Konu:ISPARTA MİLLETVEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ VE 85 MİLLETVEKİLİ TARAFINDAN VERİLEN (9/7) ESAS NUMARALI MECLİS SORUŞTURMASI ÖNERGESİ'NİN İŞLEME ALINMASININ İÇ TÜZÜK HÜKÜMLERİNE UYGUN OLUP OLMADIĞI HAKKINDA
Yasama Yılı:4
Birleşim:73
Tarih:08/04/2014


ISPARTA MİLLETVEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ VE 85 MİLLETVEKİLİ TARAFINDAN VERİLEN (9/7) ESAS NUMARALI MECLİS SORUŞTURMASI ÖNERGESİ'NİN İŞLEME ALINMASININ İÇ TÜZÜK HÜKÜMLERİNE UYGUN OLUP OLMADIĞI HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin 4 eski bakanla ilgili olarak vermiş olduğu soruşturma komisyonu kurulması önergeleri okundu. Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin önergelerinde bakanlarla ilgili olarak onların işlediği iddia edilen suçlar şunlardır, sırayla sayıyorum: "Resmî belgede sahtecilik, rüşvet almak, Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet, görevi kötüye kullanma, nüfuz suistimali ve suçluyu kayırma." Biz 4 önerge verdik, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilleri 1 önergede 4 bakanı toplamak suretiyle 1 önerge verdiler. Orada, biraz önce saydığım toplam 6 adet suçtan sadece 2 tanesi yer almaktadır; onlar da nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma.

Şimdi, sokaktaki vatandaşa sorsak, çıksak şimdi Kızılay'da yürüsek desek ki: "4 bakanla ilgili olarak iddia edilen suçlamalar vardır, nedir bunlar?" 1'inci sırada herhâlde "Rüşvet almak." diyecektir. Ama, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun önergesinde, milletvekillerinin önergesinde bu suçlamaya kesinlikle yer verilmemiş, sahte belge düzenlemeye yer verilmemiş, Kaçakçılık Kanunu'na muhalefete yer verilmemiş ve diğer önemli suçlara yer verilmemiş. Baştan savma, nüfuz suistimali, görevi kötüye kullanmadan oluşan iki suçlamaya yer verilmiş; suçlama bile değil.

Önerge burada, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin verdiği önerge toplam 265 kelime, bunun 144 kelimesi 4 bakanın vermiş olduğu dilekçelerden söz ediyor. 4'ü tek bir dilekçe verdi, matbu bir dilekçe "Ya, bizim onurumuz var, şerefimiz var. Bizi lütfen soruşturun." Elbette her insanın onuru vardır, şerefi vardır. Böyle bir talepte bulunmaları onların en doğal haklarıdır ama AKP Grubunun verdiği 265 kelimelik önergede 144 kelime bu talepten söz etmektedir, suçlamalardan değil. Sonra bir paragrafta: "Bakanlara atfedilen suçlamalar." deniliyor. Oysa yukarıda sadece o dilekçeden söz edildiği için, orada bir suçlamaya da yer verilmediği için bakanlara atfedilen bir suçlama yok.

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Var, var.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Yok, hayır, burada yok, gayet açık. Burada okuyorum, işte burada "Bakanlara atfedilen bu suçların soruşturulması önemlidir." diyor. Niçin önemli? "Özel hayatın gizliliği açısından yani Bakanın evinde oğluyla yaptığı telefon görüşmesi -'Oğlum, ne kadar paran var?'- bu, özel hayatın gizliliği." diyor. Bu açıdan önemli yani "Bu haberi kim sızdırdı, buna da hesap soralım."

Başka hangi açıdan önemli? Haberleşme özgürlüğünün ihlali. "Bakan ile oğlu arasındaki, bakanlar ile çocukları arasındaki görüşmeler; bunlar gizli olmalı, bunlar kayda alınmış." Elbette haberleşme gizlidir ama bir suç işleniyor ise arkadaşlar, haberleşmenin gizliliğinin arkasına kimse sığınamaz. Diyelim ki yasa dışı bir şekilde birisi birisini izledi, kameraya aldı, bir cinayeti tespit etti o esnada. "Bu kayıt yasa dışı." diye bunun üzerinde durmayacak mıyız? Konu, özel hayat değil; özel hayat elbette mahremdir, hiç kimse buna müdahale edemez, etmemelidir, edenler en şiddetli şekilde cezalandırılmalıdır.

Şimdi, bu önerge, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun önergesi, bir soruşturma komisyonu kurulması önergesi değil, bir aklama önergesidir. Aynı zamanda, bir tahkikat komisyonu yani bu "tape"leri kim sızdırdı, kim bunları medyaya servis etti, kim kayda aldı, bunlarla ilgili bir tahkikat komisyonu kurulması önergesidir. Soruşturma komisyonu kurulmasını Cumhuriyet Halk Partisi talep ediyor, siz talep etmiyorsunuz, peşinen aklamış durumdasınız.

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Siz öyle algılıyorsunuz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Meclis Başkanı, bu suça ortak olmaktadır; 19 Mart günü olağanüstü toplantıda bu fezlekeleri burada okutmayarak, ekindeki dosyaları milletvekillerinin bilgisine sunmayarak, Meclis Başkanı bir suçu işlemiştir. İkinci suçu, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerinin İç Tüzük'e aykırı bir önergesini buraya, Genel Kurula gönderip okutmakla işlemektedir. İç Tüzük gayet açık, İç Tüzük'ün 107'nci maddesi diyor ki: "Soruşturma komisyonu kurulması talep edilen önergede, bu suçların hangi fiillerden dolayı işlendiği ve görevleri sırasında işlendiği, kanundaki maddesi belirtilmek suretiyle yer almalıdır." Burada, bakanların bu fiilleri görevleri sırasında işlediğine yer verilmemiştir ve yine, hangi kanuna, hangi maddeye aykırı olduğu da burada ifade edilmemiştir. Bunun burada okutulmaması gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Okutulması gereken, Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin önergeleridir ama elbette oradaki suçlamalar, sizlerin yani Adalet ve Kalkınma Partili önerge sahiplerinin diyelim -tüm milletvekillerini bu grubu koyamam- hatta önerge sahipleri bile demem yanlış, Başbakanın, Hükûmetin, ilgililerin hoşuna gitmeyecektir, bizim önergelerimiz onların hoşuna gitmeyecektir. Onlar çünkü parmak hesabıyla bu suçlamaları Parlamentoda aklayarak üstlerini örtmeyi düşünmektedirler. Ama ben Parlamentonun sağduyusuna inanıyorum, bu suça ortak olmayacak, bu suçun üzerinin örtülmesine izin vermeyecek sağduyulu milletvekillerimizin sadece muhalefette değil, iktidar partisi grubunda da olduğuna inanıyorum.

Bu duygularla hepinizi selamlıyorum.

Bu önergenin, Adalet ve Kalkınma Partisi önergesinin, soruşturma komisyonu talep eden önergesinin eksikliklerinin, ilgili arkadaşlar tarafından tamamlanmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)