Konu:İstanbul Milletvekili Metin Külünk'ün Sataşma Nedeniyle Yaptığı Konuşması Sırasında Cumhuriyet Halk Partisine Sataşması Nedeniyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:05/05/2014


İSTANBUL MİLLETVEKİLİ METİN KÜLÜNK'ÜN SATAŞMA NEDENİYLE YAPTIĞI KONUŞMASI SIRASINDA CUMHURİYET HALK PARTİSİNE SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ben sayın konuşmacıya şunu tavsiye ederim: Konuya doğrudan girsin, topu kenarlarda dolaştırmasın. Cümlesi şu: "17 Aralık günah işleme özgürlüğüne bir darbedir. Hazreti Peygamber günahları açan değil, örtücü olan rahmet geleneğinin mimarıdır." Hazreti Peygamber'i bile bu yolsuzluğa alet ediyorsunuz, ayıp. Yani, şunu diyor: "Bir hırsızlık, yolsuzluk var. Hazreti Peygamber günahları örten bir rahmet anlayışının mimarıdır, bunları örtmek lazım."

Evet, yolsuzluğu ve hırsızlığı Hazreti Peygamber örtüyor muydu acaba? Günah ancak bireysel tövbeyle Kur'an-ı Kerim'de yer bulur, kişi kendisini o şekilde affettirmeye çalışır. Eğer devletin malına karşı, milletin malına karşı bir saldırı var ise, bir yolsuzluk var ise bu, doğrudan doğruya Kur'an-ı Kerim'in cezalandırdığı bir fiildir. Siz konuşmanıza dönün.

Şimdi, hem İslamcı bir bakış açısıyla liberalizmi eleştireceksiniz, liberal bakış açısını eleştireceksiniz... Doğru, evet, İslam'la liberalizm yan yana gelemez, İslam'ın özü lehul mülktür. Mülk Allah'ındır yani mülkiyet, varlık, egemenlik, güç, servet, hepsi Allah'ındır, bunlar yöneticilerde, insanlarda sadece emanettir. Hem bunu savunacaksınız hem de liberal bedenin günahı yücelten anlayışına sığınıp bakanlarınızın günahlarını orada affettirmeye çalışacaksınız.

Sadede gelelim: Günah işleme özgürlüğünü Kur'an-ı Kerim'le yan yana getiren bir milletvekili bugün dini siyasete alet eden bir partinin milletvekilidir, Bakara Suresi'yle dalga geçen milletvekilleriniz gibi. Hayırlı olsun bu anlayış size.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)