Konu:Danışma Kurulu Önerisi
Yasama Yılı:4
Birleşim:78
Tarih:17/04/2014


DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclisin çalışmalarını çorbaya çevirdik. Şimdi, Meclis Başkan Vekili ara veriyor yirmi dakika, niye ara verdiği belli değil. Oraya bir Danışma Kurulu kararı geliyor, "Efendim, şu şu kanunları hemen gündeme alalım." Hangi kanunları aldığı belli değil. Bu, bizim, 1935 yılı Tunceli kanunlarına benzedi. Tunceli kanunlarında, istiklal mahkemelerinin verdiği kararları getirip oradaki valiye onaylatıyorlardı. Tunceli'nin bir Abdullah Paşa Valisi vardı. Bir gün, işte bu Seyit Rıza'nın asılması olayında, İhsan Sabri Çağlayangil'in hatıralarında var, diyor ki: "Bizim elimize yazdı verdi; '35 kişinin idamı uygundur.' diye. Oraya, işte Abdullah Paşa'nın da idamına karar versek, yazsak ismini, Abdullah Paşa da idam edilecek." Bu Türkiye Büyük Millet Meclisi de ona döndü. Bir bakıyorsunuz, şimdi buraya geliyor kanunlar, inceleyemiyoruz, ne var içinde bilemiyoruz, ondan sonra hemen bunları gündeme alıyorsunuz. Ya bir bakalım, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi ciddi bir kurumdur. Bu kurumun burada görüşülecek kanunları bilmesi lazım.

Bir MİT Kanunu getirmişsiniz, tam bir dikta yönetiminin Türkiye'de uygulanması için gereken her türlü tedbir var. Bir MİT oluşturuyorsunuz, MİT adam öldürecek. Ne yapacak, yakalanınca ne olacak? Ondan sonra da MİT diyecek ki: "Bu bizim adamımızdır." MİT'in Başkanı kim? Şu anda Başbakanlık makamında bulunan kişi, buna bağlı. E peki, bu memlekette nasıl demokrasi olacak? Her gün yüzlerce yolsuzluk var.

Taraf gazetesinde de işte, bugün yazmış adam. İstanbul'daki bu metro ihalesini alan firma, efendim, ihaleden iki gün önce kurulmuş, 750 milyon euroluk usulsüz ihaleyi almış, yurt dışında paravan firmalar kurmuş. Getirilen o kadar kabarık faturalar var ki burada, bu faturalarla devleti talan etmiş. Şimdi, eğer bu hırsızlık yapanlardan soru sorulmayacaksa, bundan hesap sorulmayacaksa görevi ne bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin?

Şimdi, bu Halk Bankasının Genel Müdürünün evinde, biz zannediyorduk ki efendim, işte 450 milyon dolar, meğer 600 milyon dolar yakalanmış.

Şimdi, AKP son zamanlarda KİT Komisyonunu da çalıştırmıyor arkadaşlar, KİT Komisyonu, bakın. Bundan önce, KİT Komisyonu bu aylarda alt komisyon çalışmalarını bitiriyordu ve esas komisyon çalışıyordu. Biz tesadüfen Halk Bankasının hesaplarını inceledik. Arkadaşlar, Halk Bankası 2012 ve daha eski yıllarda, bakın, bir firmaya 575 milyon dolar kredi vermiş arkadaşlar, 575 milyon dolar, bu müdür vermiş. Şimdi, Tayyip Erdoğan diyor ya: "Bankanın parası değil." 575 milyon dolar kredi verdiği bu firma batmış. Ondan sonra, bu firmanın da teminat gösterdiği arazilerine gitmişler, bakmışlar; "Ya bu nasıl battı, bunu paraya çevirelim." Bakmış ki teminatla aldığı araziler hazine arazisi.

Şimdi, arkadaşlar, sayın milletvekilleri, devletin, bankanın 575 milyon dolar kredisini batıran bir banka müdürünü, şimdi getiriyor hem de Ali Babacan -sanki orada neyin başıymış gibi, belirtmiyor- diyor ki: "Bu siyasi iradenin tasarrufudur." E, sen bakan değil misin?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Sayın Başkan, temiz bir dil kullansın.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sen orada neyin başısın Ali Babacan, neyin başısın? Sen onu söyle.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Temiz bir dil kullan ya! Temiz bir dil kullan!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ve getiriyorlar arkadaşlar, 575 milyon dolar... Bu, yalnız 575 milyon değil, o sene Halk Bankasında batan para 2 katrilyon lira. Bu krediyi alıp batıran kişilerin toplam sayısı 58, bu KİT raporunda var, bende değil. Peki, biz bunları incelemeyecek miyiz arkadaşlar? Bu memlekette hırsızlık yapan, yolsuzluk yapan, Tayyip Erdoğan'a dayanarak hep ödüllendirilecek mi?

Arkadaşlar, ben soruyorum şimdi, o Genel Müdürün evinde bulunan 6 milyon dolar nereye gitti? Tayyip Bey'in çocuklarının vakfına mı gitti, yoksa başka bir yere mi gitti, yoksa ki bu Genel Müdüre mi gitti? Ya, ben milletvekiliyim, ben yetimin hakkını aramak zorundayım, bunu sizin aramanız lazım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Genç, konuya davet ediyorum sizi.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu para nereye gitti, para, para?

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen, konuya gelir misiniz.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu para nereye gitti, ben bunu bulmak istiyorum.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Oğlunun hesabını versene!

BAŞKAN - Sayın Genç, söz aldığınız konu hakkında konuşun lütfen.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, getirmiş burada eften püften şeyleri, inceleyelim... Bu devletin temeli ne arkadaşlar? Temel yolsuzluklarla sarsılmış.

Bakın, Denizbank: Denizbank Vakıflar Bankasına aitti. Ne yapıldı? Zorlu Holdinge 69 milyon dolara satıldı. 69 milyon dolara Zorlu Holding onu aldı, çok kısa dönem sonra bunu 2,4 milyar dolara sattı. Bakın, arkadaşlar, 69 milyon dolara alınmış, 2,4 milyar dolara satılıyor ve bir sene geçmeden yapılan kâr 1 milyar 931 milyon dolar. Şimdi, bu holding gitti, Karayollarının İstanbul'daki o arazisini aldı, ondan sonra orada inşaat yaptı. Gittiğiniz zaman, köprüye yaklaştığınız zaman, devasa bir inşaat; imar hukuku yok, görüntü yok, İstanbul'un çirkin manzaralarından birisi. Orada 200 küsur bin metrekarelik inşaat yapılması lazımken 383 bin metrekare daha kaçak inşaat yapılmış; bu "tape"lerde yazıyor, gazetelere intikal eden şeylerde. Şimdi, buna ruhsat vermemişler, Çevre Bakanı vermemiş, sonra o da Çevre Bakanına diyor ki: "Ben işi patronunla hallettim." E, patronuyla hallettin ne oldu? 383 bin metrekarelik kaçak inşaatın yapıldığı yerin ruhsatı veriliyor ama bize intikal eden bilgilere göre, efendim...

BAŞKAN - Sayın Genç, sizi konuya davet ediyorum. Bu size yaptığım birinci ihtardır.

KAMER GENÇ (Devamla) - ...Tayyip Bey'in oğlu da...

İZZET ÇETİN (Ankara) - Önemli bir konu, niye müdahale ediyorsun Sayın Başkan?

KAMER GENÇ (Devamla) - Sen şimdi beni ihtar et de ben şimdi diyorum ki Türkiye Büyük Millet Meclisi yolsuzluklarla uğraşacak, bu yolsuzlukların hesabını bulacak. Şimdi, benim ne söyleyeceğimi bildiği için, onları söylememi engellemek için beni ikaz ediyor.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, seni kendi hâline bıraktık...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - 30 Martta ne oldu, 30 Martta?

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu 383 bin metrekarelik kaçak inşaatın ruhsatına kim aracılık yaptı? Söyle bakalım, sen Meclis Başkanısın.

BAŞKAN - Siz Meclis Genel Kuruluna konuşabilirsiniz.

KAMER GENÇ (Devamla) - İşte, sana ediyorum. Bana müdahale ediyorsun da...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ona edemezsin...

BAŞKAN - Bana bir şey söyleme hakkınız yok sizin, Genel Kurula hitap edin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sanki ona sen mi aracılık yaptın? Hayır. Tayyip Erdoğan etti, ondan sonra Tayyip Erdoğan'ın oğlu da oradan, o büyük inşaattan 3 tane mağaza almış mı almamış mı? Gidelim araştıralım arkadaşlar.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Senin oğlun da almış!

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Senin oğlun nerede?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Nerede oğlun senin? Oğlun ne yaptı, oğlun?

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, araştıralım mı araştırmayalım mı? Ya, bakın, bunlara deniliyor ki bu kadar kaçak inşaat yapılmış, bu kaçak inşaata ruhsat verilmiş ve bu kaçak inşaata ruhsat verirken de Tayyip Erdoğan buna aracılık yapmış...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Kamer...

KAMER GENÇ (Devamla) -... ve burada da Tayyip Erdoğan'ın oğlu da orada 3 tane mağaza almış.

BAŞKAN - Sayın Genç... Sayın Genç... Sayın Genç...

Sayın Genç, lütfen konuya gelin, bu size ikinci ihtarımdır.

KAMER GENÇ (Devamla) - Eğer bunu almışsa, gidelim, araştırma yapalım, eğer hakikaten doğru değilse araştıralım, doğruysa araştırmayalım arkadaşlar. Biz kimseye iftira atmıyoruz.

RECEP ÖZEL (Isparta) - İftiranın âlâsını atıyorsun sen!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, 17 Aralıkta ortaya çıktı, 4 tane bakan istifa etti, 1 tanesini de azlettiniz ya! Bir bakanı azletmek nedir biliyor musunuz? Bir bakanı azlettiğiniz zaman demek ki bunun affedilmez suçu var. E, Tayyip Erdoğan bunu azlettiğine göre, evvela bunu öncelikle Yüce Divana sevk etmesi lazım. Yani, durup dururken, bir kişinin bir suçu yokken bakanlıktan azledilir mi arkadaşlar? Azletmişse o zaman onu...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Hiç azletme yok, görevden alma var, azletme yok.

KAMER GENÇ (Devamla) -... Yüce Divana sevk edelim ve bunun eğer hakikaten yolsuzlukları varsa tespit edelim. Niye azledildi? Bakan dedi ki: "Ya, ben yaptığım imar yolsuzluklarının büyük bir kısmını Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yaptım, istifa etmesi gereken Tayyip Erdoğan, ben değilim ki." E, şimdi, ortada böyle iddialar varken bunları Meclis araştırmayacak, ondan sonra...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Kamer, martta ne oldu Kamer?

KAMER GENÇ (Devamla) - ...bu işleri araştırmayacak ve ondan sonra ne yapacağız? Fasa fiso kanunlarla... 2-3 tane anlaşma getireceğiz, ondan sonra o anlaşmada da konuşmayacağız, biz burada konuştuğumuz zaman, işte, bu Meclis Başkan Vekili gibi birisi tabii bizi konuşturmamak için her türlü çareye başvuracak.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - 30 Martta ne oldu, 30 Martta?

KAMER GENÇ (Devamla) - Arkadaşlar, bu memleket böyle gitmez. Bu memlekette yapılan yolsuzlukların, soygunların hesabı yok. Türkiye, her yönüyle çökertilmiş...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sen oğlunun hesabını verebildin mi? Verdin mi sen? Verdin mi oğlunun hesabını?

KAMER GENÇ (Devamla) - ...tarımıyla, ekonomisiyle, her şeyiyle batırılmış...

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Oğlunun dairelerine gel!

KAMER GENÇ (Devamla) - ...yolsuzluklar batağına saplanmış.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Oğlunun dairelerine gel!

KAMER GENÇ (Devamla) - Âdeta bugün siyasi iktidar yolsuzluklar batağının içinde çabalıyor kurtulmak için.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Oğlunun dairelerine gel!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, yiğitliğiniz varsa, namusluysanız, arkanızda bir pislik yoksa araştırma verelim. Şimdi getirmişsiniz bir tane soruşturma önergesi vermişsiniz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Oğlunun dairelerini getir, oğlunun dairelerini!

KAMER GENÇ (Devamla) - Soruşturma önergesini de bu 4 tane bakanı aklamak için yapıyorsunuz. Böyle soruşturma önergesi olur mu? Soruşturma önergesinde iddialara bağlı soruşturma komisyonu.

Bu itibarla, Meclisi hep fuzuli işlerle uğraştırıyorsunuz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Süreniz bitti.

KAMER GENÇ (Devamla) - ...yolsuzlukları araştırmasını engelliyorsunuz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)