Konu:SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ
Yasama Yılı:4
Birleşim:79
Tarih:22/04/2014


SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 Nisan 2014 tarihli Genel Kurulunda Adalet Bakanımız tarafından cevaplandırılması istenen (6/126) esas numaralı sözlü önergesiyle birlikte Başbakan Yardımcılığıma ait 56 adet ve Sayın Başbakanımıza ait 25 adet soru önergesine Hükûmetimiz adına cevap vermek için söz almış bulunmaktayım. Bazı soru önergeleri aynı veya benzer mahiyette olduğu için o soru önergelerini de birleştirerek cevaplandıracağım ve cevapları bir saat içerisinde tamamlamaya çalışacağım. Sözlerimin başında hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

(6/126) esas numaralı soru önergesi: Adalet Bakanlığının İnternet sitesinde yayımlanan 29 Eylül 2011 tarih ve 23 sayılı, 11 Ekim 2011 tarihli ve 26 sayılı basın açıklamaları ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İnternet sitesinde yayımlanan 8 Eylül 2011, 27 Eylül 2011 ve 17 Şubat 2012 tarihli basın açıklamalarında, soru önergesine konu hususlar hakkında yapılan işlemler ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşılmıştır. Basın açıklamalarında da belirtildiği üzere, soru önergesinde bahsi geçen soruşturma savcılarının görevden alınmaları konusunda Adalet Bakanlığı ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun herhangi bir tasarrufu söz konusu olmamıştır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2 Kasım 2011 tarihli yazısıyla, soru önergesine konu edilen soruşturmanın yürütüldüğü esnada bazı şüpheli müdafilerin soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları hakkında şikâyetçi oldukları ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Kurul müfettişlerini görevlendirdiği, görevlendirilen müfettişlerin yaptıkları inceleme sonucu ilgili cumhuriyet savcılarının yazılı savunmalarını istedikleri; bunun üzerine, başsavcılıkça yapılan değerlendirme sonucunda soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarının spekülatif değerlendirmelere maruz kalarak yıpratılmamaları, yürütülen soruşturmanın da olumsuz ve haksız ithamlara maruz kalmaması, soruşturma üzerinden adalet ve yargıya olan güven duygusunun sarsılmaması için ilgili cumhuriyet savcılarının soruşturmadan alınarak yerlerine 2 ayrı cumhuriyet savcısının görevlendirildiği bildirilmiştir.

(6/477), (6/1596), (6/3174), (6/3819), (6/3820) ve (6/5036) esas numaralı soru önergeleri: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından çıkarılan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılım Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4'üncü maddesinde, bankalarca reeskont kaynaklı krediler dışında kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun "Sözleşme şartları" başlıklı 24'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası "Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." hükmünü amirdir.

Söz konusu kanuna istinaden çıkarılan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik'in 17'nci maddesinin 5'inci fıkrasının (c) bendinde, sözleşmeye bağlı olarak kart hamillerinden alınabilecek ücret, komisyon, masraf ve vergilerin neler olacağına dair açıklamaların sözleşmede gösterileceği belirtilmiş, aynı maddenin 2'nci fıkrasının (ğ) bendinde de sözleşmede belirtilen ücret, komisyon, masrafların kart hamilinin hesabına borç kaydedilebileceği kart hamiline bildirilecek hususlar arasında sayılmıştır.

BDDK'nın 2011/1 sayılı Genelgesi uyarınca, bankaların bireysel müşterilere sundukları hizmetler yani para aktarma işlemleri, bireysel krediler, kredi kartları ve banka kartları, mevduat hesapları, ATM kullanımı, kiralık kasa ücretleri, menkul kıymet işlemleri, çekler ve senetler ile ilgili diğer işlemler karşılığı tahsil ettikleri masraf, ücret, komisyon ve her türlü faiz dışı unsur ve yasal kesintinin yanı sıra bazı bankacılık ürünleri için faiz oranları bilgileri BDDK'ya bildirilmektedir. Bu itibarla, bankalarca uygulanan ücret bilgileri BDDK'nın İnternet sitesinde kamuoyuna duyurulmakta olup bu bilgilere İnternet sitesinin ana sayfasında yer alan "Bankacılık Ürünleri ve Hizmet Ücretleri" bağlantısından erişilebilmektedir. Söz konusu tutarlarda değişiklik olması hâlinde veriler İnternet sitesinde eş anlı olarak güncellenmektedir.

Diğer taraftan, 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Temel ilkeler" başlıklı 4'üncü maddesinin (3)'üncü fıkrasında bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde tüketiciden alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esasları kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde belirleme yetkisi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının görüşünün alınması suretiyle, BDDK'ya verilmiştir. Bu kapsamda, BDDK tarafından finansal tüketicilerden faiz dışında alınacak ücret, komisyon ve masraflara ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik taslağı hazırlanmıştır. Anılan taslağın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bankaların tahsil edebilecekleri ücret, masraf ve komisyon kalemlerinin aynı ad altında toplanması ve adil olmayan seviyede yüksek ücret tahsil edilmesinin önüne geçileceği beklenmektedir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 31'inci maddesinin (3)'üncü fıkrası uyarınca, 28 Mayıs 2014 tarihinden itibaren kart çıkaran kuruluşlar bireysel müşterilerine aidatsız kart sunma durumunda da olacaklardır.

Öte yandan, BDDK tarafından finansal tüketicilerin korunmasına yönelik etkinliğin artırılması ve finansal tüketicilerin sorunlarına ilişkin kalıcı çözümler getirilmesi amacıyla Finansal Tüketici İlişkileri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

BDDK bünyesinde, finansal tüketicilerin bilinçlendirilmesi kapsamında kredi kartı kullanımı, tasarruf hedefi, kredi kartı ve banka kartı şifre güvenliği konularını kapsar şekilde üç ayrı kamu spotu hazırlanmış, ulusal televizyon kanallarında yayınlanmaya başlamıştır.

Finansal tüketicilerin bilinçlendirilmesi için hizmet verilecek bir İnternet sitesi kurulmasına ilişkin çalışmalara da başlanmış olup 2014 yılında faaliyete geçmesi planlanmaktadır.

(6/482), (6/761), (6/2949) esas numaralı soru önergeleri: Esnaf ve sanatkârlarımız, özellikle işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdam seviyesi, bölgesel kalkınma ve gelişmeye katkıları yönüyle çok önem verdiğimiz bir kesimdir. Bu bağlamda, 2002 yılı sonu itibarıyla 402 adet esnaf ve sanatkârlar kredi kefalet kooperatifi, kredi kullandırabilirken 31 Mart 2013 tarihi itibarıyla 956 adet esnaf ve sanatkârlar kredi kefalet kooperatifi kredi kullandırabilecek duruma gelmiştir.

2002-2012 döneminde yaklaşık 850 bin esnaf ve sanatkârımız, esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri kefaleti aracılığıyla kredi kullanmıştır. 2002 yıl sonu itibarıyla kredi kullanan esnaf ve sanatkâr sayısı 63.520 iken 31 Mart 2013 tarihi itibarıyla kredi kullanan esnaf ve sanatkârlarımızın sayısı 259.990'a yükselmiştir.

Türkiye Halk Bankasının kuruluş misyonu, kalıcı bir ekonomik kalkınma, sosyal denge ve toplumsal barışın korunması için uygun koşullarla esnaf, sanatkâr ve küçük meslek sahibine kredi vermektir. Esnaf ve sanatkârlara ucuz kredi yoluyla destek olmak için gelir kaybı uygulaması kapsamında Halk Bankasınca belirlenen faiz oranlarının bir kısmı her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen oranda hazine tarafından karşılanmaktadır. 2014 yılı bütçesinde Halk Bankasına yapılacak gelir kaybı ödemeleri için 528 milyon lira ödenek ayrılmıştır. 2014 yılına devreden krediler ile 2014 yılı içerisinde kullanılacak kredilerde hazine destek oranı yüzde 50 olarak belirlenmiştir. Böylece, 2014 yılında da esnaf ve sanatkârlara yansıtılacak faiz oranı azami bir yıl vadeli açılacak kredilerde yüzde 4, bir yıldan uzun vadeli kredilerde yüzde 5 olarak uygulanmaya devam etmektedir.

KOSGEB desteklerinden hizmet sektöründe faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârların yararlanabilmesini de ayrıca sağlamış bulunmaktayız.

Esnaf ve sanatkârlarımızın dünyada değişim ve dönüşüme intibakları ve olumsuzluklardan etkilenmelerinin önüne geçilmesi amacıyla Esnaf ve Sanatkârlar, Değişim, Dönüşüm, Destek (3D) Strateji Belgesi ve Eylem Planı da hazırlanmıştır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlanan bu belge, 9 Nisan 2010 tarih ve 2010/4 sayılı Kararı'yla YPK tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

(6/560) esas numaralı soru önergesi: 4-14 Kasım 2011 tarihleri itibarıyla Bitlis'te yaşanan don afeti ile 23 Ekim 2011 tarihinde Van'da meydana gelen deprem nedeniyle zarar gören Bitlis'teki gerçek ve tüzel kişilerin düşük faizli kredi borçlarının ertelenmesine ilişkin 2011/2534 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 10 Ocak 2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

(6/653) esas numaralı soru önergesi: Hazine Müsteşarlığının görev alanındaki kamu payı yüzde 50'den az olan özel kanunlarla kurulmuş anonim ortaklıklar ve bu ortaklıklardaki kamu hissesi şu şekildedir: Türk Telekomünikasyon AŞ yüzde 31,68, Anadolu Ajansı yüzde 47,75, Borsa İstanbul yüzde 49, Emeklilik Gözetim Merkezi AŞ yüzde 0,01.

Diğer taraftan, 233 sayılı KHK'nın "Tanımlar" başlıklı 2'nci maddesi uyarınca kamu iktisadi teşebbüsü, iktisadi devlet teşekkülü ve kamu iktisadi kuruluşlarının ortak adı olup sermayesinin tamamı devlete ait olan teşebbüsleri ifade etmektedir. KİT'lere ilişkin denetimler düzenli olarak Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılmaktadır.

(6/873) esas numaralı soru önergesi: Küresel krizden çıkış sürecinden itibaren ılımlı ve istikrarlı bir artış sergileyen ihracatımız, 2014 yılı Ocak-Şubat itibarıyla da güçlü seyretmektedir. Temelde Avrupa kaynaklı ticaret ortaklarımızın göreli olarak pozitif ekonomik görünümü ve kur hareketlerinden kaynaklanan rekabet avantajı sayesinde ihracat performansındaki olumlu seyrin 2014 yılında da devam etmesini beklemekteyiz. Makroekonomik istikrarın korunması ve sürdürülmesi amacıyla, vatandaşlarımızın gelirlerine kıyasla aşırı borçlanmalarının önlenmesi ve 2010 yılından bu yana alınan tedbirlere ilave olarak 2013 yılının Ekim ve Aralık aylarında bir dizi makro ihtiyati tedbir hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda kredi kartlarında limit tahsisi ve limit artırımına ilişkin kurallar getirilmiştir; kredi kartlarında asgari ödeme oranları artırılmış, nakit çekiminde kısıtlamalar getirilmiş ve tüketici kredilerinin risk ağırlığının artırılması suretiyle söz konusu kredilerin maliyetleri artırılmıştır.

Konut kredilerinde olduğu gibi taşıt kredilerinde de asgari peşinat uygulaması getirilmiş, ayrıca tüketici ve taşıt kredilerinin vadesinin otuz altı ve kırk sekiz ayla sınırlandırılmasına yönelik düzenlemeler 2014 yılından itibaren yürürlüğe girmiştir.

Diğer yandan, 2014 yılı Şubat ayından itibaren kredi kartlarıyla yapılan işlemlere ilişkin taksit sayısı sınırlandırılması, uygulamaya konulmuştur.

Onuncu Kalkınma Planı'nda yer alan 25 adet öncelikli dönüşüm programlarından biri olan "Yurtiçi Tasarrufların Artırılması ve İsrafın Önlenmesi Programı" tasarrufu teşvik edici politikaların yanı sıra aşırı borçlanmayı ve israf azaltıcı politikaları da içermektedir.

(6/1254) esas numaralı soru önergesi: 2007 yılından itibaren Ziraat Bankası tarafından 4 milyon 233 bin 706 üreticiye toplam 61,2 milyar lira tarımsal kredi kullandırılmış olup bu kredilerin geri dönüş oranı yüzde 98,14'tür.

Yıllar itibarıyla uygulanan cari ve üreticiye yansıyan faiz oranları ise şöyledir, 2007'den itibaren söylüyorum: 2007 cari oran yüzde 17,5, üreticiye yansıyan yüzde 0 ila 13,1; 2008'de de aynı; 2009'da cari oran yüzde 15, üreticiye yansıma yüzde 0 ila 11,25; 2010'da cari oran yüzde 13, üreticiye yansıyan yüzde 0 ila 9,75; 2011'de cari oran yüzde 10, üreticiye yansıyan yüzde 0 ila 5; 2012'de cari faiz oranı yüzde 10 ve 12, üreticiye yansıyan faiz oranı yüzde 0 ila yüzde 9 arasında; 2013'de cari faiz oranı yüzde 8 ve 11, üreticiye yansıyan faiz oranı yüzde 0 ila 8,25 arasında.

Soru önergesinin ikinci kısmıyla ilgili olarak ise bankalardaki yabancı hissedarların -halka açık paylar hariç- hisse oranlarına tekabül eden öz kaynak ve aktif toplamları esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, Aralık 2013 itibarıyla, bankacılık sektörü öz kaynak toplamı içindeki yabancı payı yüzde 25,6'dır, bankacılık sektörü aktif toplamı içindeki yabancı payı ise yüzde 27'dir.

(6/1418) esas numaralı soru önergesi: Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerince tarımsal kesime kullandırılan düşük faizli kredilere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 2014/5767 sayılı ve daha önceki Bakanlar Kurulu kararlarında "Bu karar kapsamında açılan kredilere vadesinde, hesap devresinde, taksit vadesinde ödenmemesi hâlinde vade tarihinden itibaren geciken tutarlar için bu karar hükümleri uygulanmaz. Vade tarihinden itibaren bu krediler banka ve T KK mevzuatı çerçevesinde tahsil ve tasfiye edilir." ve ayrıca "Bu kararda yer almayan hususlarda Bankacılık Kanunu hükümleri ile bankanın ve TKK'nın kredilendirme usul, esas ve mevzuatları uygulanır." hükümleri yer almakta olup bu kapsamda kullandırılan kredilerin tahsiline yönelik olarak Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri tarafından yapılan icra işlemlerinin durdurulmasına ya da kredilerin vadelerinin uzatılmasına veya hibeye çevrilmesine ilişkin olarak Hazine Müsteşarlığınca yürütülen bir mevzuat çalışması bulunmamaktadır.

Ayrıca Doğu Anadolu'daki çiftçilerimizin üretimine devam edebilmeleri için aldıkları kredilerin hibeye çevrilmesi konusunda ise yine yürütülen bir çalışma bulunmamaktadır.

(6/1419) esas numaralı soru önergesi: 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'da bankalara bedeli önceden ödenmeden görev zararı verilemeyeceği hükme bağlandığından düşük faizli vade uzatımı uygulanmasının Ziraat Bankası tarafından resen gerçekleştirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

(6/1448) esas numaralı soru önergesi: BDDK veri tabanında yer alan verilerden yararlanılarak dövize endeksli tüketici kredisi kullanan müşteri sayılarına ilişkin bilgiler şu şekilde hazırlanmıştır: 2008 yılı sonu itibarıyla 30.854 olan kredi müşterisi sayısı 2009'da 25.385'e, 2010'da 19.387'ye, 2011'de 12.722'ye, 2012'de 11.446'ya, 2013 sonu itibarıyla ise 8.422'ye düşmüştür. BDDK veri tabanında il bazında dövize endeksli tüketici kredisi kullanan müşteri sayısıyla ilgili bilgiler bulunmamaktadır. Kredi geri ödemelerinde aksamalar olması durumunda ilgili banka ile müşteriler arasında imzalanmış bulunan sözleşmelerde yer alan düzenlemeler ve özel hukuk hükümleri uygulanmaktadır.

Döviz cinsi ve dövize endeksli kredi kullanımına ilişkin 2009 Haziran ayında 32 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda yapılan düzenlemeyle ihtiyatlı, risk yönetimini ön planda tutan, firmalarımızın ve bankalarımızın risklerini artırmayacak bir sisteme geçilmiştir. Bu düzenlemeyle getirilen en önemli husus, döviz geliri olmayan firmaların da belli limitler çerçevesinde döviz kredisi kullanmasına imkân sağlanmasıdır. Bu düzenlemeyle beraber, döviz gelirleri olmayan firmalar ortalama vadesi bir yıldan fazla ve tutarı 5 milyon dolardan daha yüksek olmak üzere yurt içinde yerleşik bankalardan döviz kredisi kullanabilmektedirler. Döviz cinsinden borçlanmaya ait bir alt sınır konulmasının nedeni de, büyük miktarlı döviz kredisi talep eden firmalarımızın kur riskine ilişkin değerlendirmeyi ve bankaların da söz konusu firmalarla ilgili risk kontrolünü daha iyi yapabilecek olmalarıdır.

Öte yandan, tüketicilerin dövize endeksli kredi kullanabilmeleri nedeniyle bu düzenleme öncesinde kur riskine açık olmakta, bu da hem tüketici bazında hem de makro düzeyde kur riskinin izlenememesi ve yönetilememesi sonuçlarını beraberinde getirmekteydi. Yapılan düzenlemeyle tüketicilerin yurt içinden ve yurt dışından sadece döviz cinsinden değil, dövize endeksli kredi kullanmalarının da önüne geçilmiştir. Ayrıca, çeşitli zamanlarda yapılan alt düzenlemelerle 2009 Haziran ayından önce tüketicilere kullandırılmış olan dövize endeksli kredilerin kredi taksit tutarı, faiz oranı ve kredi süresinin yeniden yapılandırılmasına, başka bir döviz cinsine endekslenmesine, TL'ye dönüştürülmesine veya başka bir bankaya devredilmesine imkân sağlanmıştır.

Bu kapsamda Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulunun almış olduğu İsviçre frangı veya Japon yenine endeksli olarak kullandırılan konut kredilerinin Türk lirası cinsinden yeniden yapılanmasına ilişkin temel prensiplerin belirlendiği tavsiye kararı Türkiye Bankalar Birliğinin İnternet sitesinde 4 Mart 2014 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştır.

BAŞKAN - Sayın Bakan, soru numaralarıyla birlikte soru sahibini de, sayın milletvekillerinin isimlerini de söylerseniz daha iyi olur, notlarınız arasında varsa tabii.

Buyurun.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Notlarımın arasında maalesef yok.

BAŞKAN - Buyurun, devam edin o zaman numaralarıyla.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Olur mu Sayın Başkan, mutlaka duyurulması gerekir.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - (6/1452) esas numaralı soru önergesi...

LEVENT GÖK (Ankara) - Sayın Sena Kaleli'nin soru önergesi, zabıtlara geçsin.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İnternet sitesinde yayınlanan "Ödemeler Dengesi Metodolojisi ve Türkiye Uygulaması" başlıklı detay bilgi setinde de yer aldığı şekilde, ödemeler dengesi istatistikleri, bir ekonomide yerleşik kişilerin (merkezî hükûmet, parasal otorite, bankalar, gerçek ve tüzel kişiler) diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları mal, hizmet ve sermayeye ilişkin ekonomik işlemlerin sistematik kayıtları olarak tanımlanan ve çift kayıt ilkesi doğrultusunda Merkez Bankası dâhil tüm bankalardan, diğer kamu kurumlarından ve çeşitli anketler gibi farklı kaynaklardan toplanan veriler kullanılarak aylık olarak hazırlanmaktadır.

Çift kayıt ilkesi gereğince ödemeler dengesi istatistikleri konusu işlemlerin mahiyetlerine ve finansman şekillerine göre mutlak değer olarak aynı ancak biri pozitif diğeri negatif işaretli çift kayıtla eş anlı olarak kaydedilmesi gerekmekte ve bunun sonucunda teorik olarak "Net Hata ve Noksan" kaleminin sıfır olması beklenmektedir ancak uygulamada "Net Hata ve Noksan" kaleminin sıfırdan farklı olması genel olarak verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanının farklılıklar yaratmasından ortaya çıkmaktadır. "Net Hata ve Noksan" kalemi ayrıca hesaplanamamakta ancak "kalan" bir değer olarak tabloya işlenmektedir.

(6/1465) esas numaralı soru önergesi: Ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen paramızdan altı sıfır atılması operasyonu kapsamında 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren dolaşıma verilen E8 Emisyon Grubu yeni Türk lirası banknotlar ile 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren dolaşıma verilen E9 Emisyon Grubu Türk lirası banknotlara ilişkin olarak Banknot Matbaası Genel Müdürlüğünde basılan ve Emisyon Genel Müdürlüğünce teslim alınan banknot miktarları yıllar itibarıyla şöyledir: 2005 yılında banknot miktarı 1 milyar 406 milyon 760 bin, banknot tutarı 36 milyar 517 milyon 616 bin. 2006 yılı; adet 892 milyon 238 bin, tutar 28 milyar 790 milyon 331 bin. 2007; adet 613 milyon 48 bin, tutar 21 milyar 177 milyon 660 bin. 2008; adet 241 milyon 966 bin, tutar 2 milyar 770 milyon 970 bin. 2009 yılı; adet 1 milyar 540 milyon 246 bin, tutar 74 milyar 352 milyon 650 bin. 2010 yılı; adet 664 milyon 794 bin, tutar 24 milyar 315 milyon 260 bin. 2011 yılı; adet 758 milyon 455 bin, tutar 37 milyar 197 milyon 460 bin.

Yıllar itibarıyla emisyon hacmindeki değişimler de şu şekilde: 2004 yılında tutar 13 milyar 465 milyon 236 bin 966. 2005'te; 19 milyar 612 milyon 18 bin 803, yüzde 45 bir artış var. 2006'da; 26 milyar 815 milyon 150 bin 603, artış yüzde 36,73. 2007 yılında; 27 milyar 429 milyon 388 bin 907, değişim yüzde 2,29. 2008; 31 milyar 743 milyon 434 bin 114, artış yüzde 15,73. 2009; 38 milyar 340 milyon 287 bin 128, değişim yüzde 20,78. 2010 yılı; 48 milyar 937 milyon 559 bin 941, değişim yüzde 27,64. 2011 yılı; 55 milyar 103 milyon 173 bin 646, değişim yüzde 12,60.

Merkez Bankası, ilgili kanunu uyarınca Hükûmetle birlikte Türk lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almakla görevlendirilmiştir. Bu görev gereğince Türk lirasına kazandırılan itibarı perçinlemek ve dünyada bilinirliğini artırmak amacıyla bir simgeye ihtiyaç duyulmuş olup Türk lirasını anlaşılabilir, özgün, estetik, elle yazımı kolay ve akılda kalıcı şekilde temsil edebilecek bir simge belirlenmiştir.

(6/1466) esas numaralı soru önergesi: Küresel çapta birçok kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Moody's, S&P, IIRA, DBRS, R&I, JCRA tarafından ülkemize yönelik kredi değerlendirmesi yapılmaktadır.

Kredi derecelendirme kuruluşları bağımsız özel sektör kuruluşlarıdır. Kredi derecelendirme kuruluşları ülkelere kredi notu verilmesinde izledikleri yöntemleri metodoloji raporlarıyla yayımlamaktadırlar. Bu raporlarda ülkelere kredi notu verilirken o ülkenin "ekonomik, finansal, sosyal gelişmişlik, siyasal risk" gibi unsurlarının dikkate alındığı belirtilmektedir. Her ne kadar kredi derecelendirme kuruluşları söz konusu raporlar vasıtasıyla kredi değerlendirme süreçlerini kamuoyuyla paylaşsalar da, bu raporlar ülkelere not verilmesi sürecini tam anlamıyla aydınlatmada yetersiz kalmaktadır. Kredi değerlendirme sürecinde hangi göstergenin ne kadar ağırlığa sahip olduğu hususu da net değildir.

Küresel kriz döneminde birçok ülkenin kredi notu düşürülürken Türkiye kredi notu 2 kademe artırılan ender ülkelerden biri olmuştur. Bu dönemde ilk defa Amerika Birleşik Devletleri'nin kredi notu düşürülmüştür. En son eylül ayında Türkiye'nin yerel para cinsinden kredi notu S&P tarafından artırılarak "BB+"dan "BBB-"ye getirilmiştir. Piyasalar ülkemiz riskini kredi derecelendirme kuruluşlarından daha düşük olarak ölçmektedir. Kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkemiz ekonomisi hakkında en doğru ve en etkin şekilde bilgilendirilmesi için de kurumlarımız azami hassasiyeti göstermektedir.

(6/1659) esas numaralı soru önergesi: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre 2014 yılı Şubat ayı itibarıyla KOBİ kredileri, toplam kredilerin içerisinde yüzde 25,8'lik bir paya sahiptir. KOBİ kredileri, 2014 yılı Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artmıştır ve toplam aktiflerdeki büyümenin de üzerinde bir artış gerçekleştirmiştir. KOBİ kredilerinin işletme ölçeğine göre takibe dönüşüm oranları Şubat 2013 ve Şubat 2014 itibarıyla karşılaştırıldığında sırasıyla; mikro işletmelerde yüzde 4,4'den yüzde 4'e gerilemiş, küçük işletmelerde değişmeyerek yüzde 3,1 olarak gerçekleşmiş, orta büyüklükteki işletmelerde ise yüzde 2,6'dan yüzde 2,7'ye yükselmiştir. Bu oranlara bağlı olarak KOBİ kredileri içinde takibe dönüşüm oranı Şubat 2014 itibarıyla son bir yılda yüzde 0,1 azalarak yüzde 3,2'ye gerilemiştir. Takibe düşen kredilerin artış hızları değerlendirildiğinde, toplam takipteki krediler geçen yılın aynı dönemiyle yüzde 27,9 oranında artmıştır. Takibe düşen müşteri sayısı Şubat 2013-Şubat 2014 döneminde yaklaşık 23.912 kişi azalırken takipteki müşterilerin toplam müşterilere oranı son bir yıllık dönemde yüzde 12'den yüzde 9,2'ye gerilemiştir.

(6/1681) esas numaralı soru önergesinin Hazine Müsteşarlığınca verilen cevabında, boş bulunan kadrolarla ilgili mevzuat çerçevesinde ve ihtiyaca uygun olarak atamalar yapıldığı Müsteşarlığımızca bildirilmektedir.

(6/1718) ve (6/1719) esas numaralı soru önergeleri: Kredi notunun not ve görünümden oluşan iki bileşeni bulunmaktadır. Not, borçlanıcının kredi değerliliğini gösterirken, görünüm, notun ilerideki dönemde hangi yöne doğru gideceği konusunda ipucu vermektedir. Anılan kuruluşun açıklamalarına bakıldığında, not görünümü değişikliğine gerekçe olarak yurt içindeki ekonomik gelişmelerden ziyade Avrupa'daki krizle bağlantılı hususlara ağırlık verilmektedir. Ülkemiz ekonomisinin temellerinin ne kadar güçlü olduğu zaten bilinmektedir. Ülkemiz, yurt dışından finansman, ticaret ya da beklenti kanalıyla gelebilecek her türlü riske karşı çok önceden başlayan ve sistemli bir şekilde yürütülen bir çalışmayla gerekli tedbirleri almış ve almaktadır.

Tüm bu gelişmelere bakıldığında, kararın dengeli olmayan bir bakış açısıyla alındığı değerlendirilmektedir. Nitekim, başka kuruluşlar söz konusu kredi derecelendirme kurumundan çok daha farklı değerlendirmeler yapmıştır. Nihayetinde, uluslararası iş dünyası ve yatırımcılar bütün bu değerlendirmeleri okuyup nihai kararlarını kendileri verecektir. Söz konusu karar sonrasında piyasada kayda değer bir tepki olmamış ve bu da etkisizliği net bir şekilde ortaya koymuştur.

Kredi derecelendirme kuruluşları bağımsız özel sektör kuruluşlarıdır. Ancak, son finansal krizle birlikte bu kuruluşların kredi değerlendirmeleri ve faaliyetleri birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Her ne kadar kriz sonrasında söz konusu kuruluşlar yeniden yapılandırma sürecine girmiş olsa da kredi notu kararları kuruluşun ülke ekonomisi hakkında subjektif bir değerlendirme olmaya devam etmektedir.

Krizden önceki süreçte kredi derecelendirme kuruluşları ülke ekonomilerindeki gelişmelere yavaş tepki vererek piyasanın gerisinde kalmaları sebebiyle eleştirilmişlerdir. Hâlen de bu kuruluşlar bu durumdan tam kurtulmamıştır. Ülkemizin uygulamakta olduğu güçlü ekonomi politikaları Türkiye'nin çok farlı bir konuma gelmesini sağlamıştır. Ülkemizin son yıllarda büyüme ve istihdam alanlarındaki performansı dünyadaki sayılı örnekler arasında yer almaktadır. Kamu borç stokundaki iyileşme, artan doğrudan yabancı yatırımlar gibi pek çok gösterge bu başarının ekonominin hemen her alanına yayılmış olduğunu göstermektedir. Ülkemiz, yapısal bir sorun olan cari açık alanında enerji ithalatına bağımlılığın azaltılması, iç tasarrufların artırılması, rekabet gücünün yükselmesi gibi birçok alanda ciddi somut sonuçlar doğuracak adımlar atmaktadır.

(6/1760) esas numaralı soru önergesi: Ziraat Bankası tarafından güvenlik hizmeti özel bir firmadan satın alınmakta olup ödemeler de ilgili firmaca yerine getirilmektedir. Meydana gelen aksamanın tekerrür etmemesi yönünde de gerekli önlemler alınmıştır.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Başkan, bize gelen listelerde milletvekillerinin isimleri var burada.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - (6/1784) esas numaralı soru önergesi: Ağrı İl Özel İdaresinin maliki olduğu ve Ağrı Merkez Fırat Mahallesi'nde bulunan süt fabrikası 3 Nisan 2007 tarihinde açık ihale usulüyle ihale edilmiş olup iş AĞSAN Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi, firma adına Çiğdem Öztürk uhdesinde kalarak adı geçen kişiye kiraya verilmiştir ancak kiracı sözleşmede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmediği ve kirasını ödemediği için söz konusu idare tarafından tahliye davası yerel mahkemede açılmış olup yargı süreci devam etmektedir.

(6/1998) esas numaralı soru önergesi: Finansal kuruluşların ve müşterilerin bilgi düzeyleri arasındaki farklılıklar, ürün çeşitliliği, ürün ve hizmet sözleşmelerinin karmaşıklığı gibi faktörler tüketicilerin taraf oldukları işlemleri ve kendi finansal kapasitelerini doğru analiz edebilme ve sözleşmeleri adil müzakere şartlarında tesis edebilme imkânlarını sınırlandırmakta, zaman zaman finansal tüketicilerin mağduriyetine yol açabilmektedir. Bu durum finansal tüketicinin korunmasına yönelik düzenleme ve denetim çerçevesini ve tüketicilerin finansal bilincinin artırılmasını sağlıklı bir finansal katılım süreci ve finansal riskler açısından son derece önemli kılmaktadır.

Bu çerçevede; Hazine Müsteşarlığının genel koordinasyonunda BDDK, SPK, Merkez Bankası ve TMSF tarafından iş birliği içerisinde "Finansal Erişim, Finansal Eğitim ve Finansal Tüketicinin Korunması Stratejisi" taslağı hazırlanmıştır. Finansal ürün ve hizmetlerin tüm kesimlere yayılmasını amaçlayan strateji taslağıyla, finansal ürün ve hizmetlere erişimin artırılması, finansal ürün ve hizmetlere yönelik bilgi ve bilincin artırılması ve ilgili aktörlerin öncülüğünde finansal tüketicinin korunmasına yönelik etkin tedbirlerin alınması şeklinde üç temel hedef öngörülmektedir. Taslak metin değerlendirme için Başbakanlığa gönderilmiş olup metnin önümüzdeki dönemde bir Başbakanlık genelgesi ekinde uygulamaya konulması öngörülmektedir. Stratejinin uygulamaya konulmasıyla birlikte bugüne kadar kredi kartlarına ve tüketici kredilerine ilişkin olarak zaman zaman gündeme gelen olumsuzlukların önemli ölçüde giderilebileceği düşünülmektedir.

(6/2001), (6/2633), (6/2705), (6/3716), (6/3842) esas numaralı soru önergeleri: Finansal İstikrar Kurulu 8 Haziran 2011 tarih ve 27958 sayılı mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan 637 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle kurulmuş olup finansal sistemin bütününe sirayet edebilecek sistemik risklerin belirlenmesi, izlenmesi ve bu tür risklerin azaltılabilmesi için gerekli tedbir ve politika önerilerini tespit etmek, ilgili birimlere sistematik risklerle ilgili uyarılar yapmak, uyarı ve politika önerileriyle ilgili uygulamaları takip etmek, ilgili kurumlar tarafından hazırlanacak sistemik risk yönetim planlarını değerlendirmek, sistemik risk yönetimine ilişkin koordinasyonu sağlamak ve kurumlar arasında politikaların ve uygulamaların koordinasyonunu sağlamakla görevlidir. Bu kapsamda, finansal istikrarın gereği olan kararlar kurul koordinasyonunda ilgili otoritelerce alınmaktadır.

Protestolu senet ve çeklere ilişkin raporlara Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının İnternet adresinden ulaşılabilmektedir.

(6/2007) esas numaralı soru önergesi: Tarımsal üretime yönelik olarak kullandırılan düşük faizli kredilere ilişkin esaslar Bakanlar Kurulu kararları ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının tebliğleriyle düzenlenmekte olup 2012, 2013 ve 2014 yılı düşük faiz kredisi uygulamalarına ilişkin yayımlanan tebliğlerde "Dağınık ve parçalı arazilerinin birleştirilmesi suretiyle tarımsal işletmelerinin ekonomik ölçeğe kavuşturulmasının sağlanmasına yönelik olarak, hisseli tarım arazilerindeki hisse paylarının diğer hissedarlar tarafından satın alınması ya da hisseli olup olmadığına bakılmaksızın bitişik arazilerin satın alınmasına yönelik kredi talepleri, banka ve tarım kredi kooperatiflerinin kendi iç mevzuatları paralelinde olmak kaydıyla bu kapsamda değerlendirilebilir." hükmü yer almaktadır. Bu itibarla 2/B arazilerinin edindirilmesine yönelik olarak Ziraat Bankası tarafından resen düşük faizli kredi kullandırılması mevcut düzenlemeler çerçevesinde mümkün bulunmamaktadır.

(6/2176) esas numaralı soru önergesi: KOSGEB hizmet ve desteklerine başvuruların doğrudan kamu hizmetlerini sunan birime yapılmasıyla hizmet ve desteklerin başvuru yapılan ilk kademeden sunulması ve sonuçlandırılması, başvuru mercisi ile karar/onay mercisi arasında birden fazla kademe oluşturulmaması amacıyla KOSGEB 81 ilde teşkilatlandırılmıştır. Bu bağlamda, Ardahan ilinde faaliyet gösteren KOBİ'lere KOSGEB hizmet ve desteklerini daha etkin ve hızlı bir şekilde sunabilmek adına KOSGEB Ardahan Hizmet Merkezi Müdürlüğümüz 27 Eylül 2013 tarihinde kurulmuştur. Fiziki altyapının oluşturulması ve gerekli insan kaynağının temin edilmesi sürecinde, Ardahan ilinde faaliyet gösteren KOBİ ve girişimcilere hizmet ve desteklerimiz Kars Hizmet Merkezi Müdürlüğümüz tarafından sunulmaya devam edilecektir.

(6/2178), (6/3637) ve (6/3643) esas numaralı soru önergeleri: Bankaların şubesi bulunmayan il ve ilçelerde ATM kurup kurmayacakları ilgili bankaların operasyonel imkânları ve politikaları çerçevesinde kendilerince kararlaştırılmaktadır.

(6/2179), (6/2212) ve (6/2388) esas numaralı soru önergeleri: Doğu Anadolu Projesi kapsamındaki illerde "Etçi ve Kombine Irklarla Kurulacak Damızlık Sığır İşletmesi Yatırımlarının Desteklenmesi Projesi" 2009 yılında başlatılmıştır. Proje kapsamında 50 büyükbaş ve üzeri hayvancılık işletmesi kuran yatırımcılara inşaat için yüzde 30, makine, ekipman ve gebe düve alımı için yüzde 40 hibe desteği verilmektedir. Proje kapsamında bugüne kadar DAP illerinde toplam 172 hayvancılık tesisi yatırıma alınmıştır. Bu işletmelere toplam 123 milyon lira hibe desteği sağlanacak olup bunun 45 milyon lirası ödenmiştir. Proje 2015 yılına kadar devam edecektir.

2012 yılında yenilenen ve kapsamı genişletilen Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar çerçevesinde belirlenen limitlerde damızlık dâhil entegre hayvancılık yatırımlarına genel teşvik sistemi ve bölgesel teşvik sistemi kapsamında önemli teşvikler de sağlanmaktadır. Bu yatırımlara, bölgelere göre uygulamaları ve oranları değişmekle birlikte gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi ve faiz desteği sağlanmakta olup yatırımın 6'ncı bölgede yapılması durumunda ilave olarak gelir vergisi stopaj desteği ile sigorta primi işçi hissesi desteği de sağlanmaktadır. DAP illerimizin büyük bir kısmı 6'ncı bölgede yer aldığından bu kapsamda yatırımlar için oldukça cazip bir konumdadır. Sağlanan destekler ve yatırımlar sonucunda TÜİK verilerine göre 2002-2013 döneminde DAP illerinde toplam sığır sayısı yüzde 30 artarak 2,5 milyon baştan 3,2 milyon başa yükselmiştir.

(6/2279) esas numaralı soru önergesi: Kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak BDDK'ca yürütülen bir çalışma bulunmamaktadır.

(6/2474) esas numaralı soru önergesi: Ülkemizde yatırım teşvik uygulamaları, 19 Haziran 2012 tarihli ve 28328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ve anılan kararın uygulamasına ilişkin 2012/1 sayılı Tebliğ çerçevesinde yürütülmektedir.

Anılan karar ve tebliğ kapsamında ülkemizde gerçekleştirilecek olan yatırımlar, Dünya Ticaret Örgütü nezdinde taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalar gereğince yerli ve yabancı ayrımı yapılmaksızın gerekli şartları yerine getirmeleri koşuluyla desteklenmektedir.

(6/2510) esas numaralı soru önergesi: 14,15,16 Kasım 2012 tarihlerinde yapılan talep toplama sonucunda gerçekleştirilen Halk Bankasının ikincil halka arzında halka arz edilen tutarın yüzde 10'u yurt içi bireysel, yüzde 10'u yurt içi kurumsal, yüzde 80'i yurt dışı kurumsal yatırımcılara tahsis edilmiştir.

Personel maaş ödemesi konusunda 5.194 resmî kurumla anlaşma yapılmıştır.

(6/2612) esas numaralı soru önergesi: Ülkemizde tarım sektörünü tehdit eden risklerin teminat altına alınabilmesi için devlet destekli bir sigorta mekanizmasının devreye sokulması düşünülmüş ve bu amaçla 14 Haziran 2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu yürürlüğe girmiştir.

Devlet destekli tarım sigortaları sisteminde bitkisel ürünler, seralar, büyük ve küçükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları ve su ürünleri için tüm Türkiye çapında dolu, don, yangın, heyelan, fırtına, hortum, sel, su baskını, deprem, taşıt çarpması, kar ve dolu ağırlığı ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlar için sigorta teminatı sağlanmaktadır.

Ayrıca 2014 yılından itibaren arıcılık sigortası da sisteme dâhil edilmiş olup söz konusu sigortayla fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, taşıt çarpması, sel ve su baskını ile kovanların nakliye esnasında çarpma, çarpışma, devrilme, yanma gibi nedenlerden dolayı kovanlarda meydana gelecek zararlar sigorta kapsamına alınmıştır.

Anılan kanun kapsamında ilk poliçelerinin kesilmeye başlandığı 2006 yılı ile 2013 yılları arasında 977.189 üretici tarafından devlet destekli tarım sigortaları yaptırılmış olup meydana gelen hasarlara istinaden 159.143 üreticiye 1 milyar 142 milyon 187 bin 805 lira hasar ödemesinde bulunulmuştur.

Ardahan ilinde ise 2006-2013 yılları arasında 934 üretici tarafından devlet destekli tarım sigortaları yaptırılmış olup meydana gelen hasarlara istinaden 179 üreticiye toplam 600.164 lira hasar ödemesinde bulunulmuştur.

(6/2738) esas numaralı soru önergesi: 3 Kasım 2002 tarihindeki Merkez Bankası altın mevcutları 119,3 tonken 16 Nisan 2014 tarihi itibarıyla söz konusu miktar 493,2 tona yükselmiştir. Merkez Bankası altın mevcutları yurt dışı muhabirlerinden Amerikan Merkez Bankası Federal Reserve Bank of New York, New York ile İngiltere Merkez Bankası Bank of England, Londra nezdindeki hesaplarında banka idare merkezinde ve İstanbul Altın Borsasına tutulmaktadır. Altın mevcutlarının önemli bir bölümü ihtiyaç duyulduğunda anında dövize çevrilebilmesi amacıyla yurt dışında tutulmakta olup 16 Nisan 2014 tarihi itibarıyla yurt dışında tutulan altın miktarı Federal Reserve Bank of New York, New York nezdinde 28,7 ton ve Bank of England, Londra nezdinde 426,1 ton olmak üzere toplam 454,8 tondur.

(6/2998) esas numaralı soru önergesi: Yatırımlarda devlet yardımları hakkında kararın tasarrufları katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirmek, üretimi ve istihdamı artırmak, uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma-geliştirme içeriği yüksek büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımları özendirmek, uluslararası doğrudan yatırımları artırmak, bölgesel gelişmişlik farklılıklarını gidermek, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek noktasında ülke ekonomisine önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Bununla birlikte, yeni yatırım teşvik sistemi dinamik bir yapıdadır. Bu anlayışla süreç içerisinde reel sektör talepleri, ekonomik ve sektörel gelişmeler takip edilmekte ve gerekli görülen düzenlemeler ivedilikle mevzuat düzenlemesine yansıtılmaktadır.

Bu kapsamda, gerek sosyoekonomik açıdan en az gelişmiş bölgemiz olan 6'ncı Bölgede gerçekleştirilecek yatırımlara sağlanan istihdam desteklerinin artırılmasını, gerek uygulamada ortaya çıkan ihtilaflı hususların netliğe kavuşmasını sağlamak üzere mevzuat düzenlemesinde değişikliklere gidilmiştir. Taş kömürünün de aralarında bulunduğu 4/B grubu madenlerin girdi olarak kullanıldığı elektrik üretimi yatırımlarına öncelikli yatırım statüsü kazandırılmıştır, böylelikle söz konusu yatırımların yatırım yerine bakılmaksızın, destek oran ve sürelerinin önemli boyutlara ulaştığı beşinci bölge desteklerinden yararlandırılmaları sağlanmıştır.

15 Haziran 2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla yürürlüğe giren değişiklikle, kömür üretimine yönelik madencilik yatırımları mevzuatta belirlenen şartları sağlamaları hâlinde vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, faiz desteği gibi bölgesel sistemden 5'inci bölge desteklerinden yararlanabilmeye başlamıştır.

(6/3146) esas numaralı sorunun cevabı: 2002 yılından bu yana Başbakanlık kadrolarına teklifim üzerine Mustafa Rumeli özel kalem müdürü olarak; Halit Ertuğrul, Aydın Haskebabçı ve Nilüfer Orhan ise basın ve halkla ilişkiler müşaviri olarak, toplam 4 kişi atanmıştır.

(6/3263) esas numaralı sorunun cevabı: Gerek Adalet Bakanlığı gerekse BDDK nezdinde bankalara olan borçları nedeniyle veya diğer şekillerde gerçek veya tüzel kişi ayrımında icra takibine alınmış kişi sayılarına ve borç tutarlarına ilişkin soru önergesinde istenen detayda istatistikler bulunmamaktadır.

BDDK veri tabanında yer alan bilgilere göre, Ankara iline ilişkin takipteki kredi tutarı 2007 yılında 1 milyar 68 milyon TL iken 2012 yılında 2 milyar 525 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan, aynı dönemde toplam kredi hacminin de hızla arttığını gözlemledik. Oranları verecek olursak, 2007 yılında -Ankara ili için söylüyorum- takipteki kredi tutarı yüzde 3,57; 2008'de 3,49; 2009'da 4,42; 2010'da 3,32; 2011'de 2,94; 2012'de 2,73; 2013'te de 2,53. Yani 2009 krizinden bu yana her yıl düzenli olarak takipteki alacak miktarı Ankara ilinde de toplam krediye oranla düşmektedir.

(6/3345) ve (6/3390) esas numaralı soruların cevapları: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 12'nci maddesi kapsamında sigorta tarifeleri sigortacılık esasına ve genel kabul görmüş aktüeryal tekniklere uygun olarak sigorta şirketleri tarafından serbestçe belirlenmektedir.

Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası primleri 2008 yılı Temmuz ayından bu yana, Kara Taşıtları Kasko Sigortası primleri ise 1991 yılından bu yana sigorta şirketleri tarafından serbestçe belirlenmektedir. Bu nedenle, bu konuda kamu tarafından yapılmış bir fiyat belirlemesi söz konusu değildir. Aynı şekilde konut ve iş yeri sigortalarında sigorta primleri, şirketlerin risk kabul koşullarına ve sigortacılık ilkelerine göre serbestçe belirlenmekte olup sigortacılığı düzenleyici kurum olan Hazine Müsteşarlığının fiyatlara müdahalesi söz konusu değildir. Sigorta yaptıracakların, acenteler nezdinde araştırma yaparak kendileri için uygun prim tutarlarında sigorta yaptırmaları gerekmektedir.

(6/3442) esas numaralı sorunun cevabı: Ankara ili Çamlıdere ilçesinde hizmet vermekte olan Halk Bankası Şubesi, yeniden yapılanma sürecinde kârlılık ve verimlilik ilkeleri de dikkate alınmak suretiyle 1 Mart 2002 tarihi itibarıyla Ankara Kızılcahamam Şubesine devredilerek kapatılmıştır. Çamlıdere ilçesindeki vatandaşlarımıza yönelik banka hizmetleri Kızılcahamam Şubesi tarafından yerine getirilmektedir. Ayrıca, Çamlıdere ilçesinde bir adet Halkbank ATM'si bulunmaktadır.

Ülkemizin ekonomik gelişimi ve Halk Bankasının büyüme politikalarına paralel olarak yeni hizmet birimleri açılmaktadır. Bu hizmet birimlerinin açılışında bankacılık işlemlerinin kârlılık ve verimlilik esasları doğrultusunda gerçekleştirilmesi ilkesi başta olmak üzere bankanın belirleyeceği kriterler göz önünde bulundurulmaktadır.

(6/3520) esas numaralı sorunun cevabı: BDDK veri tabanında bulunan bankaların kıymetli maden depo hesaplarına ilişkin bilgilerden, kıymetli maden depo hesaplarında ciddi bir artış yaşandığı görülmektedir. Aralık 2011'de 14,3 milyar TL olan bu hesapların toplam tutarı, yıldan yıla artarak Aralık 2013'te en yüksek düzey olan 21 milyar liraya ulaşmıştır.

(6/3527) esas numaralı sorunun cevabı: Tarım sektörü de diğer sektörler gibi yatırım ve işletme giderlerinin karşılanmasını teminen finansmana ihtiyaç duymakta olup tarımsal kesim tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de finansman ihtiyacını gerektiğinde kredi kullanarak karşılamaktadır.

Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin ve tarımsal büyümenin sağlanması açısından asıl önemli olan nokta, tarımsal kesimin finansman ihtiyacının uygun koşullarda karşılanmasıdır. Bu kapsamda tarımsal üretimin geliştirilmesi amacıyla Ziraat Bankasınca kullandırılan tarımsal kredilere uygulanan cari faiz oranı 2002 yılında yüzde 59 iken bu oran 31 Mart 2014 tarihi itibarıyla bir yıla kadar vadeli kredilerde yüzde 0 ila 8, bir ile dört yıl arasında vade olan kredilerde 0 ila 10 ve dört yıldan uzun olan kredilerde ise 0 ila 11 seviyesine inmiştir. Hazine tarafından sübvansiyonu yapılan tarımsal kredilerde ise bu oranlar kredi konularında ve kredinin vadesine göre yüzde 0 ila yüzde 8,25 arasında değişmektedir.

Şubat 2014 dönemi itibarıyla banka grupları bazında ziraat ve balıkçılık sektöründe kullandırılan kredi tutarları şu şekildedir: Kamu bankaları 23 milyar 780 milyon TL, yerli ve özel bankalar 8 milyar 99 milyon TL, yabancı bankalar ise 5 milyar 413 milyon TL nakdî kredi kullandırmıştır. Kamu bankalarının bu sektörde kullandırdıkları kredilerden 731 milyon TL'si, yerli ve özel bankalardan 318 milyon TL'si, yabancı bankalardan ise 309 milyon TL'si takipteki alacaklara aktarılmıştır.

(6/3564) esas numaralı sorunun cevabı: 6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 7'nci maddesinde, genel müdür dâhil 7 üyeden oluşan banka yönetim kuruluna atanacakların 5411 sayılı Kanun'da aranan nitelikleri haiz olması gerektiği belirtilmiş, ancak genel kurul tarafından seçilecek üyeler bakımından en az on yıllık mesleki deneyime sahip olma şartı aranmayacağı hükmü açıkça vurgulanmıştır.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "yönetim kurulu üyeleri" başlıklı 23'üncü maddesindeyse yönetim kurulu üyelerinin Bankacılık Kanunu'nun 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması gerektiği belirtilerek, genel müdür için öngörülen şartların yönetim kurulu üyelerinin yarıdan bir fazlası için de aranacağı hükme bağlanmıştır. 5411 sayılı Kanun'un 25'inci maddesinin birinci fıkrasında da banka genel müdürlerinin hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde; mühendislik alanında lisans düzeyinde öğretim görmüş olanların ise belirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmaları ve bankacılık veya işletmecilik alanında en az on yıllık mesleki deneyime sahip olmaları gerektiği belirtilmiştir.

İller Bankası AŞ'ye yönetim kurulu üyesi olarak atanacakların aranılan şartları taşıyıp taşımadıkları yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir ve Sayın Bayram Keskin'le ilgili olarak herhangi bir rapor BDDK'ya ulaşmamıştır.

(6/3588) ve (6/4428) esas numaralı soruların cevapları: SPK, 6362 sayılı Kanun'un kendine verdiği yetki doğrultusunda ikincil mevzuat çalışmalarında yatırımcı tabanının genişletilmesi ve yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik çeşitli yenilikler, tedbir ve önlemler almıştır ve gerektiğinde söz konusu mevzuatta değişikliğe de gidilmektedir. Yatırımcıların bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla Kurul tarafından yeni bir İnternet sitesi hazırlanmış olup 19 Ocak 2011 tarihinden itibaren ilgililerin kullanımına açılmıştır. Yatırımcıların, yatırım araçları, yatırım yaparken dikkat edilmesi gereken konular, yatırımcı olarak sahip oldukları haklar ve izinsiz halka arz ve sermaye piyasası faaliyetleri hakkında bilgilendirilmeleri hedeflenmektedir.

Ayrıca, ülkemizdeki finansal okuryazarlık düzeyi ile sermaye piyasası farkındalığını artırmaya yönelik eğitim ve tanıtım faaliyetlerinde bulunulmasına yönelik yatırımcı seferberliği kapsamında, Kurulca çeşitli eğitim ve tanıtım faaliyetleri ile konferanslar düzenlenmektedir.

Yatırımcıların sağlıklı karar vermelerini kolaylaştırma, yatırımcıların etkin bir şekilde temsil edilebilmesi ve azınlık pay sahiplerinin haklarını güçlendirme yönünde kurumsal yönetim alanında önemli değişiklikler yapılmıştır. Ayrıca, Dünya Borsalar Federasyonunun verileri incelenmiş, Borsa İstanbul'un, çalışma kapsamına alınan 31 borsa arasında, işlem ücretleri bakımından en düşük oranı uygulayan borsa olduğu da tespit edilmiştir.

(6/3599) esas numaralı sorunun cevabı: BDDK veri tabanında, kredi faiz oranlarında veya kredi maliyetini etkileyen diğer hususlarda meydana gelen değişiklikler nedeniyle yeniden yapılandırılan veya yeniden ödeme planına bağlanan kredilerle ilgili olarak kredi borçlusu sayısına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.

(6/3775), (6/3776), (6/3777) ve (6/3778) esas numaralı soruların cevabı: Ziraat Bankasının kamuya açıklanan finansal tabloları, denetim raporları ve faaliyet raporlarında yer alan veriler haricinde talep edilen bilgilerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Sırların saklanması" başlıklı 73'üncü maddesi kapsamında banka sırrı olduğu mütalaa edildiğinden paylaşılması mümkün bulunmamaktadır.

(6/3816) esas numaralı sorunun cevabı: Şubat 2014 dönemi itibarıyla bankaların BDDK'ya yaptığı raporlamalardan elde edilen bilgilere göre, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankalarca çıkartılan bireysel kredi kartı sayısı 50 milyon 146 bin 706'dır. Bu rakama, bakiyesi bulunmayan kartlar ile ana karta bağlı olarak işlem gören ek kartlar dâhil değildir.

Şubat 2014 dönemi itibarıyla bankaların BDDK'ya yaptığı raporlamalardan yine elde edilen bilgilere göre, bankaların bireysel kredi kartı alacağı 86 milyar 161 milyon liradır. Bu rakamın 81 milyar 57 milyon lirası canlı alacaklardan, 5 milyar 104 milyon lirası ise takip hesaplarında izlenen alacaklardan oluşmaktadır. Bankalarca kullandırılan krediler nedeniyle icra takibinde olan müşteri sayısı bilgisi BDDK veri tabanında bulunmamakta olup Şubat 2014 itibarıyla bankaların BDDK'ya yaptığı raporlamalardan elde edilen bilgilere göre, 1 milyon 964 bin 943 bireysel kredi kartı hamili bankalarca takip hesaplarında izlenmektedir.

Şubat 2014 dönemi itibarıyla bankaların BDDK'ya yaptığı raporlamalardan elde edilen bilgilere göre, bireysel kredi kartı alacakları da dâhil olmak üzere, bankaların bireysel kredi alacağı 341 milyar 982 milyon TL'dir. Aynı dönemde bankaların toplam kredi alacağı ise 1 trilyon 109 milyar 63 milyon liraya ulaşmıştır. Bu rakamlara takip hesaplarında izlenen tutarlar da dâhildir.

Hazine Müsteşarlığımız tarafından 2012 yılında gerçekleştirilen denetimlere ilişkin bilgilerin sunulduğu (6/3970) esas numaralı sorunun cevabı: Hazine Müsteşarlığında, Hazine Kontrolörleri Kurulu tarafından, Avrupa Birliği tarafından Türkiye Cumhuriyeti'ne mali iş birliği çerçevesinde sağlanan fonların denetimi ile 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde denetimler yapılmaktadır. Bu kapsamda toplam 102 adet rapor yazılmıştır. 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen bir rapor sonucunda, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından 764.916 lira idari para cezası kesilmiştir.

Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile sigortacılık ve özel emeklilik alanında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların her türlü faaliyetlerinin denetimi gerçekleştirilmektedir ve bu kapsamda 133 adet denetim gerçekleştirilmiştir. Hazine Müsteşarlığı tarafından, denetim raporları ile izleme sonuçlarına göre 2012 yılında sigorta ve emeklilik şirketlerine 26 adet ve sigortacılık ile özel emeklilik şirketlerinde faaliyet gösteren diğer kişi ve kurumlara 42 adet olmak üzere toplam 68 adet idari para cezası kesilmiştir. Bunların da toplam tutarı 1 milyon 76 bin 355 liradır.

(6/4288) esas numaralı sorunun cevabı: BDDK kurumu veri tabanında, kamu görevlisi ayrımında bir kredi bilgisi bulunmamaktadır.

(6/4445) esas numaralı sorunun cevabı: BDDK, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 94'üncü maddesinde ifade edildiği gibi, finansal hizmetler sektörünün geliştirilmesi amacıyla işlem ve aracılık maliyetlerinin azaltılarak bankaların kârlı, verimli ve rasyonel çalışmalarının ve finansal piyasaların tarafları arasında rekabet ortamının sağlanması görevine sahiptir. Ayrıca, bahse konu Kanun'un 80'inci maddesinde, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği, üyeleri arasında haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak ve uygulamak göreviyle yetkilendirilmiştir. Buna ilaveten, haksız rekabeti önlemek amacıyla bankaların ilan ve reklamlarında uyacakları esas ve şartlar tür, şekil, nitelik ve miktarları itibarıyla BDDK'nın uygun görüşü alınmak suretiyle anılan birliklerce tespit edilmektedir.

6362 sayılı Kanun'un 88'inci maddesi uyarınca Kurul Başkanı tarafından oluşturulan program uyarınca yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla denetimler yürütülmektedir. Kurul Başkanı, oluşturulan program dışında incelenmesine gerek gördüğü hususlarda da program dışı denetim yaptırabilmektedir.

(6/4482) esas numaralı sorunun cevabı: Dokuzuncu Kalkınma Planı döneminde, Türkiye'nin bilim, teknoloji ve yenilik kapasitesinin artırılması amacıyla uygulanan politikalar doğrultusunda AR-GE'ye ayrılan kaynak miktarı ve bilim insanı sayısı ile özel sektörün AR-GE faaliyetleri harcaması ve araştırmacı istihdamı artmıştır. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektörde araştırma altyapıları yaygınlaştırılmış, ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerinin üretiminde yenilikçiliğe ve ürün geliştirmeye yönelik çalışmaların AR-GE teşvikleri kapsamında desteklenmesine ve bu çalışmaların teknoloji geliştirme bölgelerine sağlanan avantajlardan yararlandırılmasına devam edilmiştir. Önümüzdeki dönemde, Onuncu Kalkınma Planıyla teknoloji ve yenilikçilik faaliyetlerinin özel sektör odaklı artırılması, araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi ve ülkemizin rekabet gücünün artırılması amaçlanmaktadır.

2013 yılı fiyatlarıyla 2002 yılı yatırım programında 654 milyon lira ödenek tahsis edilen kamu bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarına, 2013 yılında 3 milyar 586 milyon lira ayrılmıştır.

Türkiye'de güçlü bir toplumsal ve siyasi iradeyle toplumun tüm kesimlerinin katıldığı kapsamlı bir mücadele stratejisi oluşturularak kayıt dışılıkla da mücadele edilmektedir. Bu doğrultuda, Onuncu Kalkınma Planı kapsamında Kayıt Dışılıkla Ekonominin Azaltılması Programı hazırlanmıştır. Söz konusu programla kayıt dışı ekonominin boyutunun ve etkilerinin ölçülmesi, denetimlerinin ve yaptırımların daha etkili kılınması, kurumlar arası koordinasyonun ve veri paylaşımının artırılması, toplumsal mutabakatın sağlanması ve kaçakçılıkla etkin bir şekilde mücadele edilmesi öngörülmektedir.

(6/4507) esas numaralı sorunun cevabı: Ziraat Bankasınca tarımsal krediler uygulama esas ve usullerine göre kullandırılacak tarımsal krediler karşılığında likit değerler, banka teminat mektubu, alacak temliki, çek senet rehni, taşınmaz ipoteği, taşınır rehni, kefalet, Kredi Garanti Fonu kefaleti gibi unsurlar teminat olarak alınabilmekte olup memur kefil istenmesi yönünde herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Bununla birlikte Ziraat Bankasında kredi değerlendirme süreci KOBİ Değerlendirme Modülü sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Müşterinin moralitesi, ödeme gücü ve Ziraat Bankasıyla ilişkileri dikkate alınarak kredi risk analizi ve kredibilite değerlendirmesi yapılmakta ve kredi karşılığında alınacak teminatlar ile marj oranları sistem tarafından belirlenmektedir.

(6/4541) esas numaralı sorunun cevabı: Hazine Müsteşarlığı merkez ve bağlı kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesine göre çalışan personel bulunmamaktadır.

(6/4543) esas numaralı sorunun cevabı: Hazine Müsteşarlığı ile Ekonomi Bakanlığı arasında ortak kullanılan yerleşkede görevli personele yönelik servis hizmetleri, Hazine Müsteşarlığı ile Ekonomi Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği Ekonomi Bakanlığınca yürütülmektedir.

Hazine Müsteşarlığının İstanbul ilinde bulunan bağlı birimlerinden Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün personeli için 24 adet servis aracı ve Sigorta Denetleme Kurulu İstanbul Grup Başkanlığı personeli içinse 3 adet servis aracı olmak üzere toplam 27 adet servis aracı hizmet vermektedir.

(6/4545) esas numaralı sorunun cevabı: Hazine Müsteşarlığının kiralık binada hizmet veren merkez teşkilat birimi bulunmamaktadır.

(6/4694) esas numaralı sorunun cevabı: TÜİK'in Düzey 2 sınıflamasına göre açıkladığı istihdam verilerine göre Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan bölgelerinde toplam istihdam, 2004 yılındaki 299 bin sayısından 2013 yılında 385 bin sayısına ulaşmıştır.

Söz konusu bölgelerde nitelikli tarım, hayvancılık, avcılık, ormancılık ve su ürünlerinde çalışanların sayısı ise 2004 yılındaki 189 binden 2013 yılı itibarıyla 208 bine yükselmiştir. Dolayısıyla, bölgede tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayanların sayısında artış olmuştur.

Diğer taraftan İŞKUR'un meslek edinmeye yönelik düzenliği kurslar ve katılımcı sayılarına bakıldığında 2012 yılında Ardahan'da 79 kurs düzenlenmiş olup kurslara 2.761 kişi katılım sağlamıştır. 2013 yılında ise düzenlenen kurs sayısı 167 olarak gerçekleşmiş, bu kurslardan 208 kişi yararlanmıştır.

Ayrıca 2013 yılında Ardahan'da İŞKUR'a başvuruda bulunan 3.322 kişiden 727 kişi işe yerleştirilmiştir.

(6/4695), (6/4696), (6/4697), (6/4698), (6/4700) ve (6/4705) esas numaralı soruların cevabı: Ulusal ölçekte hane halkı tasarruflarıyla beraber şirket tasarrufları ve kamu tasarruflarının toplamına karşılık gelen tasarruflar harcanabilir gelirlerin tüketim harcamalarından arta kalan kısmına karşılık gelmektedir. Tasarruflar, hane halkları için tüketimi ve refahı yaşam döngüsünün evreleri arasında dengeleme imkânı vermektedir. Tasarrufların ülke için önemi ise yatırımlarla olan ilişkisidir. Tüketim malları ve hizmetleri için kullanılmayan gelir fiziksel ve insan sermayesinin geliştirilmesini finanse etmektedir. Hedeflenen yüksek düzeyde ve sürdürülebilir büyümenin ve kalkınmanın sağlanması yalnızca hâlihazırdaki üretim kapasitesinin ve sistemin verimliliğinin artırılmasıyla sağlanması mümkün görülmemektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde fiziksel sermayenin yenilenmesi ve yeni yatırımların finansmanı bakımından tasarruflar hayati öneme sahiptir. Uzun dönemli ve uluslararası analizler kişi başına millî gelir ile tasarruf oranları arasında pozitif bir ilişkinin olduğunu göstermektedir.

Küresel ekonomide yaşanan belirsizlik ortamında yatırımlarda ve dolayısıyla büyüme ve kalkınma süreçlerinde istikrarın korunabilmesi için finansman kaynağı olarak yurt içi tasarrufların önemi büyüktür. Yurt içi tasarrufların yatırımları finanse etmemesi durumunda bu açık yurt dışı kaynaklarla finanse edilmektedir. Ancak, yurt dışı kaynaklara erişimin zorlaşması durumunda da yatırımlar baskılanmaktadır. Bu nedenle, tasarrufları artırma politikası yatırımların baskılanması pahasına değil, bilakis yüksek düzeyde yatırım ihtiyacını daha istikrarlı bir şekilde karşılayabilmek ve finanse edebilmek için tasarlanmıştır.

Onuncu Kalkınma Planı çerçevesinde 2013 yılında gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 13,3 olarak gerçekleşen yurt içi tasarruf oranlarının 2018 yılında yüzde 19'a artırılması planlanmaktadır. Söz konusu tasarruf artışı yatırımları baskılamayacak, tam tersine 2013 yılında gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 20,9 olan toplam yatırımların payının 2018 yılında yüzde 24,4'e yükseltilmesi hedefine ulaşılmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca bu genel makroekonomik çerçeve sayesinde işsizlik oranının 2013 yılındaki yüzde 9,7 değerinden 2018 yılında yüzde 7,2'ye düşürülmesi de planlanmaktadır.

Onuncu Plan'da öngörülen bölgesel gelişme politikalarıyla, bir taraftan bölgesel gelişmişlik farkları azaltılarak refahın ülke sathında daha dengeli yayılması sağlanırken diğer taraftan tüm bölgelerin potansiyelini değerlendirip rekabet güçlerini artırarak ulusal büyümeye ve kalkınmaya katkılarının azami seviyeye çıkarılması hedeflenmektedir ve bu çerçevede Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi uygulanacaktır. Bu bölgelerin ulusal pazarlarla ve bölgelerle bütünleşme düzeyi yükseltilecektir. Sınırda yer alan bölgelerin sınır ötesiyle ekonomik ve sosyal ilişkileri gerçekleştirilecektir.

Onuncu Kalkınma Planı gerek gruplar gerekse bölgeler arası gelir dağılımının iyileştirilmesi, yoksulluğun azaltılması konusunda önemli hedefler ortaya koymuştur.

2013 yılı Mayıs ve Haziran aylarındaki...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Evet, Sayın Bakan, teşekkür ediyoruz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Sayın Başkan, burada bitiriyoruz, değil mi?