Konu:DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (2/2011) (S. SAYISI: 563)
Yasama Yılı:4
Birleşim:78
Tarih:17/04/2014


DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (2/2011) (S. SAYISI: 563)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belki bazı milletvekillerimizin bildiği ama bir kısmının da bilmediğini düşündüğüm bir fıkrayı sizlere anlatarak konuşmama başlamak istiyorum.

Napolyon tekrar dünyaya gelmiş, Obama'nın misafiri olmuş, yemekler yenilmiş bitmiş sonuçta ayrılırken Napolyon demiş ki: "Mister Obama, sizin elinizdeki bu silah gücü benim elimde olsaydı Waterloo Savaşı'nı kaybetmezdim." demiş. Yine bir gün Putin'in misafiri olmuş, yemekler yenilmiş, yemek bitmiş, uğurlanırken Napolyon tekrar söz almış demiş ki: "Sayın Putin, sizin elinizdeki bu KGB benim elimde olsaydı ben Waterloo Savaşı'nı kaybetmezdim." Sonra, Napolyon Ankara'ya gelmiş, Sayın Erdoğan'ın misafiri olmuş, yemekler yenilmiş bitmiş, ayrılırken Napolyon'un dediği şu: "Sizin emrinizdeki bu basın benim elimde olsaydı Waterloo Savaşı'nı kaybettiğimi hiç kimse duymazdı." (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Şimdi, Başbakanın emrindeki MİT'in ne olduğunu herhâlde Napolyon bilmiyordu, eğer bilseydi o cümleyi Putin yerine herhâlde Başbakana da edebilirdi.

Değerli milletvekilleri, bizim tartışmamız gereken asıl sorun Millî İstihbarat Teşkilatının Başbakanın kişisel istekleriyle, talimatlarıyla iş yapıp yapmadığıdır.

Şimdi, buraya Sayın Başbakan Yardımcısı bir önerge vermiş, görünüşte bir Parlamento denetimini gerçekleştirmek üzere bir komisyonun kurulmasını Genel Kurula öneriyor. Ama burada sorulan sorulara Başbakan Yardımcısı cevap vermiyor. Çorum Milletvekili Arkadaşımız Sayın Tufan Köse bir değerlendirme yaptı "Beni niye fişlediniz? Millî İstihbarat Teşkilatı beni neden fişlemiştir?" diye. Sayın Başbakan Yardımcısının vermesi gereken cevap "Hayır, Sayın Tufan Köse, Millî İstihbarat Teşkilatı seni fişlememiştir." demek olmalıdır. Bir Cumhuriyet Halk Partili Milletvekili neden fişlenir? Neden bizim istihbarat servislerimiz, gizli istihbarat birimlerimiz, emniyet teşkilatlarımız, hükûmetteki bir partinin muhalifi olan kişilerle ilgili olarak tuzaklar hazırlar, tuzaklar kurar? Bunlar karşısında, bunlar medyaya sızdığında, neden bunlara ilişkin bir açıklama yapılmaz? Bu sorular cevap bekliyor.

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar) - Yapamaz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bu sorular cevap bekliyor. Bu sorular cevaplanmadığı sürece, bu sorulara açıklıkla "Biz yanlış işler de yaptık." şeklinde bir cevap verilmediği sürece, bu göstermelik komisyon hiçbir işe yaramayacaktır, hiçbir işe yaramayacaktır. Hâlen, o yerel seçim sürecinde ortaya konulan bu iddialar, onun öncesinde Sayın Tufan Köse'nin de fişlendiği yönünde kamuoyuna sızan, basına sızan bilgiler cevaplanmadığı sürece bu alan karanlıkta kalacaktır, kurulacak olan bu komisyonun hiçbir önemi olmayacaktır, kurulacak olan komisyon göstermelik bir komisyon olacaktır.

Önerge şunu düzenliyor: Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir güvenlik ve istihbarat komisyonu kurulsun. Bu güvenlik ve istihbarat komisyonu, güvenlik ve istihbarat birimleri tarafından hazırlanan raporların Başbakanlık tarafından konsolide edilip son şekli verildikten sonra düzenlenen raporun, belgenin Meclise intikalinden sonra bu rapor üzerinde gerekli değerlendirmeleri yapsın.

Denetim değil, burada denetimle ilgili herhangi bir cümle yer almamaktadır yani "Kurulan komisyon istihbarat birimlerinin faaliyetlerini denetleyecek." şeklinde bir cümle burada yer almamaktadır. Bu, denetim komisyonu değildir, kimse kimseyi kandırmasın. Tam tersine, komisyona öyle görevler verilmiş ki: "Millî güvenliğe ilişkin konularda görüş ve öneriler sunmak." Burası yasama organı. Yasama organı yürütme organının emrinde değildir, "Millî güvenlikle ilgili şunları hazırla, şunları yap." değildir. İkinci görev: "Güvenlik ve istihbarat konularında uluslararası alanda kabul gören gelişmeleri izlemek." Sana ne yani Hükûmet size ne oluyor? Parlamento izleyebilir, izlemeyebilir, bu kendi takdirinde bir olaydır. Siz bunu nasıl vermeyi düşünebilirsiniz, yürütme organı ne güne duruyor, bu birimler ne güne duruyor, onlar izlemiyor mu?

Diğer görev: "Kendi faaliyetlerine ilişkin rapor hazırlamak." Diğer görev: "Güvenlik ve istihbarat hizmetleri arasında elde edilen kişisel verilerin güvenliğini, bireyin hak ve özgürlüklerini koruyucu öneriler geliştirmek." Denetimle ilgili bir cümle yok. Başbakanlığın usulen buraya göndereceği rapor üzerine görüşme yapacak, bitecek. "Denetim" kelimesi yok burada.

Geçen hafta ben "Diğer ülkelerde uygulama nedir?" şeklinde bir bilgi talep etmiştim. Sayın Bakan bana bir bilgi notu iletti, diğer milletvekili arkadaşlarımla da bu notu paylaştım, bazı ülkelerdeki uygulamalardan örnekler veriliyor. Bari bu dağıttığınız nottaki örneklere uysaydınız. Örneğin, İngiltere'deki uygulamada bu komisyonun, İngiltere'deki parlamentoda kurulan komisyonun başkanını hükûmet iki muhalefet partisinin görüşünü alarak belirliyor. Hadi, gelin bu komisyonun başkanını iktidar ve 2 muhalefet partisi birlikte belirlesin veya 3 muhalefet partisi birlikte belirlesin; getirin hadi, böyle bir öneriyi getirin. İşte İngiltere, demokrasinin beşiği olan bir ülke ve İngiltere örneğini de bizlere vermişsiniz ama bu örnekle ilgili bir adımınız yok burada. Diğer ülkelere bakıyorum, İspanya'ya bakıyorum, yine kurumsal, ciddi düzenlemeler yapmışlar burada. İspanya dışında, Amerika Birleşik Devletleri'yle kıyas kabul etmez zaten bunu hiçbir şekilde değerlendirmiyorum. Fransa, yine parlamento denetimini, istihbarat birimleri üzerindeki parlamento denetimini en geç kabul eden ülke olmakla birlikte yine Türkiye'nin ilerisinde, onlarla kıyaslanamayacak ölçüde geride.

Sadece bir şekil şartını tamamlamaktan ibaret olacak olan bir önerge ama bu önergeyle, elbette bizim istihbarat birimlerimiz üzerinde yasama organının denetimi vardır algısı yerleştirilmeye çalışılacak. Bunu kabul etmek mümkün değildir.

Diyelim bu komisyonu kurdunuz, bu rapor Başbakanlıktan geldi, komisyon bunu görüştü; e ne olacak sonra? Bu rapor Genel Kurula gelecek mi? Hayır, burada böyle bir şey yok. Sadece komisyon görüşecek, o kadar. "Bunlar devlet sırrıdır." deniliyor. Ee, devlet sırrı kanununu çıkarmadınız daha, daha 1'inci sırada bekliyor. Korktu Hükûmet onu... Geçen 23'üncü Parlamento döneminde gündeme alındığı bir hafta tam onu çıkaracaktık yukarıdan bir el Parlamentoya uzandı "Aman bunu çıkarmayın, bunu çıkarmayalım." Ya ne devlet sırrı? Zaten her şeyin gizli olduğu, Başbakanın Millî İstihbarat Teşkilatına, güvenlik birimlerine verdiği kişisel, siyasi talimatların gereğinin yerine getirildiği ve bunların toplumdan gizlendiği bir yerde devlet sırrı kavramı hiçbir anlam ifade etmiyor. Bırakalım onları da bir cümle koyalım: "Bu kurumlara, istihbarat teşkilatına Başbakanın vermiş olduğu kişisel talimatlar açıklanır." Gelin bunu koyalım. Bugüne kadar da Başbakan buraya hangi talimatları vermiştir bunları açıklayan bir hükmü buraya koyalım. Hangi siyasi amaçlar için hangi işler yapılmıştır? Bunların aydınlatılması gerekiyor. Bunlar aydınlatılmadığı sürece bu teşkilat, bu şekliyle kendi kendisine zarar verecektir. Ben Millî İstihbarat Teşkilatını buradan uyarıyorum. Siyasetin bu isteklerine lütfen alet olmayın. Millî İstihbarat Teşkilatı ulusal bir kuruluşumuzdur. Biz bu kurumumuzla övünmek istiyoruz. Bu isteğimizi bir kenara atmayın. Milletin kurumu olmalıdır. Gerçekten Türkiye'nin güvenliği konusunda Türkiye'ye hizmet eden bir kurum olmalıdır. Başbakanların kişisel istekleriyle, siyasi düşünceleriyle hareket eden kişiler bu kurumda olmamalıdır, hareket eden yapılar bu kurumda olmamalıdır; bunlar tasfiye edilmelidir, bunların hesabı da kendilerine sorulmalıdır.

Teşekkür ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)