Konu:AK PARTİ GRUBUNUN, GÜNDEMİN "KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER" KISMINDA BULUNAN 563, 521, 533, 531, 383, 429 VE 146 SIRA SAYILI KANUN TEKLİFİ VE TASARILARININ BU KISMIN 3, 4, 6, 7, 8, 9 VE 10'UNCU SIRALARINA ALINMASINA VE DİĞER İŞLERİN SIRASININ BUNA GÖRE TESELSÜL ETTİRİLMESİNE; 563 SIRA SAYILI KANUN TEKLİFİ'NİN İÇ TÜZÜK'ÜN 91'İNCİ MADDESİNE GÖRE TEMEL KANUN OLARAK BÖLÜMLER HÂLİNDE GÖRÜŞÜLMESİNE İLİŞKİN
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:09/04/2014


AK PARTİ GRUBUNUN, GÜNDEMİN "KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER" KISMINDA BULUNAN 563, 521, 533, 531, 383, 429 VE 146 SIRA SAYILI KANUN TEKLİFİ VE TASARILARININ BU KISMIN 3, 4, 6, 7, 8, 9 VE 10'UNCU SIRALARINA ALINMASINA VE DİĞER İŞLERİN SIRASININ BUNA GÖRE TESELSÜL ETTİRİLMESİNE; 563 SIRA SAYILI KANUN TEKLİFİ'NİN İÇ TÜZÜK'ÜN 91'İNCİ MADDESİNE GÖRE TEMEL KANUN OLARAK BÖLÜMLER HÂLİNDE GÖRÜŞÜLMESİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemini yeniden düzenleyen grup önerisini görüşüyoruz. Bu öneri uyarınca bugün Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun değiştirilmesine ilişkin kanun teklifini, bunun sonrasında da Danıştay Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısını görüşeceğiz.

Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda değişiklik yapan teklifin gerçekten çok ciddi bir şekilde değerlendirilmesi, üzerinde durulması, tartışılması ve ondan sonra kabul edilmesi gerekir. Aceleye getirilmemesi gereken bir tekliftir.

Hâlen yürürlükte olan 2937 sayılı Millî İstihbarat Teşkilatı hakkındaki kanun, 1 Kasım 1983 tarihinde kabul edilmiştir. Yani 12 Eylül 1980 yönetiminin yürürlükte olduğu, bütün yasaları Millî Güvenlik Konseyinin çıkardığı bir dönemde çıkarılan bir yasadır. Demokrasinin askıya alındığı, askerlerin yönetimde olduğu bir dönemde çıkarılmış olan Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu, şüphesiz ki Millî İstihbarat Teşkilatı tarafından kurumsal olarak talep edilen bütün hususların karşılandığı bir kanundur. Mantıken öyle olması gerekir. Demokrasinin olmadığı bir dönemde, güvenlik anlayışının özgürlük anlayışının önüne geçtiği bir dönemde güvenlik bağlantılı bir kurumun taleplerinin karşılanması işin matematiksel olarak gereğidir, sonucudur. Böylesi bir kanun, ondan çok uzun yıllar sonra, yaklaşık otuz bir yıl sonra, bir başka hükûmet döneminde, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti döneminde değiştirilmek istenmektedir. Şu anda bu teklifin getirilmiş olduğu sürece bakarsak, Türkiye, 17 Aralık 2013 tarihinden sonra yolsuzlukların soruşturulması şeklinde isimlendirdiğimiz bir sürece girmiştir, yani 1983 yılında askerî yönetimin olduğu dönemde çıkan kanun, şimdi yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının bütün Türkiye'nin, bütün siyasetin gündemini oluşturduğu bir süreçte yeniden değiştirilmek istenmektedir. Bu değişikliğin bize izah edilmiş, ortaya konulmuş herhangi bir makul, haklı gerekçesi yoktur. Teklifte birtakım rutin düzenlemeler olabilir, Millî İstihbarat Teşkilatının taleplerini karşılamaya yönelik birtakım düzenlemeler olabilir ama onun dışında bu teklife ruhunu veren çok temel düzenlemeler konusunda, ihtiyaç nedir, neden bu düzenleme getirilmiştir, bu konuda parlamentoya herhangi bir açıklama yapılmış değildir.

Teklifin komisyon görüşmeleri sırasında Millî İstihbarat Teşkilatının sadece Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna bilgi verip diğer muhalefet partilerine -Milliyetçi Hareket Partisi ve Barış ve Demokrasi Partisini bilemiyorum, onlar adına konuşmayayım ama- Cumhuriyet Halk Partisine bilgi vermemesini son derece yadırgıyorum. Millî İstihbarat Teşkilatı ulusal bir kurumumuzdur. Bütün ülkelerin Millî İstihbarat Teşkilatı benzeri kurumları vardır. Böylesi önemli bir kurumun, teşkilat kanununda değişiklik yapılırken Türkiye'nin ana muhalefet partisine değişiklik öncesi gelip bilgi vermek şeklinde bir anlayışının olmamasını son derece tuhaf karşılıyorum. Yani sadece iktidar partisine bilgi vermek, Millî İstihbarat Teşkilatını oldukça zor bir durumda bırakır.

Denilebilir ki "Bu bir Hükûmet tasarısı değil kanun teklifidir, dolayısıyla biz Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunda bu teklifi veren milletvekilleri olması nedeniyle onlara gittik, bilgi verdik." Hayır, bunu kabul etmek mümkün değil. Millî İstihbarat Teşkilatı tüm muhalefet partilerine gelip bilgi vermek zorundadır, "Bizim şu ihtiyacımız vardır, o nedenle bu teklif öngörülmüştür." Yok, sizin ihtiyacınız yok da iktidar partisi grubu bunu hazırlamışsa, bunu bize beyan edersiniz. Dersiniz ki "Bu bizim bilgimiz dışında hazırlanmıştır, isterseniz, sorarsanız biz size teknik bilgi verebiliriz." Bundan kaçınmayı, ben, Millî İstihbarat Teşkilatı kurumuyla yan yana getirmekte, böylesi uygun olmayan bir davranışı böylesi köklü bir kurumla yan yana getirmekte zorlanıyorum.

Bu teklif, Millî İstihbarat Teşkilatını bir istihbarat kurumu olmaktan çıkarıp istihbarat görevi yanında operasyonel bir kurum olmaya dönüştüren hükümleri içermektedir. En çok tartışılması gereken konu budur. Buna neden ihtiyaç duyulmuştur, bu fiilen yapılan bir görevdir de bu görev şimdi yasaya mı taşınmak istenmektedir, bunları bilemiyoruz. Bu konuda Millî İstihbarat Teşkilatı bilgi vermediği için bu konuyu doğrusu değerlendirmiş değiliz. Ancak 1983 yılında, askerî dönemde çıkan bir yasada MİT'e verilen görevler sadece istihbaratla sınırlanmışken şimdi bu görevin çeşitlendirilmesi ve istihbaratın görevlerden sadece birisi hâline dönüştürülmesi doğru değildir. 2937 sayılı Kanun'un ilgili maddesinde MİT'in görevleri sadece istihbaratla sınırlandırılmıştır. "...milli güvenlik istihbaratını Devlet çapında oluşturmak ve bu istihbaratı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile gerekli kuruluşlarla paylaşmak." Madde 4, (a) bendi. (b), (c ), (d) gidiyor, (f) bendinde "Milli Güvenlik Kurulunda belirlenecek diğer görevleri yapmak." Yani MİT'in yasada verilen görevleri dışında MİT'e görev verme yetkisi Millî Güvenlik Kurulundadır.

Şimdi, bu değişiklikle MİT'e görev verme yetkisi Başbakana verilmektedir ve MİT'in görev alanı şu şekilde tanımlanıyor: "Dış güvenlik, terörle mücadele ve millî güvenliğe ilişkin konularda Bakanlar Kurulunca verilen her türlü görevi yerine getirmek." Bir istihbarat sınırlaması yok. Her şeyi yapabilir. Gerçekten yapmalı mıdır? Yani böyle bir değişikliğe neden ihtiyaç duyulmuştur? 83 yılında çıkan yasa bugüne kadar otuz yılı aşkın bir süredir uygulandığı hâlde bir sorun mu yaşanmıştır? İstihbaratla görevli olan bir kurum neden şimdi farklı görevlerle donatılmak istenmektedir? Bunun nedeni ortaya konulmuş değildir. "Bakanlar Kurulunca verilen her türlü görevi yapmak" demek, MİT'e Başbakan her istediği görevi verebilir demektir. Yani her şeyi millî güvenlikle ilişkilendirip her şeyi verebilir demektir. Bir kişinin izlenmesini bile millî güvenlikle ilişkilendirip Başbakan MİT'e bu görevi verebilir. Bu, doğru değil. MİT, devletin istihbarat kurumudur; başbakanların kişisel isteklerine göre, kişisel arzularına göre, siyasi isteklere göre görev yapacak olan bir kurum değildir ama maalesef, biz bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetleri döneminde bu izlenimi almış değiliz. "MİT amacı dışında, görevi dışında birçok işle iştigal etmektedir." izlenimi kamuoyunda hâkim görüştür. Bunu inkâr edecek, bunu tekzip edecek herhangi bir anlayış bugüne kadar ortaya konulmuş değildir.

Yine, bu teklif 3'üncü maddesiyle Millî İstihbarat Teşkilatına tüm kamu kurumlarından, tüm özel kurumlardan istediği her türlü bilgiyi, belgeyi alma yetkisini vermektedir; bu doğru değil. Bankacılık Kanunu var, Vergi Usul Kanunu var, vergi mahremiyeti var. Yani MİT'in görev kapsamının genişlediğini düşünürsek, Başbakanın her istediği görevi MİT'e vereceğini düşünürsek, Başbakanın millî güvenlik amacı dışında da MİT'e görev verebileceğini düşünürsek, MİT'in bir kişinin banka hesaplarıyla ilgili bilgi almasını ben ekonominin sağlıklı yürümesi açısından doğru bulmuyorum. Bankacılık Kanunu'nun MİT tarafından ihlal edilecek şekilde bir yetkiye sahip olacak şekilde böyle bir teklifin buraya getirilmiş olmasını doğru bulmuyorum. MİT bunları bugüne kadar nasıl yapıyor ise bırakalım yapsın. Yani burada bir sorun mu yaşanmıştır da bu getiriliyor buraya? Herhâlde MİT istediği bilgiyi bir şekilde alıyordu bu kurumlardan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, zamanım yeterli olmadığı için sözlerimi burada bitirmek zorundayım. Ancak MİT'le ilgili bu teklifi aceleye getirmeden, çok sağlıklı bir şekilde tartışıp ona göre yasalaştırmalıyız diye düşünüyorum. Sakıncalı gördüğümüz birçok hüküm var burada. Bunlar düzeltilmediği sürece bu teklife karşı olduğumuzu burada ifade ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)