Konu:Terörle Mücadele Kanunu Ve Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:65
Tarih:20/02/2014


Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz kanunun 16'ncı maddesiyle ilgili olan önergemize yönelik olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Bakın, değerli arkadaşlar, biz bu 16'ncı maddenin doğru bir madde olduğunu düşünüyoruz. Sizlerin de aynen bizim gibi, bir sonra görüşeceğimiz maddede vermiş olduğumuz önergeye aynı hassasiyetle, aynı duyarlılıkla yaklaşmanızı ve muhalefet partisi tarafından gelen her önergenin illa da reddedilmesi gereken önergeler olmadığını gözeterek karar vermenizi bekliyoruz çünkü bundan sonraki önergede aslında diyeceğiz ki: Dijital veriler bir delilin sadece ve sadece başlangıcı niteliğindedir. O nedenle, hukuka uygun başka bir delille desteklenmediği sürece hükme esas teşkil etmez.

Dün Sayın Grup Başkan Vekiliniz konuşması esnasında dedi ki: "Biz burada yasaları çıkartıyoruz, üzerimize düşen sorumlulukları gayet iyi yapıyoruz."

Öyle değil mi Belma Hanım, böyle söylediniz?

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Dinlemiyordum ben.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, buradaki varlık sebebinizi sadece yasa çıkarmaya indirgemeyin. Siz aynı zamanda denetim faaliyetlerinden de sorumlusunuz. Bunu unutmayın ya; bunu, bizi her seferinde hatırlatmak zorunda bıraktırmayın kendinize.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Benim sözlerimi güzel dinlemişsiniz. Dersinizi iyi çalışmışsınız. Güzel ders vermişim demek ki.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Bakın, biz, bu özel yetkili mahkemelerin...

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Güzel ders çıkarmışsınız, öğrenmişsiniz. Demek ki ders dinleyince anlıyorsunuz bazı şeyleri.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - ...yanlış bir uygulama olduğunu, demokrasiyle yönetilen ülkelerde asla ve asla böyle bir uygulama olmaması gerektiğini hep savunageldik. Bu mahkemelerin siyasi mahkemeler olduğunu size hep anlatmaya çalıştık. Bu mahkemelerin hukukun üstünlüğünü değil, üstünlerin hukukunu savunduğunu hep anlattık. Anlaşılan, öyle görünüyor ki kendi aranızda yaşadığınız üstünlük krizi nedeniyle bir anda aydınız ve bu mahkemeleri kapatma noktasına geldiniz, güzel.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Nerede üstünlük krizi?

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bakın, bu mahkemelerle birçok hukuk katliamına hep birlikte şahitlik ettik. Az önce Dilek Akagün Yılmaz da gizli tanık olayına değindi. Aynı kişi bir davanın hem tanığı hem gizli tanığı hem de sanığı oldu. Bakın, sizin döneminizde yaşanan hukuk katliamı sadece ve sadece özel yetkili mahkemelerle de olmadı, size normal mahkemelerde yapılan bir hukuk katliamından daha bahsedeyim. Tarihte ilk kez, tarihte ilk kez gizli sanık olayı yaşandı sizin döneminizde. Haberiniz yok değil mi? Bakın, bunu ilk kez duyuyorsunuz: Gizli sanık. Nasıl oldu söyleyeyim size.

İSMET UÇMA (İstanbul) - Sizden daha neleri ilk kez duyacağız. Sizden ilk kez duyduğumuz çok şey var.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Gezi olayları döneminde başından polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük'ün davasına Ethem'in katili Ahmet Şahbaz perukla, gözlükle ve takma bıyıkla geldi yani kimliğini gizledi. Bakın, siz bu Gezi olaylarında yaşamını yitiren gençlerimizin davalarını farklı şehirlere bölüyorsunuz, kamera kayıtlarını yok saymaya çalışıyorsunuz, gerçekleri saptırmaya çalışıyorsunuz ama siz ne yaparsanız yapın biz bu davaların sonuna kadar takipçisi olacağız ve hukuk mücadelesini vermeye sonuna kadar devam edeceğiz değerli milletvekilleri.

Bir başka konu da Deniz Feneri'yle ilgili. Bakın, bu Deniz Feneri olayını unutmayacağız ve kimseye de unutturmayacağız. Yüzyılın yolsuzluk olayında ne yaptınız? O dönemde polisler sizin Bakanınızı aradı, size hemen bilgi verdiler. Ne oldu? O "köstebek Bakan" hemen koruma müdürünü aradı. Koruma müdürü ne yaptı? Hemen Kırıkkale Belediye Başkanını aradı, Kırıkkale Belediye Başkanı İstanbul'dan Deniz Feneri yetkililerini aradı ve arama yapılacağına dair onları uyardı ve biz bunun bütün belgelerini, her türlü telefon konuşmalarını somut olarak sizlere her fırsatta göstermiş olmamıza rağmen, siz bunları yok saydınız ve o köstebek Bakan ne oldu? İçişleri Bakanlığından Başbakan Yardımcılığına terfi ettirildi ve bu konuda bir soruşturma dahi açılmadı değerli milletvekilleri.

Özetle demek istiyorum ki: Artık sizin feneriniz de ampulünüz de sönmüştür.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)