Konu:CHP GRUBU ADINA, GRUP BAŞKAN VEKİLLERİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ, SİNOP MİLLETVEKİLİ ENGİN ALTAY VE YALOVA MİLLETVEKİLİ MUHARREM İNCE'NİN, BAZI ESKİ BAKANLAR HAKKINDA HAZIRLANAN FEZLEKELERİN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE İNTİKALİNE VE MİLLETVEKİLLERİNİN BİLGİSİNE SUNULMASINA İLİŞKİN İŞLEMLER KONUSUNDA GENEL GÖRÜŞME AÇILMASINA İLİŞKİN
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:19/03/2014


CHP GRUBU ADINA, GRUP BAŞKAN VEKİLLERİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ, SİNOP MİLLETVEKİLİ ENGİN ALTAY VE YALOVA MİLLETVEKİLİ MUHARREM İNCE'NİN, BAZI ESKİ BAKANLAR HAKKINDA HAZIRLANAN FEZLEKELERİN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE İNTİKALİNE VE MİLLETVEKİLLERİNİN BİLGİSİNE SUNULMASINA İLİŞKİN İŞLEMLER KONUSUNDA GENEL GÖRÜŞME AÇILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi önemli oturumlarından birini gerçekleştiriyor. 61'inci Hükûmetin 4 bakanıyla ilgili olarak cumhuriyet savcılarınca hazırlanan ve onca engellemeye rağmen nihayet Türkiye Büyük Millet Meclisine ulaşan fezlekelerin okunarak Parlamentonun bilgisine sunulması ve bu bilgiye sunmayı müteakip fezleke ekindeki dosyaların milletvekillerinin incelemesine açılması için Cumhuriyet Halk Partisi olarak olağanüstü toplantı talebinde bulunduk. O toplantı talebimiz uyarınca burada Türkiye Büyük Millet Meclisi toplandı.

Bir ayıbı, geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun yaptığı bir ayıbı, bir üzüntü verici uygulamayı bugün yine gördük. Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu dışarıda bekledi, "Muhalefet burada yeterli sayıyı eğer sağlarsa içeri gireriz." diye sipere yattı.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sizin her zaman yaptığınız...

OKTAY VURAL (İzmir) - Milletten kaçıyorlar.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sizin demek ki bu toplantının açılmasını, bu fezlekelerin burada konuşulmasını istemeyen bir düşünceniz var, o nedenle dışarıda beklediniz, korkuyorsunuz çünkü.

Değerli milletvekilleri, fezleke dediğimiz bir suç duyurusudur yoksa cumhuriyet savcılarının bakanlarla ilgili soruşturma yapma yetkisi yoktur. Bu suç duyurusunun, herhangi bir bakanlığın teftiş kurulundan Meclise intikal eden diğer teftiş raporlarına konu suç duyurularından hiçbir farkı yoktur. Bunun adı suç duyurusudur. Ancak, Başkanlığın hukuk tanımayan, Anayasa, İç Tüzük tanımayan, Meclis teamüllerini bir kenara atan tutumu nedeniyle bu fezlekeler bugün okunmadı, dosyalar da milletvekillerinin incelemesine açılmadı. Başkanlığın bugünkü tutumu demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecektir. Bunu burada konuştuk.

Buraya nereden geldik? 17 Aralık 2013 tarihinde İstanbul'da, 4 bakanın merkezinde olduğu, bakanların çocukları ile onların bazı yakınlarını rüşvet ve yolsuzluk iddiasına konu olarak soruşturan cumhuriyet savcıları bir işleme başladılar, bir operasyon yaptılar. Bakan çocukları, ilgili kişiler gözaltına alındılar ve Türkiye tarihî bir sürece girdi. Bütün Türkiye bu operasyonla derinden sarsıldı.

Yine, bunu takiben, 25 Aralık 2013 tarihinde bir medya gurubunun finansmanı amacıyla oluşturulan havuza, yasa dışı bir şekilde, iş adamları üzerinde baskı kurarak onlardan siyasi baskıyla yüzlerce milyon dolar toplama iddiası kamuoyunun gündemine geldi. Türkiye gerçekten derinden sarsıldı, toplum derinden sarsıldı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir olayı hiçbir zaman yaşamadık. O günden bugüne Türkiye rüşvet ve yolsuzluk iddialarını konuşuyor.

Bununla sınırlı değil. Yine, Başbakan hakkında, başka bakanlar hakkında, siyasiler hakkında ilerleyen günlerde, içinde bulunduğumuz bu süreçte çok daha vahim iddialar Türkiye'nin gündeminde ve böyle bir gündemle biz Parlamentoda toplanmışken Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu dışarıda sipere yatarak Meclisin toplanmamasını bekliyordu. Bütün muhalefet partilerine, bağımsız milletvekillerine bu toplantıya verdikleri destek için teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, yapılması gereken tek şey hukuka teslim olmaktır, hukuka hâkim olmak değil. AKP, Hükûmet hukuka hâkim olmak istiyor, hukuku, bu soruşturmaları örtmek, bu soruşturmaları manipüle etmek için kendi emrine almak istiyor. O günden bugüne Parlamentonun gündemi bu olmuştur.

Değerli milletvekilleri, ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının, bakanlarının böylesi bir soruşturmaya konu olmasından mutluluk duyan biri değilim. Ben üzüntü duyuyorum, bir başbakan hakkında bu kadar vahim iddiaların yaşanmış olmasından, bakanlar hakkında bu kadar vahim iddiaların, delillerin, "tape"lerin ortaya çıkmış olmasından kesinlikle mutlu değilim. Ülkemin Hükûmetinin, bakanlarının ülkeye hizmet etmekle meşgul olmasını isterim ama bu, kişisel tercihlere, kişisel duygulara emanet edilebilecek bir konu değil. Bu kadar vahim iddialar ortadaysa -biraz önce Ali Özgündüz arkadaşımız bunları özetlemeye çalıştı- yapılması gereken hukukun önünü açmaktır, soruşturmanın önünü açmaktır, bu fezlekeleri, dosyaları Parlamentonun bilgisine sunmaktır. Ama maalesef, iktidar partisi tam aksi bir tutumu sergiliyor. "Biz şimdi bakanlar hakkında soruşturma önergesi veriyoruz." lafı bir korkunun ifadesidir aslında; bir korku... Korkuyorlar, bu iş soruşturmaya elbette gidecek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu süreci Meclis soruşturmasını başlatmak için yürütüyoruz. Fezlekelerin okunması, milletvekillerinin bilgisine sunulması da bunun içindir. Milletvekilleri neyi soruşturacak, bakanlar hakkında hangi suç iddiasını ileri sürecek; bunu ifade edebilmek için, bunu Meclis soruşturma önergesine yazabilmek için bu bilgiler, dosyalar Parlamentonun bilgisine sunulmak zorundadır.

Biraz önce buraya çıkan, maalesef Anayasa hukukçusu olan... Maalesef diyorum çünkü bir Anayasa hukukçusunun konuşmaması gereken şeyleri söyledi Sayın Şentop, üzüntü verici bir değerlendirme yaptı burada. Sayın Şentop, ya Anayasa hukukçuluğunuzu bırakın ya da bu kürsüye çıkmayın. Bence, bir Anayasa hukukçusu, bugün burada kendini Rıza Zarrab'a kalkan yapmamalıydı, bu yakışmamıştır. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, Sayın Şentop şunu söylüyor: "İç Tüzük'te Meclis soruşturması için bir aylık süre var. Bugün Meclis soruşturma önergesi verilmiş olsaydı bu süre bir ay sonraya sarkacağı için genel görüşme önergesi getirdi." Sayın Şentop, İç Tüzük'e lütfen bir daha bakın: Olağanüstü toplantı gündemini toplantıyı talep edenler belirler, o gündem uyarınca Meclis toplanır. Biz eğer Meclis soruşturma önergesini verip Meclis soruşturma komisyonu kurulması gündemiyle Parlamentoyu toplasaydık o soruşturma önergesi bugün görüşülürdü, soruşturma komisyonu kurulur veya kurulmazdı, bir ay sonraya sarkmazdı. Böyle bir şey yok. Bizim amacımız, genel görüşmeyle bu bilgileri Parlamentonun bilgisi dâhiline sokmaktır.

Tamamen yanlış bilgiler veriyorlar yani hiçbir şey yok. Hangi hukuk, hangi Anayasa, hangi İç Tüzük? Anayasa'nın 98'inci maddesinin birinci fıkrası gayet açıktır. Açıp bakın, hukuku bilmiyorsanız açıp öğrenin.

İDRİS ŞAHİN (Çankırı) - Meclis Başkanlık Divanı bir ay içerisinde çağırabilir.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Meclis soruşturması, milletvekillerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim yollarından biridir. Parlamentonun millet adına, milletin verdiği bu yetkiyi kullanmasını hiç kimse kısıtlayamaz. Sıra kanun yapmaya gelince, yasamaya gelince yasamanın Anayasa çerçevesinde sınırsız bir şekilde kanun çıkarma yetkisini... Sıra denetim yapmaya gelince: "Bir dakika... O gizli, bu gizli..." diye hiç kimse sınırlandıramaz. Millet adına egemenlik yetkisini kullanan Türkiye Büyük Millet Meclisi her türlü dosyayı inceleme hakkına sahiptir. Parlamento, savcının yaptığı görevi yapacaktır. "Soruşturmaya gerek var mı veya gerek yok mu?" buna karar verebilmek için herkes bu dosyaları incelemek zorundadır.

Değerli milletvekilleri, Meclisin teamülleri de bu şekildedir. Meclisin teamüllerinde de, 80'li yılardaki, 90'lı yıllardaki, 2000'li yıllardaki uygulamalarda da gelen dosyalar milletvekillerinin bilgisine sunulmuştur. Sayın Necmettin Karaduman'ın Meclis Başkanlığı döneminde 3 Aralık 1985 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna bir bakanla ilgili fezleke sunulmuş, dosyalar da milletvekillerinin incelemesine açılmıştır. Sayın Hüsamettin Cindoruk'un Başkanlığı döneminde yine Başbakanlığın yazısı ve fezleke ve onun eki bilgiler Parlamentonun incelemesine açılmıştır; süreç hep bu şekilde işlemiştir. Ama ben bilmiyordum, tahmin etmiyordum, Meclis Başkanlığının, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun Rıza Zarrab'a kendisini siper edeceğini hiç düşünmemiştim.

RAMİS TOPAL (Amasya) - Para onda.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bu kadar korkunç iddialar karşısında kendisini siper eden bir iktidar partisi grubu.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Parayı veren düdüğü çalar.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ama inanıyorum ki bu grubu yönetenlerin arkasında bulunan grup sağduyu sahibi bir gruptur, bu yolsuzluklara, Rıza Zarrab'a bu Meclisin kalkan olmasına fırsat vermeyecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Mart 2003 tarihinde, 1 Mart tezkeresinde onurlu bir duruşu gerçekleştirmiştir. Milletvekilleri siyasi parti bağlarının ötesinde, lider baskısının ötesinde tarihî bir karar almışlardır. Bugün de o gündür, Meclis soruşturması yapacağımız gün o gündür. Lider baskısına kulak vermeyin, bu yolsuzlukları soruşturalım.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Paralel hukuk, paralel mantık, paralel yapıyı paramparça edeceğiz. O anlamda tarihî bir gündür.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Paraleli, dikeyi boş verin, hırsızlara bakın.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Paralel yapı iddialarını da... Paralel yapı falan yok. O paraları paralel yapı koymadı oraya. Korkuyorsunuz, yolsuzlukların ortaya çıkmasından korkuyorsunuz.