Konu:DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (2/2011) (S. SAYISI: 563)
Yasama Yılı:4
Birleşim:78
Tarih:17/04/2014


DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (2/2011) (S. SAYISI: 563)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

OSMAN TANEY KORUTÜRK (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bu yasanın son maddesi hakkında konuşuyorum. Yasanın son maddesi: "Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür." Bizim önergemiz de bunun, Anayasa'ya aykırı olduğu için, yasa metninden çıkartılması.

Şimdi, muhtemelen diyebilirsiniz ki "Böyle bir madde üzerinde böyle bir önerge verilir mi, böyle bir şey konuşulur mu?" Demeyin. Çünkü 15 maddelik bu yasa konusunda başından beri gerek Cumhuriyet Halk Partisi gerek Milliyetçi Hareket Partisi gerek Barış ve Demokrasi Partisi mensubu milletvekili arkadaşlarımız ayrı ayrı ve çok doğru noktalarda sizleri ikaz etmeye çalıştılar. Bu madde üzerindeki konuşmam Cumhuriyet Halk Partisinin sizleri bu vahim sorumluluktan kurtarabilmek için size atmış olduğu son can simididir. Burada çok ciddi bir Anayasa ihlali yapıyorsunuz; Anayasa'nın değiştirilemeyen ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen 2'nci maddesini ihlal eden bir yasayı kabul ediyorsunuz.

Millî İstihbarat Teşkilatının Türkiye'nin göz bebeği olduğunu, çok mümtaz bir teşkilat olduğunu bu yasanın sunumunu yapan Sayın Şahin bizlere burada anlattı. Doğrudur, Millî İstihbarat Teşkilatı çok zor koşullarda memleket istihbaratına, memleketin varlığına, bütünlüğüne hizmet eden bir kurumdur, böyle kalması gerekmektedir ama siz bu yasayı kabul ettiğiniz zaman, bu yasa, Millî İstihbarat Teşkilatını Hükûmetin yasa dışı her türlü işini yürütebileceği bir el teşkilatı hâline getirecek, bu mümtaz teşkilattan, bu güzide konumdan alacak ve bu yarın öbür gün size de ters tepecektir. Yarın öbür gün gelecek olan iktidarlar bunu size karşı kullanırlar, bunu düşünün. Hiç kimse eline geçen böyle bir fırsatı değiştirmez. Elinize bir kurumu getiriyorsunuz, bu kurumu Türkiye'nin Millî İstihbarat Teşkilatı gibi şanlı bir isminden âdeta bir muhaberat teşkilatı hâline getiriyorsunuz. Yasanın 1'inci maddesine baktığınız zaman, 3'üncü maddesine baktığınız zaman, 7'nci maddesine baktığınız zaman çok vahim durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Hiçbir denetimi yok. Hâkimler, savcılar hiçbir şekilde üzerinde nüfuz sahibi değil. Bir yerde bir savcıya intikal ettiği zaman hadise "Bu MİT konusudur." dediğiniz zaman savcının yetkisini elinden alıyorsunuz.

Ayrıca bu yasanın içerisinde çok önemli bir şey daha var arkadaşlar. Yasanın genel gerekçelerle ilgili bölümünün sondan ikinci paragrafına baktığınız zaman burada diyorsunuz ki: "Millî İstihbarat Teşkilatına operasyonel hareketler yapabilme yetkisi vermek ihtiyacı ortaya çıkmıştır." Bu ne demek? Daha önce böyle bir yetki yoktu demek, operasyonel yetkisi yoktu demek. Yoktu da zaten. Biz bunun olmadığını hem Mecliste daha önce söyledik hem soru önergeleriyle dile getirdik ama o zaman tır kamyonlarına Adana'da, daha başka yerlerde yapılan operasyonlardan, Başbakan, niye çıktı da "Çılgına döndüm bunları duyunca." diyor? Yetkisiz operasyon yapıyordu, operasyona yetkisi yoktu, sadece istihbari yetkisi vardı ama şimdi siz, bunu, burada "Genel Gerekçe" kısmında itiraf ediyorsunuz; "Böyle bir ihtiyaç doğmuştur, onun için koyuyoruz." diyorsunuz.

Bu yasa, Türkiye'nin işleyişini değiştirecek bir yasa. Bu yasayla hiç akla gelmeyecek şeyler bu Millî İstihbarat Teşkilatı tarafından yapılabilecek. Sayın Şahin'in burada yapmış olduğu takdimde söylediği güzide konumdan Millî İstihbarat Teşkilatını alıyorsunuz, Orta Doğu bataklığının karanlık konumlarının içerisine bir muhaberat teşkilatının yerine getiriyorsunuz. Size söylediğim gibi, bu sizlere atmış olduğumuz son can simidi. Bunu düşünün ama biliyorum gene reddedeceksiniz, bu önergeyi de reddedeceksiniz. O zaman biz ne yapacağız? Anayasa Mahkemesine gideceğiz. Anayasa Mahkemesi bu yasayı mutlaka bozacaktır. Böyle bir yasanın bir hukuk devletinde olabilmesi mümkün değil. Hiçbir yerden misal veremezsiniz, hiçbir yerden örnek veremezsiniz. Yok böyle bir şey; hukuk devletlerinde yok, hukuk devleti olmayan yerlerde var. Vaktiyle bizler giderdik, bulunduğumuz Orta Doğu diktatörlüklerinin dışişleri bakanlarından protokoler temaslar yapardık, bizi ağırlarlardı, sonra giderdik o ülkenin muhaberat başkanıyla görüşürdük, ne yapılacaksa onunla yapardık.

Burada bu konuya bir kere daha dikkatinizi çekiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)