Konu:AK PARTİ GRUBUNUN, 30/3/2014 TARİHİNDE YAPILACAK MAHALLÎ İDARELER GENEL SEÇİMLERİ NEDENİYLE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN ÇALIŞMALARINA 26 MART 2014 ÇARŞAMBA GÜNÜNDEN İTİBAREN ON GÜN ARA VERİLMESİNE İLİŞKİN
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:19/03/2014


AK PARTİ GRUBUNUN, 30/3/2014 TARİHİNDE YAPILACAK MAHALLÎ İDARELER GENEL SEÇİMLERİ NEDENİYLE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN ÇALIŞMALARINA 26 MART 2014 ÇARŞAMBA GÜNÜNDEN İTİBAREN ON GÜN ARA VERİLMESİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RIZA TÜRMEN (İzmir) - Ben bu önergeyle ilgili düşüncelerimi dile getirirken, ister istemez, bugün konuşulan ana konuyla ilgili düşüncelerime de yer vereceğim.

Tabii, Meclis soruşturması, Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bildiğiniz gibi, yarı yargısal nitelikte olan bir denetim yoludur. Meclisin milletten aldığı iradeyle kullandığı, bu iradeye dayanan bir denetim yoludur. Amacı nedir? Amacı, görevini kötüye kullanmaları durumunda iktidar sahiplerinin hukuk önünde hesap vermelerini sağlamaktır. Bu süreç, Meclis soruşturması süreci iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşamada, milletvekilleri kendilerinden ya da başka kaynaklardan edindikleri bilgilerle bir soruşturma önergesi verirler. İkincisi, soruşturma önergesi verilip soruşturma komisyonu kurulması kabul edildikten sonra bir soruşturma başlar. Şimdi, bu birinci aşamada yani soruşturma önergesi verilene kadar olan birinci aşamada bir gizlilik söz konusu olamaz. Niçin olamaz? Çünkü ortada bir soruşturma yoktur. Bir de şundan olamaz gizlilik: Eğer gizlilik ilkesi buraya egemen olursa milletvekilleri önerge hazırlayamazlar. Bu bilgileri başka kaynaklardan elde etmişlerse, kendileri kaynak değilse, o zaman önerge hazırlayamazlar, işin mantıki ve hukuki tarafı ortadan kalkar. O nedenle, milletvekilleri savcı yoluyla ya da başka yollardan edindikleri bilgilere istinaden bir soruşturma komisyonu kurulması önergesi hazırlayacaksa o bilgileri öğrenmek zorundadırlar ki hazırlayabilsinler. Tabii ki bu bilgiler çeşitli kaynaklardan gelebilir milletvekilleri önüne. Milletvekilleri o suçla ilgili her gelişmeyi, her suç isnadını bilemezler. Savcı getirebilir. Burada da öyle olmuştur, bu olayda da. Savcı burada, soruşturmayı yaparken dört bakanın dosyasını tefrik etmiştir arkadaşlar, yani soruşturmadan ayırmıştır 4 bakanı. Demiştir ki: "Bu 4 bakanla ilgili böyle iddialar var. İşte, ey Türkiye Büyük Millet Meclisi, sen bu iddiaları incele. Ben gene soruşturmayı diğerleri için götüreceğim." Yani, tefrik edilmiş bir dosya vardır burada, 4 dosya vardır.

O nedenle, şimdi, milletvekillerinin bu dosyaların içeriğini, savcının verdiği dosyaların bilgilerinin içeriğini öğrenmeleri gerekir bu dosyalara dayanarak önerge vereceklerse, önerge vermeleri gerekir ki soruşturma süreci yürüyebilsin. Başta türlü, eğer derseniz ki: "Efendim, bu gizlilik süreci burada da geçerlidir. O nedenle, bu soruşturma önergesi hazırlanmadan önce milletvekilleri öğrenemez, ancak komisyon kurulduktan sonra öğrenebilir." o zaman milletin verdiği denetim yetkisini kullanmasına, yasama organının kullanmasına izin vermiyorsunuz demektir; bu vahim bir şeydir tabii. Yani, hele hele böyle millet iradesini dilinden düşürmeyen bir iktidarın, olduğu zaman denetim yetkisini Meclisin kullanmasına izin vermemesi çok açık bir çelişkidir elbette. Bir taraftan tek meşruiyet kaynağı olarak millet iradesini göstereceksiniz, başka bütün diğer meşruiyet kaynaklarını ortadan kaldırarak tek meşruiyet kaynağı olarak millet iradesini göstereceksiniz, ondan sonra milletin iradesinin temsilcileri olan milletvekillerinin denetim görevlerini yapmalarına engel olacaksınız; bunun çok ciddi bir çelişki olduğunu düşünüyorum. Burada Meclise verilmiş bir kamusal yetki vardır ve millet iradesinin verdiği yetki vardır.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Yasa dışı dinlemeler de var ama.

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Bu iradenin önünü açmak lazım. Bu iradenin gerçekleşmesi için... Millet Meclisinin görevi, Meclis Başkanının görevi bunun önünü açmaktır, önünü kapamak değil elbette.

Tabii, bir de şunu söylemek lazım: Bu şeyler, bu gizlilik kararı...

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Bu yasa dışı dinlemeler hakkında da bir şeyler söyleseniz.

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Tabii, söyleyeyim.

Bu gizlilik kararı mutlak değildir hiçbir zaman. Bu gizlilik kararının, mahkemenin verdiği gizlilik kararının amacı delillerin karartılmasını önlemek, bu delillerin ortadan kaldırılmasını önlemek filandır. Bu CMK 153'te siz değişiklik yaptınız demokratikleşme paketi çerçevesinde. Ne dediniz o değişiklikle?

İDRİS ŞAHİN (Çankırı) - Bunu siz söylemeyin, diğerleri söylesinler ama siz söylemeyin, AİHM'de hâkimlik yapmış biri olarak siz söylemeyin bari.

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Dediniz ki: "Savunma hakkı bakımından savcı bu gizlilik kararı dışında kalır, dosyayı inceleyebilir gizlilik kararı varken." Yani savunma hakkının gerçekleşmesi için gizlilik kararına istisna getirirken milletvekillerinin denetim yetkisini kullanmak için gizlilik kararını kabul etmek, geçerli olduğunu kabul etmek bir tutarsızlıktır. Demek ki gizlilik kararı belirli amaçlar için alınmıştır; belirli kişiler, belirli amaçlar için bu gizlilik kararı ortadan kaldırılabilir. Yani avukatlar için ortadan kaldırılıyor da gizlilik kararı, milletvekilleri için, milletin iradesini temsil eden vekiller için ortadan kaldırılmayacak mı? Bu, tabii, çok büyük bir çelişkidir.

İDRİS ŞAHİN (Çankırı) - Avukatlar için hangi hususlarda kaldırılıyor?

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Bir de şunu söylemek lazım: Meclisin yapacağı soruşturma, savcının yaptığı soruşturmanın bir devamı değildir ya da ona bağlı bir soruşturma değildir. Bunlar birbirinden tamamen bağımsız, tamamen farklı soruşturmalardır. Nasıl ki İç Tüzük, soruşturma komisyonunun, savcının yaptığı soruşturmayı bir tarafa bırakarak yeni deliller toplaması, yeni bulgular bulmasını öngörür... O nedenle, bu soruşturmayı savcının yaptığı soruşturma gibi gösterip oradaki kuralları buraya da uygulamak aslında doğru olmayan bir yaklaşımdır. Buna hiçbir sebep yoktur, bunun böyle olması için bir neden yoktur. Zaten tefrik edilmiş olması da bunu göstermektedir. Savcı diyor ki: "Benim soruşturmamı ben yapacağım. Ama, burada Meclisin soruşturması gereken bir mesele var, onu da siz yapın." Yani, topu Meclise atıyor.

Şimdi, Meclisin bu, kendisine gelen topu "Efendim, ben bu topu oynamak istemiyorum. Onun için, buradaki soruşturma bloke edilsin, önlensin, savcı geri kalanlar için soruşturma yapsın." demesi çok yanlış olacaktır tabii. Yani, soruşturmanın sağlığı bakımından... Diğerleri için soruşturma yapılacak, milletvekilleri için soruşturma yapılamayacak. Bu, çok garip bir eşitsizlik ve adaletsizlik ortaya çıkaracaktır. Burada önemli olan şey, ilkesel bir sorundur yani tekrar etmek gerekirse Meclisin kendisine verilmiş olan denetim yetkisini kullanıp kullanamayacağı meselesidir. Yani, bunu önlemek demokrasi açısından, yasama organının fonksiyonları açısından, yasama organının Anayasa'da verilen görevlerini kullanması açısından çok önemli bir husustur. Yani, denetimden kaçan bir iktidar, hesap vermekten kaçan bir iktidar, tabii ki, demokrasiye uygun bir davranış ortaya koyamaz. Demokrasi bir parça da, hesap vermek demektir. Ama, bunun için milletvekillerinin, Meclisin bu dosyaları öğrenebilmesi, dosyaların içine girebilmesi gerekir.

Biraz önce, Sayın Şentop yaptığı konuşmada, örneğin, birtakım ayrıntılardan söz etti. E, burada, tabii, silahların eşitsizliği söz konusu. Yani, Sayın Şentop'un bildiği şeyleri salonun bu tarafında oturanlar bilmiyor. O zaman silahların eşitsizliği söz konusu.

METİN KÜLÜNK (İstanbul) - Sayın Türmen, "tape"ler size önceden geldi merak etmeyin. "Tape"ler size önceden servis edildi.

RIZA TÜRMEN (Devamla) - Sayın Hocam keşke bize de daha önce söyleseydi de biz de bilseydik, onlara göre konuşurduk ama bu böyle olmadı.

Hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)