Konu:ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ'IN SATAŞMA NEDENİYLE YAPTIĞI KONUŞMASI SIRASINDA TEKRAREN ŞAHSINA SATAŞMASI NEDENİYLE
Yasama Yılı:4
Birleşim:86
Tarih:07/05/2014


ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ'IN SATAŞMA NEDENİYLE YAPTIĞI KONUŞMASI SIRASINDA TEKRAREN ŞAHSINA SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, Bakanın söylediği şeylere tek tek cevap vereceğim.

Bakın, konuşma metnim burada. Şimdi, Bakanın taktiği şunun üzerine: Söylemediğim şeyleri söylemişim gibi gösterip gerçekleri gizliyor. Aynen tutanaktan okuyorum: "Damadının yönettiği Çalık şirketi eğer Samsun Cumhuriyet Başsavcılığında hazineyi nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanıyorsa..." Ne demişim? "Damadının yönettiği Çalık şirketi."

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) - Niye damatları karıştırıyorsun?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Damadı yönetiyor mu? Bu şirketin CEO'su mu?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ (Kayseri) - Sayın Başbakanın niye damadını karıştırıyorsun?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, damadı yönetiyor...

BAŞKAN - Şimdi birbirinize bakmayın ne olur, Meclise lütfen.

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Binlerce çalışandan birisi.

BAŞKAN - Siz de Sayın Bakan, taciz olursanız söz alırsınız.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Şimdi, damadı yönetiyor mu arkadaşlar? Yönetiyor. Bu şirket hakkında nitelikli dolandırıcılıktan Hazine Müsteşarlığının talebi üzerine EPDK tarafından suç duyurusunda bulunulmuş mu? Bulunulmuş. Demek ki ben doğru söylüyorum. Birinci olarak bunda anlaştık mı arkadaşlar? Çok net bir şey söylüyorum, benim söylediğim bu. Ben başka bir şey söylemediğim için...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkanım, şirket ceza davasından yargılanmaz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Efendim, benim söylediğim net: Damadının yönettiği Çalık şirketi hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ne alakası var? Şahıs...

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bulunulmuştur ve doğrudur. Birinci meseleyi hallettik bakın, hiç abartmadan. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HARUN KARACA (İstanbul) - Suç duyurusunda bulunulmak mahkûm olmak mı Aykut ya?

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, ben mahkûm oldu demiyorum zaten.

HARUN KARACA (İstanbul) - Hayır, bakın, böyle bir şey olmaz, böyle bir iddia olmaz ya!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

HARUN KARACA (İstanbul) - Ama doğru konuşmuyor ya!

BAŞKAN - Olabilir de yani... Size göre öyledir.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Ek bir süre istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, net olarak durumu anlatabildim mi? Söylediğim neydi ve doğru söylüyor muyum? Söylediğim bu. Bakan da bu durumu teyit etti. Demek ki ben doğruyu söylüyorum. Birincisi, bu meseleyi halledelim. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

İSMAİL AYDIN (Bursa) - Doğru söyleyin, şirket ceza davasında yargılanmaz.

BAŞKAN - Sayın Erdoğdu...

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - İkinci meseleye geliyorum: Şimdi ben bununla alakalı bilgi ve belgeyi Bakandan istedim mi? Benim hakkım var mı? Var. Verdiniz mi? Bu suç duyurusunun -ben sizin huzurunuzda istiyorum- yazısını -çünkü devlet şeffaf olmalı ve ben Komisyon üyesiyim- bana vermesini rica ediyorum, huzurlarınızda bekleyeceğiz. Suç duyurusu yazısı, savcılık kararı... Çünkü ben başsavcıyı da aradım. Adamcağız korkuyor, bir şey diyemiyor.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen bunu kaç defa söyledin burada, kaç defa söyledin bunu?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - İkinci meseleye geliyorum... Arkadaşlar, ek süre verirse cevap veririm ama bakın...

YILDIRIM M. RAMAZANOĞLU (Kahramanmaraş) - Sayın Vekilim, "Sayın Bakan" diye hitap ederseniz çok memnun olacağız, lütfen, rica ediyorum.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Tamam, devam ediyorum.

Sayın Başkan ama konuşamıyoruz.

BAŞKAN - Yani bakın, şimdi böyle karşılıklı karşılıklı konuşursanız... Siz hitap edin, duymayın onları.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Tamam.

ENGİN ALTAY (Sinop) - Sen tutanaklara konuş, onları ikna edecek hâlin yok senin.

BAŞKAN - Karşılıklı birbirinizle konuşuyorsunuz canım. Herkes gibi sizinkiler de laf attı deminden beri yani eşitliği sağlayamam ben.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Şimdi, Bakan Bey neyi söylüyor? Bakan şunu söylüyor, Bakan Bey'in söylediği şu: "Bir hakem heyeti bulalım, CHP'den, BDP'den, MHP'den." Bence sizin partinizden de olmalı ama bunun Meclis İç Tüzük'ünde bir yolu var. Böyle ciddi bir iddiası varsa milletvekilinin Meclis araştırma önergesi verilir, Meclis araştırma önergesi üzerine görüşülür, sizlerin değerli oylarıyla...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ciddi bulmazsak reddederiz, eğer ciddi değilse reddederiz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Eğer doğruyu arıyorsak bunu kabul etmeniz gerekir. Şimdiden kendi grubum adına garanti veriyorum.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ciddi değilse reddederiz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bu Meclis araştırma önergesini verelim. Bu Meclis araştırma önergesini beraberce komisyonda bilirkişilerle yapalım.

Sayın Bakan, böyle bir şeye var mısınız, var mısınız böyle bir şeye?

BAŞKAN - Genel Kurula lütfen...

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bu Meclis araştırma önergesini eğer kabul etmiyorsanız her hâlükârda hazırım. İçinizde hukuktan anlayan, bu işe gönüllü olan; bizim partimizden de benim dışımda da bir üye olabilir. Belgeleri ortaya koyalım, Enerji Bakanlığı da bütün belgelerini ortaya koysun.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Gidin mahkemeye kardeşim ya.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, Sayın Bakanınız söyledi, şimdi buradan şey yaparak söylüyorsunuz.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Gidin mahkemeye, burası mahkeme değil.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Biz hazırız, ister Meclis araştırma önergesi... Demin Bakan Bey söyledi, 4 kişilik bir hakem heyetine bu belgeleri gösterelim, kim ne demiş ortaya çıksın.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - KİT Komisyonu var yukarıda, gidin orada görüşün.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Lüleburgaz meselesini alkışladınız. Siz Lüleburgaz meselesinin ne olduğunu biliyor musunuz?

ŞENOL GÜRŞAN (Kırklareli) - Ben biliyorum.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Evet, evet.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sen biliyorsun ama diğerlerine anlatayım.

Lüleburgaz meselesi şu: Ziraat Bankasındaki krediyle alakalı bütün belgeleriyle birlikte... Ziraat Bankası yönetiminden de teyit edin bu olayı, Ziraat Bankası Genel Müdürünü arayın "Aykut Erdoğdu'nun dediği gibi bir yolsuzluk iddiası var mıdır, yok mudur?" diye sorun. Ben bu iddiayı Ankara'da ortaya koydum, Ankara'da koyduktan sonra İstanbul'da basın açıklaması yaptım, Lüleburgaz'da dava açılmış. "Suçun işlendiği" yer diye bir şey var. Benim bu dönem avukatım yok arkadaşlar, İstanbul'dan bir avukat buldum. Lüleburgaz'dan bana karar geldi, bu karar benim gözümde yanlıştır ama yargı kararıdır, 4 bin liranın bu Bakanla alakası yok, Ziraat Bankasındaki bir krediyle alakası var. Buna da Yargıtay'da...

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Bütün ciddiyetin o kadar; ispatlayamıyorsun, ceza alıyorsun.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Ya, mesele o değil, Özgür diyor ki: "Hiç tazminat ödememiş."

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Ben şunu söyleyeyim arkadaşlar: Hakkımda 2,5 trilyon liralık tazminat davası var, açtığım yolsuzluk meseleleri yüzünden tam 2,5 trilyon liralık hakkımda dosya var.

Ben huzurlarınızda Bakana soruyorum: Enerji Bakanı Taner Bey, sizin Bakanlığınızda rüşvet olarak hayat kadını verilen bürokratlarınız var mı? Bakın, buradan soruyorum. Bu olaydan... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Efendim, bunlar olmuş olaylar, ben de üzülüyorum söylerken.

Bu Bakanlıktaki bu rüşvet olayından dolayı devriiktidarınızda bu insanlar hüküm giydi mi? Arkadaşlar, bunların hepsi oldu. Sizden rica ediyorum, çok basit bir şey yapacaksınız. Kamu İhale Kanunu'nun 58 ve 59'uncu maddelerine bakın, diyor ki: "Bu kapsamda hakkında dava açılan insanlar ve şirketler -yüzde 50 meselesi de var orada- ihaleye katılmaktan yasaklanır." Şimdi, Nihat Özdemir -ismini verdim, mecbur kaldım, ben bir iş adamının ismini de kolay vermek istemiyorum- Enerji Bakanlığındaki ihaleler dolayısıyla yargıda yargılanıyor mu? Evet, yargılanıyor. Yargılamanın sonuna kadar, yani Yargıtaydan karar çıkıp kesinleşinceye kadar ihaleye katılması yasak mı? Şimdi, Beyefendi diyor ki: "Yasaklama kararı var."

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - "Beyefendi" diyemezsin, "Sayın Bakan" diyeceksin.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Yasaklama kararı varsa hepinize soruyorum: Üçüncü havalimanı ihalesine nasıl girdi? Çok basit, çok net anlatıyorum, diyor ki: "Hakkında dava varsa yasaklanır." Hakkında dava var Mavi Hat operasyonunda. Yasaklanmış olsa üçüncü havalimanı ihalesine nasıl giriyor?

Şimdi, Taner Bey kendisine yönelik şeyleri alıyor, çeviriyor. Çok net, bir daha soruyorum: Eğer hakkında dava varsa 4734 sayılı Kamu İhale'nin 58 ve 59'uncu maddelerine göre ihalelere katılmaktan yasaklanması gerekiyor. Nihat Özdemir -örneği üzerinden- Mavi Hat'la ilgili ihaleden dolayı yargılanıyor. Bu Nihat Özdemir ve diğerleri hakkında yasaklama kararı varsa üçüncü havalimanı ihalesine nasıl girdi? Ben sizin vicdanınızda akis doğuramadığımı biliyorum, ben milletime sesleniyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)