Konu:Başkanlığın Olağanüstü Toplantıya Çağrı Önergesini Genel Kurula Sunuş İşleminin Anayasa Ve İç Tüzük Hükümlerine Uygun Yapılması Gerektiğine İlişkin
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:19/03/2014


BAŞKANLIĞIN OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞRI ÖNERGESİNİ GENEL KURULA SUNUŞ İŞLEMİNİN ANAYASA VE İÇ TÜZÜK HÜKÜMLERİNE UYGUN YAPILMASI GEREKTİĞİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, yapmış olduğunuz işlem hem Anayasa'ya aykırıdır hem İç Tüzük'e aykırıdır hem de olağanüstü toplantı gündemine aykırıdır.

Bizim olağanüstü çağrımızı siz okudunuz, Genel Kurulun bilgisine sundunuz. Çağrımız iki bölümden oluşuyor. Birincisi, 4 Bakanla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine intikal etmiş olan fezlekelerin okunması. Birinci bölüm bu. İkinci bölüm de, fezlekelerin Meclise intikalinde ve intikal ettikten sonra da Genel Kurulun bilgisine sunulmasında yaşanan gecikme. Şu anda birinci bölümü görüşüyoruz. Siz, olağanüstü çağrı gündemine sadık olmak zorundasınız. Birinci olarak söyleyeceğim bu.

Fezlekelerin okunması gündemli bir çağrı gerçekleşmiş ise siz fezlekelerin özetini veya onun kısaltılmış bir hâlini Genel Kurula sunma hakkına ve yetkisine sahip değilsiniz. İkincisi, Anayasa'mızın 98'inci maddesinin birinci fıkrası gayet açıktır. Meclis soruşturması milletvekillerinin bilgi edinme ve denetim yollarından biridir, tıpkı...

BAŞKAN - Meclis soruşturması değil mi?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Geliyorum, geliyorum, oraya geleceğim. Benim bir şeyimi yakalamış gibi araya girmenize gerek yok. Ben ne diyeceğimi biliyorum Sayın Başkan.

Meclis soruşturması denetim yollarından biridir ve Meclis soruşturmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu cumhuriyet savcılığının görevini yapar. Soruşturmaya gerek var mı, yok mu kararını verecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi kendisine intikal eden soruşturma konusu dosyayı, fezlekeyi baştan sona kadar inceleme hakkına ve yetkisine sahiptir. Bugüne kadarki Meclis teamülleri de bu şekildedir.

Bakın, burada, 80'li yıllardan örnek var. Size Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü bunu çıkarmış olmalı. Cumhuriyet savcılığından Türkiye Büyük Millet Meclisine intikal eden bir fezleke nedeniyle Başkanlık makamı Genel Kurula yapmış olduğu sunuşta, hem o cumhuriyet savcısının talebini okuyor hem de dosyaların milletvekillerinin tetkik ve takdirlerine açılmasını söylüyor, ifade ediyor.

90'lı yıllardaki uygulama yine bu şekilde. Bir bakan hakkında Başbakanlıktan gelen bir teftiş kurulu raporu ve bu raporla birlikte yine bir cumhuriyet savcılığı yazısı Genel Kurulun bilgisine sunuluyor, dosyalar milletvekillerinin incelemesine açılıyor.

80'ler böyle, 90'lar böyle, 2000'li yıllar da bu şekilde. 90'lı yıllardaki çağrıyı yapan Sayın Hüsamettin Cindoruk Türkiye'nin hukukçu başkanlarından birisi; 2000'li yıllardaki çağrıyı yapan Sayın Bülent Arınç, dönemin Meclis Başkanı, yine hukukçu bir milletvekili, hukukçu bir Meclis Başkanı ve o da diyor ki: "Dosyaların milletvekillerinin takdir ve değerlendirmesine sunulması..."

Sıra 2010'lu yıllara geliyor. Bir başka hukukçu Meclis Başkanı hukuku katlederek milletvekillerinin denetim hakkını elinden alıyor. Milletvekili görmediği, bilmediği, incelemediği bir konuda bir başka türlü karar verme imkânına sahip değildir. Milletvekillerinden bu bilgiyi saklama hakkına sahip değilsiniz. Aksi takdirde Anayasa'ya karşı bir suç işlemiş olacaksınız Sayın Başkan, tutumunuzu düzeltmeye davet ediyorum sizi.