.900 kilometrekaresi yer altı ve yer üstü ocaklarla, saha ve işletme ruhsatlı ocaklarla talan edilmektedir. Pasaların yarattığı basınçla, oluşturduğu fay hatlarıyla, toprak işlenemez, kirlenen su insana ve tarıma zarar verir hâle getirilmiştir. Birçok ocağın ruhsatı işçilerin üstüne olduğundan sorumlu bulunamamaktadır.

Değerli milletvekilleri, belletilmiş çaresizlik bir Türkiye gerçeğidir. Eğer biz hâlâ tarlasını işleyemeyen, borçlu insanlarımızın madene erken emekli olabilmek için girdiği gerçeğini anlayamıyorsak, duygularımızı kaybetmiş, gerçeklikten ve insanlıktan uzaklaşmışızdır. Hisseden, sorgulayan insanların niyetlerini okuyarak kendi gücümüzü tahkim edecek şiddeti besliyorsak vicdan devrimi yapma zamanı gelmiştir.

Soma bir milattır. Bükköy ve diğer maden işletmelerinde derhâl önlem alınmalıdır.

Sözlerimi bitirirken Cannes Film Festivali'nde "Kış Uykusu" filmiyle Altın Palmiye Ödülü'nü kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı kutluyor, yalnız ve güzel ülkemin acilen kış uykusundan uyanmasını diliyorum.

Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)