Konu:MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
Yasama Yılı:4
Birleşim:70
Tarih:28/02/2014


MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 562 sıra sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nu değiştiren yasanın 27'nci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, millî eğitim sistemimizin amacı nedir? Bilimi, kültürü, ahlakı çocuklarımıza öğretmektir. Bilim, kültür ve ahlak medeniyetin temelidir ve insani bir durumdur. Mesela, hayvanların bir medeniyeti yoktur; bir köpek medeniyetinden, kedi medeniyetinden, koyun medeniyetinden bahsedemeyiz ama bir Roma medeniyetinden bahsederiz, Bizans medeniyetinden bahsederiz, İslam medeniyetinden bahsederiz. Medeniyeti coğrafi olarak ikiye ayırabiliriz: Batı medeniyeti ve Doğu medeniyeti ve ikisinin de dönüm noktası Orta Çağ'dır. Orta Çağ'da Batı medeniyeti karanlıkların içerisindeyken, Avrupa'da engizisyon varken, insanlar ruhlarına şeytan girmiş diye yakılırken Doğu medeniyetinde İbni Sina vardır, Farabî vardır, Mevlâna vardır, Yunus Emre vardır. Batı medeniyeti Rönesans ve Reform'u işte bu İslam medeniyetinin sönmekte olan ışığından alır ve bu Batı medeniyetinin düşünsel temellerinde İbni Rüşd vardır. İbni Rüşd Batı medeniyetine Antik Yunan'ı tanıtmıştır. Antik Yunan'da Platon vardır, Aristo vardır, Sokrat vardır. Bir de Antik Yunan'da yaradılış mitosu vardır. Antik Yunanlıların inandığı yaradılış mitosuna göre tanrılar insanları yaratırken Epimetheus ve Prometheus kardeşleri özellikleri dağıtması üzerine görevlendirmişlerdir ve Epimetheus karşısına gelen canlıların kimisine güçlü pençeler, kimisine kalın kürkler, kimisine hızlı koşma yeteneği verir. En sonunda karşısına tüysüz, çıplak, zavallı, çaresiz bir yaratık gelir ama kutuda bir özellik kalmamıştır ve bu zavallı yaratığın hayatta kalamayacağını düşünen Prometheus gökten ateşi ve zanaatları çalar. Ateşi ve zanaatları çalarak verdiği insan yaratığı bu ateş ve zanaatlar sayesinde bütün hayvanların üstüne çıkar ve o kadar güçlenir ki bir süre sonra kendi arasında savaşlar ve kaoslar başlar. Bunu gören Zeus duruma dayanamaz ve insanlara iki önemli özellik daha verir; utanma ve adalet duygusu. Eğer insanlarda utanma ve adalet duygusu yoksa bir medeniyet gelişmez. Utanmak nedir? Yüz kızartıcı fiiller karşısında yüzün kızarmasıdır, insani bir tepkidir, medeniyetin temelidir. İşte biz millî eğitim sistemimizde hayvanlar ile insanlar arasındaki temel farkı koymak amacıyla bu duyguları koyuyoruz. Mesela, kediler davranışlarından utanmazlar ama insanlar utanırlar ve bizim millî eğitim sistemimizde, ahlak sistemimizde çocuklarımıza ilk öğretmemiz gereken şeydir utanma duygusu, yüz kızartıcı fiiller karşısında yüzümüzün kızarması.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)