Konu:Temel Hak Ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:4
Birleşim:71
Tarih:01/03/2014


TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN GELİŞTİRİLMESİ AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 559 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 9'uncu maddesine yönelik olarak sabaha karşı iki buçukta söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Bakın değerli milletvekilleri, aslında kendi içinde çok çelişkili bir tabloyla karşı karşıyayız. Bizler bu akşam burada 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na yönelik olarak konuşmalar yaparken Ankara Güvenpark'ta ve Kızılay'ın çeşitli sokaklarında vatandaşlarımız gazlandı, coplandı ve polis şiddetine maruz kaldı, bazı basın mensupları yaralandı. Bakın, iş o kadar ilerledi ki artık, 5'inci kattan eylemcilere destek verenlere dahi tazyikli sular sıkıldı. Yani, utanç verici bir tabloyla karşı karşıya kaldık bir kez daha.

Biz "toplantı ve gösteri yürüyüşü" dediğimizde aklımıza gelen kelimeler; özgürlük, adalet, eşitlik, ifade özgürlüğü olurken sizin aklınıza gelen kelimeler, Akrep, TOMA, biber gazı ve tazyikli su oluyor. Soru önergelerimize çok ender yanıt veriyorsunuz ama nasıl olduysa bir önergemize verdiğiniz yanıttan biliyorum, Türkiye Cumhuriyeti, son on iki yıl içerisinde toplam 21 milyon dolarlık biber gazı aldı değerli milletvekilleri yani 628 tonluk biber gazından bahsediyoruz.

Tabii, biz bundan bahsettiğimizde, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinden korkuyorsunuz, halkın meydanlara çıkmasından korkuyorsunuz dediğimizde "Yok canım, biz de mitingler yapıyoruz." diyorsunuz ama o mitinglerin nasıl yapıldığını herkes biliyor değerli milletvekilleri. O mitingler, devlet imkânlarıyla, devletin ulaşım araçlarıyla ve devletin personeline psikolojik baskı uygulanarak ve taşıma insanlar götürülerek yapılıyor. Biz o mitinglerde sizin dağıttığınız konuşma metinlerini biliyoruz. O konuşma metinlerinin hangi bölümünde hangi sloganların atıldığını yazdığınızı biliyoruz. Bütün bunlar bizim elimize geçti değerli milletvekilleri.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Vay anasına, dinleme yapıyorsunuz!

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Ama, şu konuda hakkınızı yememek lazım: Gerçekten de bazı konularda, Türkiye'yi, dünyada bazı şeyleri ilk kez deneyimleyen ülke hâline getirdiniz. Mesela, bugün, dünyada ilk kez, bir ülkede vatandaşlar sokağa çıkıp "Hırsız var." diye bağırırken onları gözaltına aldınız ama hırsızları serbest bıraktınız. Tabii, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ihlalleri nedeniyle en fazla ceza alan ülke olduğumuzdan hiç bahsetmek dahi istemiyorum. En fazla, dünyada en fazla tutuklu gazetecilere sahip olan ülke olduğumuzdan bahsetmek dahi istemiyorum. Avrupa'nın, iş kazaları konusunda ilk sırada yer alan ülkesi olduğundan gene bahsetmek dahi istemiyorum çünkü bunlar beni utandırıyor, sizin adınıza utandırıyor.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Bizim adımıza konuşmayın lütfen!

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Bakın, biz sizin demokrasiyi ne kadar içselleştirdiğinizi 1 Mayısta gördük, Gezi olaylarında gördük, ODTÜ yolunda gördük. Öyle bir belediye başkanınız var ki "Ben ne zaman halka sordum ki şimdi sorayım?" diyor. Yani kendisi öyle bir zihniyete, öyle bir demokrasi anlayışına sahip ki...

İSMAİL AYDIN (Bursa) - Mansur Yavaş'a söyle, o yapar.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Danışmanlık yap ona.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - ...halka sormayı bir zafiyet olarak görüyor ama tabii, bunların her birinin hesabı 30 Martta kesilecek.

Gelelim Gezi olaylarına.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Gezi'ye takılma, Gezi'ye.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Gezi olaylarını birkaç kelimeyle anlatacak olsam aklıma gelen kelimeler şunlar: Gezi sınıfsızdı; Gezi hiyerarşisizdi, Gezi hem dağınık hem de bir başka yönüyle de topluydu ama toparlayıcıydı.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Ders al o zaman, ders al!

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Ama, Gezi'de en önemlisi şuydu: Orantısız polis şiddetine karşı orantısız bir zekâ vardı. Öyle bir ince mizah anlayışıyla o gençler yürüdüler ki, öyle güzel sözcükler kullandılar ki, söyleyecek hiçbir şey bulunamadı ve otoriteye karşı kahkahalar yarıştı.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Birini söyler misin, birini?

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Bakın, o gençler ne dedi biliyor musunuz: Sizin şu "3 çocuk yetmez, 4 çocuk; 4 çocuk da yetmez, 5 çocuk." söyleminiz var ya...

NUREDDİN NEBATİ (İstanbul) - 5 de yetmez, 5 de yetmez, 7 tane!

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - ...sokaklarda "Bizim gibi çocuklar ister misiniz?" diye bağırdı o gençler. Her o yürekli genci bir kez daha kutluyorum.

Bakın, değerli arkadaşlar, Goethe der ki: "Her kuşakta yeniden kazanılmak zorunda kalınan bir şeydir özgürlük." İşte, şu anda, gene bizim kuşaklarımız bunların savaşını veriyor ama şurası bir gerçek: Sizler adaleti sıfırladınız, vicdanları sıfırladınız, paraları sıfırladınız...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - ...30 Martta da halk sizi sıfırlayacak. (CHP sıralarından alkışlar)