Konu:Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yasama Yılı:4
Birleşim:70
Tarih:28/02/2014


MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21'inci madde ne kadar ihtiyaca cevap veriyorsa 22'nci madde o kadar Türkiye Cumhuriyeti ve millî eğitim sistemi için kötüdür. 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Yasası'nın 37'nci maddesi "atama" başlıklı maddedir ve bu maddede: "Okul ve kurum müdürlerinin yazılı, sözlü müdürlük sınavından sonra hizmet süresi, performans, yeterlilik ölçütlerine göre okul ya da kurum müdürlüğüne atanması öngörülür." Oysa getirdiğiniz değişiklikte okul ve kurum müdürlüklerine atamada "yazılı ve/veya sözlü sınav" koşulunu kaldırıyorsunuz. Bu atamanın dört yılla sınırlanmasını öngörüyorsunuz. Ancak ilkelerin yanı sıra, bölge hizmeti ve rotasyon esasına göre atama uygulamasına da son veriyorsunuz. Bu, çok açık olarak, Türkiye'nin 60 binin üstündeki okulunda okul müdürleri, okul müdür yardımcılarının görevden el çektirilmeleri anlamına geliyor ve yerlerine atanacak olan kişileri hiçbir sınava tabi tutmuyorsunuz. Sınavın dışında, hizmet süresi, performans ve yeterlilik ilkelerini de aramıyorsunuz. Hizmette, bölge hizmeti ve rotasyon esasını da kaldırıyorsunuz. Buna göre okul ve kurum müdürlüklerine yapılacak olan kitlesel atamada, ilk elde 40 bin okul müdürlüğüne yapılacak olan atamada hiçbir şarta bağlı kalmaksızın görevlendirme öngörüyorsunuz.

Öğretmen arkadaşlarım bilirler, öğretmen olmayan da okul sıralarından bilir; her okul ayrı bir dünyadır, hele ilköğretim ve ortaöğretim söz konusuysa onun tartışılmaz önderi okul müdürüdür. Siz eğer bu kadar ölçütü ve bu kadar esası yani bu kadar eziyeti başarıyla yerine getirmiş olanların işlerine bir anda buradan çıkarılan bir kanunla son verirseniz okul müdürü, kurum müdüründen itibaren yardımcılarına, hizmetlilerine, öğrencilerine ve ailelerine kadar yansıyacak bir siyasal baskı dalgası yaratmış olacaksınız. Bu, doğru değil; bu, belki Hükûmetin siyasi amaçları itibarıyla doğrudur, onu bilemem ama biz bu kürsüde Hükûmetin çıkarlarını değil -sizler de bizim gibi- ülkenin çıkarlarını düşünmekle yükümlü olanlarız.

Okul ve kurum müdürlerinin yanı sıra bu maddede "proje okulları" diye bir düzenleme öngörülmüş. Buralara yapılacak öğretmen ve yönetici atamalarının tümü doğrudan bakan tarafından yapılacak. Bir süre sonra pek çok okul müdürü bir projeye kendini dayandırmak için muazzam bir çabaya düşecek ve giderek proje okulları amacından da uzaklaşan bir genişlemeye uğrayacak ve bu okulların imtiyazlı öğretmenleri, imtiyazlı okul yöneticileri millî eğitim camiası açısından büyük bir problem alanına dönüşecek.

Burada diğer hükümlere ilişkin herhangi bir şey söylemeyi gerekli görmüyorum. Atama sisteminde okul müdürü, kurum müdürünün yanı sıra hizmet süresi, performans ve yeterlilik sürelerini il millî eğitim müdürü, ilçe millî eğitim müdürü için de kaldırıyorsunuz. Yani millî eğitim camiasının yapı taşı okullar siyasallaşırken, aynı anda, onu yöneten il ve ilçe müdürlükleri, ilçe millî eğitim müdür yardımcılıkları, bütün bunları da aynı şekilde hizmet süresi, performans ve yeterlilik ölçütlerinden bağımsız kılıyorsunuz; bölge hizmeti, rotasyon esasından bağımsız kılıyorsunuz; yalnızca hizmet süresini öngörüyorsunuz. Bu, millî eğitim sisteminin gerçekten çanına ot tıkamaktır, bundan Hükûmet de hiçbir yarar sağlayamayacaktır. Bu maddenin geri çekilmesi Türkiye için son derece önemlidir.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)